Mississippi'de bir Walmart mağazası önünde meydana gelen olayda, genç bir siyahi Amerikalının polis tarafından vurulmasına ilişkin anne Vellesiya Wiley, oğlunun kaburgasından vurulduğunu belirtti. Olay, 22 yaşındaki Kohen Wiley'in bir polis memuru ile yaşadığı arbede sırasında hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı. Anne Wiley, oğlunun memurun tüm müdahalesine rağmen öldürüldüğünü iddia ediyor.
Olayın Arka Planı ve Anne Wiley'in İfadesi
Vellesiya Wiley, olayın meydana geldiği Mississippi'nin Jackson kentindeki Walmart otoparkında yaşananları şöyle anlattı: "Oğlum Kohen, bir tartışma sonucu polis memuru ile karşı karşıya geldi. Arbede sırasında memur Kohen'i kaburgasından vurdu. Olay anında müdahale edecek başka bir polis yoktu. Oğlumun yere düştüğünü ve kanlar içinde kaldığını gördüm. Memur, herhangi bir sağlık yardımı çağırmak yerine olay yerini terk etti." Jackson Polis Departmanı, olaya ilişkin soruşturmanın sürdüğünü ve memurun idari izne ayrıldığını duyurdu. Ancak anne Wiley, adalet sistemine güvenmediğini ve oğlunun ölümünün ırkçı bir saldırı olduğunu düşündüğünü ifade etti.
Kohen Wiley'in ölümü, Amerika Birleşik Devletleri'nde siyahi bireylere yönelik polis şiddeti tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Olay Walmarts'ın önünde gerçekleştiği için mağazanın güvenlik kameralarının görüntüleri de inceleniyor. Ancak henüz kamuoyuyla paylaşılmış bir görüntü bulunmuyor. Yerel sivil toplum örgütleri ve NAACP (Ulusal Renkli İnsanların Gelişimi Derneği) olayın bağımsız bir soruşturmayla aydınlatılmasını talep ediyor.
ABD'de Polis Şiddeti ve Toplumsal Tepkiler
Kohen Wiley'in ölümü, yıllardır devam eden polis şiddeti ve ırkçılık tartışmalarının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Özellikle George Floyd'un 2020'de öldürülmesinin ardından başlayan Black Lives Matter (Siyahi Hayatlar Önemlidir) hareketi, bu tür vakaların daha görünür olmasını sağlamıştı. Wiley ailesinin avukatı, olayın aydınlatılması ve benzer trajedilerin yaşanmaması için polis reformunun kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Mississippi'deki yetkililer ise soruşturmanın tam ve tarafsız bir şekilde yürütüleceğini açıkladı. Ancak toplumda polise duyulan güvenin her geçen gün azaldığı bir dönemde bu tür olaylar, yeni protestolara yol açma riski taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kohen Wiley olayı, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, ABD'nin iç siyasetindeki polis şiddeti ve ırksal gerilimlerin küresel yansımaları bulunuyor. ABD, Türkiye'nin önemli müttefiklerinden biri olarak, bu tür iç sorunların ülkenin dış politikasındaki istikrarını etkileyebilir. Ayrıca, sivil haklar ihlallerine yönelik uluslararası tepkiler, zaman zaman Türkiye'nin de benzer konularda eleştirilere maruz kaldığı bir ortamda, insan hakları söylemlerinin küresel ölçekte nasıl işlediğine dair bir örnek teşkil ediyor. Türk kamuoyunun bu tür olayları takip etmesi, uluslararası insan hakları standartları ve hukukun üstünlüğü konularında farkındalık yaratabilir.