Kolombiya'da 26 Mayıs 2026'da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda, aşırı sağcı aday Miguel De la Espriella oyların %34,2'sini alarak birinci oldu. Eski bir avukat ve Donald Trump hayranı olan De la Espriella, anketlerde hızla yükselerek siyasi kariyerinde çarpıcı bir çıkış yakaladı. Kendisini 'özgürlükçü muhafazakâr' olarak tanımlayan aday, üç hafta sonra yapılacak ikinci turda solcu senatör Iván Cepeda ile karşı karşıya gelecek. Cepeda ise oyların %28,7'sini alarak ikinci sırada yer aldı. Seçim kampanyası boyunca güvenlik, yolsuzlukla mücadele ve ekonomi vaatleriyle öne çıkan De la Espriella, Kolombiya siyasetinde yeni bir dönemin habercisi olarak görülüyor.
Siyasi yükselişin arka planı
Miguel De la Espriella, son üç yıl içinde siyasi arenada adını duyurmaya başladı. 2022'de kurduğu 'Özgürlükçü Muhafazakâr Hareket' ile bağımsız bir çizgi izleyen De la Espriella, özellikle sosyal medya becerisi ve polemikçi üslubuyla dikkat çekiyor. ABD eski Başkanı Donald Trump'ın siyasi tarzından etkilendiğini sık sık dile getiren aday, 'Kolombiya'yı yeniden büyük yapacağım' sloganıyla seçmenleri etkilemeyi başardı. Kırsal kesimdeki güvenlik endişeleri, kentli orta sınıfın ekonomik kaygıları ve geleneksel siyasete duyulan güvensizlik, De la Espriella'nın oylarını artıran temel faktörler olarak öne çıkıyor. Anketlerdeki hızlı yükselişi, seçim kampanyasının son haftalarında ivme kazandı.
İkinci turda karşısına çıkacak olan Iván Cepeda ise deneyimli bir sol siyasetçi. 2014'ten bu yana senatör olarak görev yapan Cepeda, insan hakları savunuculuğu ve barış sürecine verdiği destekle tanınıyor. Özellikle eski gerilla gruplarıyla yürütülen diyalog sürecinde aktif rol alan Cepeda, Kolombiya'nın en tartışmalı isimlerinden biri haline geldi. Sol kesimdeki desteğini korurken, merkez seçmeni kazanmak için daha ılımlı bir dil kullanmayı tercih ediyor. Ancak De la Espriella'nın popülist söylemleri karşısında zorlu bir mücadele bekliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Kolombiya seçimleri, Latin Amerika'da artan siyasi kutuplaşmanın bir yansıması olarak görülüyor. De la Espriella'nın zaferi, bölgede yükselen sağ popülizmin yeni bir örneği olarak kayıtlara geçecek. Trumpçı çizgisi, Brezilya'da Jair Bolsonaro ve Arjantin'de Javier Milei gibi isimlerle benzerlik taşıyor. De la Espriella, seçim kampanyasında 'aile değerleri', 'ulusal güvenlik' ve 'ekonomik özgürlük' vurgusu yaparak, muhafazakâr ve liberal kesimleri birleştirmeyi hedefledi. Öte yandan, liderliğini yaptığı hareketin henüz kurumsal bir yapıya kavuşmaması ve parti disiplininden yoksun olması, ikinci turda bir dezavantaj olarak değerlendiriliyor.
Küresel ölçekte ise De la Espriella'nın ABD ile ilişkileri nasıl yönlendireceği merak konusu. Trump hayranı olması, Washington'daki Biden yönetimi ile gerilim yaşanabileceğine işaret ediyor. Özellikle Kolombiya'nın uyuşturucuyla mücadele ve Venezuela göçü gibi konularda ABD ile iş birliği yapması beklenirken, De la Espriella'nın daha milliyetçi bir çizgi izlemesi halinde bu iş birliğinin zedelenebileceği belirtiliyor. Ayrıca Çin'in Latin Amerika'daki artan ekonomik varlığı karşısında De la Espriella'nın nasıl bir pozisyon alacağı da bölgesel dengeler açısından kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya, Türkiye'nin Latin Amerika'daki önemli ticari ortaklarından biridir. İkili ticaret hacmi 2025'te 2,5 milyar dolara ulaşmıştır. De la Espriella'nın seçilmesi halinde, korumacı ekonomi politikaları ve serbest ticaret anlaşmalarına mesafeli duruşu Türkiye ile ticari ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, De la Espriella'nın NATO'ya sempati duyduğu ve güvenlik alanında Batı ile iş birliğine açık olduğu bilinmektedir. Bu durum, Türkiye'nin savunma sanayii ihracatı için yeni fırsatlar yaratabilir. Ancak siyasi belirsizlikler nedeniyle Türk yatırımcıların temkinli hareket etmesi beklenmektedir.