Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC), Salı günü Sudan için daha fazla uluslararası destek çağrısında bulunarak, insani ihtiyaçların artmaya devam ettiğini ve finansmanın çok yetersiz kaldığı uyarısında bulundu. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, IFRC, Sudan'daki çatışmaların ve ekonomik krizin derinleşmesiyle milyonlarca insanın temel yardıma erişiminin giderek zorlaştığı bir dönemde bu çağrıyı yaptı.
Krizin arka planı
Sudan'da Nisan 2023'te ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında başlayan çatışmalar, ülkeyi dünyanın en büyük insani krizlerinden birine sürükledi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmalar nedeniyle 8,9 milyondan fazla insan yerinden edildi ve bu sayı dünya genelindeki en yüksek yerinden edilme rakamlarını oluşturuyor. Sudan'da 25 milyondan fazla insanın acil insani yardıma ihtiyaç duyduğu belirtilirken, bu durum sağlık hizmetlerinin çökmesi, gıda güvensizliği ve salgın hastalıkların yayılmasıyla daha da ağırlaşıyor.
IFRC, Sudan Kızılayı'nın çatışmanın başlangıcından bu yana yaklaşık 700 bin kişiye yardım ulaştırdığını ancak bu çabaların yetersiz kaldığını ifade ediyor. Sudan Kızılayı Başkanı Tarık Osman, yaptığı açıklamada, "Aylardır en savunmasız topluluklara yardım ulaştırmak için gece gündüz çalışıyoruz. Ancak kaynaklarımız tükendi ve daha fazla uluslararası destek almazsak, birçok aile yardımsız kalacak" dedi. Uluslararası toplumun verdiği sözlerin gerçek finansmana dönüşmemesi, yardım kuruluşlarının operasyonlarını genişletme kabiliyetini ciddi şekilde kısıtlıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Sudan'daki kriz, sadece ülke sınırlarıyla sınırlı kalmayıp bölgesel istikrarı da tehdit ediyor. Komşu ülkeler olan Çad, Mısır, Etiyopya ve Güney Sudan, yüz binlerce mülteciye ev sahipliği yapıyor. Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansı'na göre, Sudan'dan komşu ülkelere geçen mülteci sayısı 1,8 milyonu aştı. Bu durum, bölge ülkelerinin zaten kırılgan olan kaynakları üzerinde ek bir baskı oluşturuyor. Ayrıca, çatışmaların Kızıldeniz üzerindeki güvenlik risklerini artırması ve uluslararası deniz ticareti rotalarını etkilemesi, küresel ekonomik sonuçlar doğurabilecek bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Birleşmiş Milletler, Sudan için 2024 İnsani İhtiyaçlar ve Acil Müdahale Planı kapsamında 4,1 milyar dolarlık bir çağrı yapmış ancak bu fonun yalnızca yüzde 40'ının karşılandığını açıkladı. IFRC Genel Sekreteri Jagan Chapagain, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu sadece bir finansman meselesi değil, aynı zamanda bir öncelik meselesi. Sudan halkı unutulmamalı. Uluslararası toplumun acil ve cömert bir yanıt vermesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Ayrıca, Sudan'da taraflar arasında sağlanan ateşkes anlaşmaların sık sık ihlal edilmesi, yardım kuruluşlarının güvenli erişimini de engelliyor. Bu durum, insani yardımın ulaştırılmasında ciddi lojistik güçlüklere yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki insani kriz, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve insani diplomasi açısından önemli bir sınavı olarak değerlendirilebilir. Ankara, tarihsel olarak Sudan ile güçlü bağlara sahip olup, krizin başlangıcından bu yana insani yardım çabalarına aktif bir şekilde katılmıştır. Türkiye, Mısır ve Çad gibi ülkelerle birlikte Sudan'dan kaçan mültecilere yardım sağlamanın yanı sıra, iki taraf arasında diyalog kanallarını açık tutmaya çalışmaktadır. Bu kriz, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz bölgesindeki stratejik çıkarlarını da etkileyebilir; çünkü bölgedeki istikrarsızlık, deniz ticareti ve enerji hatları için risk oluşturabilir. Türkiye'nin insani yardım kuruluşları aracılığıyla yaptığı katkılar, uluslararası toplumda saygınlığını artırırken, Sudan'daki krizin çözümüne yönelik diplomatik girişimlerde aktif rol alması, Ankara'nın bölgesel nüfuzunu güçlendirebilir.