Ukrayna, Rusya'ya karşı savaşın en büyük insansız hava aracı (İHA) saldırılarından birini düzenledi. Rus yetkililer, yüzlerce kamikaze dronun hedef aldığı saldırıda başkent Moskova'daki petrol rafinerisinde büyük yangın çıktığını doğruladı. Kremlin'in sadece 15 kilometre güneydoğusunda bulunan Moskova Petrol Rafinerisi'nde çıkan alevler, gece boyunca söndürülemezken, şehrin üzerinde kalın siyah duman bulutları yükseldi. Saldırı, Ukrayna'nın Rus topraklarındaki enerji altyapısını hedef alan stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Saldırının arka planı ve detayları
Rusya Savunma Bakanlığı, dün gece geç saatlerde başlayan saldırıda toplam 200'den fazla dronun kullanıldığını açıkladı. Bunlardan 150'sinin Moskova bölgesi üzerinde, geri kalanının ise Leningrad, Tula ve Kaluga bölgelerinde imha edildiği belirtildi. Ancak, bazı dronların savunmayı aşarak Moskova Petrol Rafinerisi'ne ulaştığı ve büyük bir yangına yol açtığı kaydedildi. Rus medyasına yansıyan görüntülerde, rafinerideki devasa alevlerin kilometrelerce uzaktan görüldüğü, bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin sevk edildiği aktarıldı. Rafinerinin işletmecisi Gazprom Neft, yangının söndürülmesi için çalışmaların sürdüğünü ve tesisin geçici olarak durdurulduğunu duyurdu.
Ukrayna tarafından ise saldırıya ilişkin resmi bir açıklama gelmedi. Ancak, Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı'na yakın kaynaklar, operasyonun Ukrayna askeri istihbaratı (GUR) tarafından planlandığını, hedefin Rusya'nın savaş lojistiğine darbe vurmak olduğunu iddia etti. Moskova Petrol Rafinerisi, başkentin yakıt ihtiyacının önemli bir kısmını karşılıyor ve aynı zamanda Rus ordusunun askeri araçlarının akaryakıt temininde kritik bir rol oynuyor. Uzmanlar, bu tür saldırıların savaşın seyrini doğrudan etkilemese de, Rusya'nın sivil altyapısını hedef alarak kamuoyunda tedirginlik yaratmayı amaçladığını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu saldırı, Rusya-Ukrayna savaşında hava sahasının giderek daha fazla kullanıldığını gösteriyor. Ukrayna, üretimini artırdığı yerli dronlarla Rusya'nın derinliklerindeki hedefleri vurma kabiliyetini kanıtlarken, Rusya da İran yapımı Şahid dronlarıyla Ukrayna şehirlerini bombalamaya devam ediyor. Batılı uzmanlar, Ukrayna'nın Rus enerji tesislerine yönelik saldırılarının, özellikle kış aylarında Rus ordusunun yakıt tedarikini zorlaştırmak için planlandığını ifade ediyor. Öte yandan, Moskova'nın kalbine bu kadar yakın bir noktada yaşanan saldırı, Rus savunma sistemlerinin zafiyetini ortaya koyuyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, olayla ilgili henüz bir açıklama yapmazken, Kremlin sözcüsü Dmitriy Peskov, saldırının "terör eylemi" olarak nitelendirilebileceğini ve misilleme yapılacağını ima etti. NATO cephesinde ise, Ukrayna'nın kendini savunma hakkı kapsamında Rus topraklarındaki askeri hedefleri vuracağını açıklayan yetkililer, sivil kayıplara yol açılmadığı sürece bu tür eylemleri meşru görüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başından bu yana hem Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü destekleyen hem de Rusya ile diplomatik ilişkilerini sürdüren bir denge politikası izliyor. Moskova'daki bu saldırı, savaşın Türkiye'nin komşu olduğu Karadeniz bölgesinde daha da tırmanma potansiyelini artırıyor. Ege ve Doğu Akdeniz'de enerji merkezi olmayı hedefleyen Türkiye, Rus ve Ukrayna tahılının sevkiyatını düzenleyen Karadeniz Girişimi'nin yeniden canlandırılması için arabuluculuk yaparken, enerji altyapısına yönelik saldırılar Montrö Sözleşmesi kapsamında bölgedeki ticari gemilerin güvenliğini de tehdit ediyor. Türkiye'nin, insani yardım ve ateşkes çağrılarını sürdürmesi, ancak savaşın genişleme riskine karşı savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltma politikasını hızlandırması bekleniyor.