Ukraynalı yetkililer, Rusya'nın tek taraflı olarak ilhak ettiği Ukrayna topraklarını parlamento seçimlerine dahil etmesini sert bir dille kınadı. Kiev yönetimi, söz konusu bölgelerde düzenlenecek oylamayı yasa dışı ve geçersiz ilan ederken, Avrupa Komisyonu da kararı 'uluslararası hukukun bir başka bariz ihlali' olarak nitelendirdi. Savaşın 1.670. gününde yaşanan bu gelişme, Rusya'nın işgal altındaki toprakları kendi siyasi sürecine entegre etme çabalarının son halkası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Rusya, 2022 yılında tek taraflı olarak ilhak ettiğini duyurduğu Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgelerini bu yıl yapılacak parlamento seçimlerine dahil etme kararı aldı. Bu adım, uluslararası toplum tarafından tanınmayan sözde ilhakın pekiştirilmesi ve bölgelerde fiili Rus yönetiminin meşrulaştırılması amacını taşıyor. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Rusya'nın işgal ettiği topraklarda düzenleyeceği sözde seçimlerin hiçbir hukuki geçerliliği yoktur. Bu eylem, Ukrayna'nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik ağır bir saldırıdır" ifadelerine yer verdi. Kiev yönetimi, uluslararası ortaklarına da bu seçimleri tanımama çağrısında bulundu.
Avrupa Komisyonu Sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, "Rusya'nın Ukrayna topraklarında düzenlemeye çalıştığı seçimler, uluslararası hukukun bir başka bariz ihlalidir. Avrupa Birliği, Ukrayna'nın bağımsızlığını, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü kayıtsız şartsız desteklemeye devam edecektir" dedi. Komisyon, bu tür eylemlerin Rusya'nın uluslararası izolasyonunu daha da derinleştireceğini vurguladı. Avrupa Birliği'nin yanı sıra NATO ve Birleşmiş Milletler yetkilileri de benzer endişeleri dile getirerek, ilhak girişimlerinin tanınmayacağını yineledi.
Savaşın 1.670. gününde cephe hattında da yoğun çatışmalar sürüyor. Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı, son 24 saat içinde Rus kuvvetlerinin Doğu ve Güney cephelerinde saldırılarını sürdürdüğünü, ancak Ukrayna savunma hatlarının kırılmadığını bildirdi. Rusya Savunma Bakanlığı ise farklı cephelerde ilerleme kaydedildiğini iddia etti. Bağımsız kaynaklar, her iki tarafın da ağır kayıplar verdiğini, sivil altyapıya yönelik saldırıların arttığını aktarıyor. Özellikle enerji altyapısına yönelik füze saldırıları, Ukrayna'nın birçok bölgesinde elektrik kesintilerine yol açıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya'nın ilhak ettiği bölgeleri seçim sürecine dahil etmesi, sadece Ukrayna ile sınırlı bir mesele değil; uluslararası düzenin temel ilkelerine yönelik bir meydan okuma olarak görülüyor. Uluslararası hukuka göre, kuvvet kullanarak toprak kazanımı yasaklanmıştır ve hiçbir devlet, başka bir devletin topraklarının bir kısmını tek taraflı olarak ilhak edemez. Rusya'nın bu adımı, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 2. maddesinin 4. fıkrasına aykırıdır. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) da seçimlerin gözlemlenmeyeceğini açıkladı.
Batılı ülkeler, Rusya'ya yönelik yaptırımları genişletme sinyali verirken, özellikle enerji ve finans sektörlerine yönelik yeni kısıtlamalar gündemde. ABD Hazine Bakanlığı, ilhak bölgelerinde faaliyet gösteren Rus şirketlerine yönelik yaptırım listesini genişletti. Avrupa Birliği de benzer bir adım atmaya hazırlanıyor. Öte yandan, Rusya'nın bu hamlesi, savaşın seyrini değiştirmekten ziyade iç kamuoyuna yönelik bir mesaj niteliği taşıyor: Kremlin, işgal altındaki toprakları 'Rus toprağı' olarak sunarak, hem askeri hem de siyasi meşruiyetini korumaya çalışıyor.
Ukrayna, uluslararası platformlarda diplomatik girişimlerini sürdürerek, ilhakın tanınmaması için çağrılarını yineliyor. Kiev, ayrıca seçimlere katılacak Rus yetkililere karşı yaptırım uygulanması ve bu kişilerin uluslararası alanda yargılanması için girişimlerde bulunuyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi, savaş suçları ve ilhakla ilgili soruşturmalarını sürdürüyor. Bu bağlamda, Rusya'nın seçim hamlesi, uluslararası adalet önünde yeni bir suç dosyası oluşturabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini destekleyen tutumunu sürdürerek, Kırım dahil olmak üzere Ukrayna'nın tüm topraklarının Ukrayna'ya ait olduğunu savunuyor. Rusya'nın ilhak ettiği bölgelerde düzenlenecek seçimler, Ankara'nın pozisyonuyla çelişiyor. Türkiye, aynı zamanda Rusya ile diyalog kanallarını açık tutarak, tahıl koridoru ve esir takası gibi konularda arabuluculuk rolünü sürdürüyor. Bu gelişme, Türkiye'nin denge politikasını zorlaştırabilir; zira bir yandan Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü savunurken, diğer yandan Rusya ile enerji ve ticaret ilişkilerini yönetmek durumunda. Karadeniz'in güvenliği ve bölgesel istikrar açısından Türkiye, ilhakın tanınmaması konusunda Batı ile aynı safta yer alıyor. Ancak olası yeni yaptırımların Rusya ile ekonomik ilişkilere etkisi, Ankara için dikkatle izlenmesi gereken bir konu olacak.