Amerika kıtası, bir zamanlar kontrol altına alınmış olan kızamık virüsünün yeniden yayılmasıyla karşı karşıya. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Pan Amerikan Sağlık Örgütü (PAHO) verilerine göre, bölgede kızamık vakaları son yıllarda önemli ölçüde arttı. Bunun temel nedeni, özellikle pandemi sonrası dönemde düşen aşılama oranları. Uzmanlar, bu durumun ölümcül olabilen bir hastalığın geri dönüşüne işaret ettiğini vurguluyor.
Aşılama Oranları Neden Düştü?
Kızamık, oldukça bulaşıcı bir virüs olup, aşıyla önlenebilir hastalıklar arasında yer alıyor. Ancak son yıllarda, özellikle COVID-19 pandemisinin etkisiyle rutin aşılama programlarında aksamalar yaşandı. PAHO'ya göre, 2021 yılında Amerika'da kızamık aşısı kapsama oranı yüzde 87'ye gerileyerek 25 yılın en düşük seviyesini gördü. Bu oran, sürü bağışıklığı için gereken yüzde 95 eşiğinin oldukça altında. Aşı kararsızlığı ve yanlış bilgi de oranların düşmesinde rol oynuyor. Brezilya, Venezuela ve Haiti gibi ülkelerde salgınlar görülürken, ABD'de de vakalar artış gösteriyor.
Kızamık, öksürük ve hapşırık yoluyla kolayca yayılırken, ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor. Özellikle 5 yaş altı çocuklar ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler için risk yüksek. Zatürre ve beyin iltihabı gibi durumlar ölümlere neden olabiliyor. 2019'da DSÖ, kızamık vakalarının küresel çapta 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını bildirmişti. Şimdi benzer bir tablo Amerika'da yeniden şekilleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kızamığın geri dönüşü, yalnızca sağlık sistemlerini değil, aynı zamanda küresel seyahat ve ticaret dinamiklerini de etkiliyor. Seyahat kaynaklı vakalar, virüsün kıtalar arası yayılımını hızlandırıyor. 2023'te ABD'de rapor edilen vakaların çoğunun, yurt dışı seyahati öyküsü olan kişilerden kaynaklandığı belirtiliyor. Bu durum, özellikle aşılama oranlarının düşük olduğu bölgelerde yeni salgınlara zemin hazırlıyor. DSÖ, kızamığın küresel eradikasyonu için 2030 yılına kadar hedef belirlemiş olsa da, mevcut trendler bu hedefe ulaşmanın zor olduğunu gösteriyor.
Ekonomik açıdan da kızamık salgınları ciddi yük oluşturuyor. Tedavi masrafları, iş gücü kaybı ve bağışıklama kampanyaları, ülkelerin sağlık bütçelerini zorluyor. PAHO, aşılama programlarının güçlendirilmesi için acil fon sağlanması çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kızamığın Amerika'da yeniden görülmesi, Türkiye için de dolaylı tehdit oluşturuyor. Küresel seyahat ağları ve göç hareketleri, virüsün Türkiye'ye ulaşma riskini artırabilir. Türkiye, son yıllarda aşılama oranlarını yüksek tutmayı başarsa da (örneğin KKK aşısında yüzde 96'nın üzerinde), pandemi sonrası dönemde sağlık sistemindeki yorgunluk ve aşı kararsızlığı gibi faktörler dikkate alınmalıdır. Sağlık Bakanlığı'nın sürveyans sistemini güçlendirmesi ve risk gruplarını hedef alan hatırlatma aşılamaları yapması önem taşıyor. Ayrıca, bölgesel işbirlikleriyle Avrupa ve Ortadoğu'daki salgınların takibi, Türkiye'nin olası bir salgına karşı hazırlıklı olmasını sağlayabilir.