Ukrayna'nın başkenti Kiev'de dün gece geç saatlerde Rus güçleri tarafından düzenlenen yoğun füze ve drone saldırısında en az 40 sivil hayatını kaybetti, 100'den fazla kişi yaralandı. Saldırının ardından enkaz altında kalanları kurtarma çalışmaları ikinci gününe girerken, kentte yas var. Belediye yetkilileri, saldırının 2026 yılında Kiev'e yönelik en kanlı Rus saldırısı olduğunu açıkladı. Kent genelinde bayraklar yarıya indirilirken, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ulusa sesleniş konuşmasında "Terör devleti sivilleri hedef almaya devam ediyor. Ancak Ukrayna asla pes etmeyecek" dedi.
Gelişmenin arka planı
Saldırı, Kiev'in merkezindeki bir alışveriş merkezi ve çevresindeki konut bloklarını hedef aldı. İlk belirlemelere göre Rusya, Kh-101 seyir füzeleri ve Şahid tipi kamikaze dronlar kullandı. Hava savunma sistemleri birçok hedefi imha etse de bazı füzeler isabet etti. Enkaz altında kalanların sayısı hakkında net bilgi bulunmazken, arama kurtarma ekipleri ağır iş makineleriyle çalışmalarını sürdürüyor. Ukrayna Acil Durumlar Servisi, gece boyunca 20 kişinin daha enkazdan sağ çıkarıldığını, ancak ölü sayısının artmasından endişe edildiğini bildirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Saldırı, uluslararası toplumdan da tepki çekti. ABD Dışişleri Bakanlığı, "sivillerin kasıtlı olarak hedef alınmasını" kınarken, Avrupa Birliği Ukrayna'ya askeri desteğin artırılması çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, saldırının savaş suçu teşkil edebileceğini belirtti. Öte yandan Rusya Savunma Bakanlığı, Kiev'deki bir askeri tesisin vurulduğunu iddia etti, ancak Ukraynalı yetkililer bu iddiayı yalanladı. Analistler, bu saldırının Ukrayna'nın doğuda yürüttüğü karşı taarruz öncesi bir yıldırma girişimi olabileceğini yorumluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başından bu yana hem Ukrayna hem de Rusya ile dengeli bir ilişki sürdürmeye çalışıyor. Kiev'deki bu son saldırı, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Karadeniz tahıl koridoru gibi diplomatik başarıların gölgelenmesi riski doğuran bu tür saldırılar, Türkiye'nin bölgesel istikrar arayışını zorlaştırabilir. Ayrıca, Türkiye'de faaliyet gösteren Ukrayna asıllı iş insanları ve sivil toplum kuruluşları için bu olay endişe kaynağı. Türkiye'nin insani yardım ve siyasi destek politikalarını sürdürmesi bekleniyor.