SpaceX’in gelecekteki halka arzı (IPO) öncesinde, Çinli yatırımcıların şirkette gizlice hisse sahibi olduğu ortaya çıktı. ProPublica’nın kapsamlı araştırmasına göre, Çin vatandaşları ve Çin bağlantılı kuruluşlar, SpaceX’in özel hisse senetlerini çeşitli yollarla edinerek ABD’nin en stratejik uzay ve savunma şirketlerinden birinde dolaylı mülkiyet oluşturdu. Bu gelişme, ABD’de ulusal güvenlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. SpaceX, Elon Musk’ın liderliğinde Starlink uydu interneti ve Starship roketi gibi kritik projelerle ABD’nin uzay hegemonyasında kilit rol oynuyor. Çinli yatırımcıların varlığı, teknoloji transferi ve istihbarat riski endişelerini artırıyor.
Gelişmenin arka planı: Gizli hisse alımları nasıl gerçekleşti?
ProPublica’nın ulaştığı belgelere göre, Çinli yatırımcılar SpaceX’in özel hisselerini ikincil piyasalardan satın aldı. Bu işlemler, genellikle SpaceX çalışanları veya erken yatırımcıları tarafından satılan hisselerin, aracı şirketler ve offshore fonlar aracılığıyla Çinli alıcılara ulaştırılmasıyla gerçekleşti. Özellikle Delaware merkezli bazı limited şirketlerin, Çinli yatırımcılar adına hisse tuttuğu tespit edildi. SpaceX’in kendisi bu satışlara doğrudan dahil olmasa da, şirketin hisse devirlerini kısıtlama yetkisi bulunuyor. Ancak ikincil piyasalardaki işlemlerin denetlenmesi zor. Bu durum, ABD’nin yabancı yatırımları denetleyen CFIUS (Yabancı Yatırım Komitesi) tarafından daha sıkı kontrol edilmesi gereken bir boşluk yaratıyor. Çinli yatırımcıların kimlikleri tam olarak bilinmese de, aralarında devlet bağlantılı fonların da olabileceği iddia ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD-Çin teknoloji rekabetinde yeni cephe
SpaceX, ABD’nin en ileri teknoloji şirketlerinden biri olarak kabul ediliyor. Şirketin Starlink uydu ağı, küresel internet altyapısında devrim yaratırken; Starship, Ay ve Mars’a insanlı uçuş planlarının merkezinde yer alıyor. Ayrıca SpaceX, ABD ordusu ve istihbarat kurumlarıyla yakın işbirliği yapıyor; ulusal güvenlik uydularını fırlatıyor. Bu nedenle, herhangi bir yabancı yatırımın, özellikle de Çin menşeli yatırımların, ABD ulusal güvenliği için risk oluşturduğu düşünülüyor. Çin, uzay teknolojilerinde hızla ilerliyor ve ABD’nin liderliğine meydan okuyor. SpaceX’e sızan Çinli yatırımcılar, hassas teknolojilere erişim veya şirket içi bilgileri edinme potansiyeli taşıyor. ABD’de bu tür vakalar, özellikle TikTok ve Huawei sonrası daha fazla dikkat çekiyor. Konu, ABD Kongresi’nde de gündeme geldi; bazı senatörler SpaceX’in yabancı yatırımları konusunda daha şeffaf olmasını talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzay teknolojilerinde milli uydu programları ve Ay misyonu planlarıyla kendi bağımsızlığını kurmaya çalışırken, SpaceX gibi küresel oyuncularla işbirliği fırsatlarını değerlendiriyor. Türkiye’nin Starlink gibi sistemlere bağımlılığı, özellikle kırsal alanlarda internet erişiminde artabilir. Ancak bu tür yatırım skandalları, Türkiye’nin kendi uzay teknolojilerini geliştirme stratejisini haklı çıkarıyor. ABD’nin Çin yatırımlarına getirdiği kısıtlamalar, Türkiye’nin benzer hassasiyetleri göz önünde bulundurması gerektiğini hatırlatıyor. Öte yandan, Türk yatırımcıların da benzer ikincil piyasa işlemleriyle kritik ABD şirketlerinde hisse sahibi olması mümkün, bu da Ankara-Washington ilişkilerinde yeni bir güvenlik boyutu yaratabilir.