Hindistan'ın Cammu ve Keşmir eyaletinin özel statüsünün 2019'da kaldırılmasıyla bölge, eyalet statüsünü, yerel yönetimini ve hatta protesto hakkını yitirdi. Ancak hâlâ direnmenin bir yolu var: Hindistan'ın Z Kuşağı'nın son dönemdeki hareketinden ilham almak. Keşmir'deki aktivistler ve analistler, Hindistan genelinde gençlerin öncülük ettiği protestoların, bölgede baskı altında tutulan muhalefet için yeni bir strateji sunabileceğini belirtiyor.
Keşmir'de Siyasi Hakların Erozyonu
5 Ağustos 2019'da Hindistan hükümeti, anayasanın 370. maddesini yürürlükten kaldırarak Cammu ve Keşmir'in özel özerk statüsünü sona erdirdi. Bu adım, bölgenin eyalet statüsünü kaybetmesine ve iki birlik toprağına (Cammu-Keşmir ve Ladakh) bölünmesine yol açtı. O günden bu yana Keşmir'de siyasi faaliyetler sıkı denetim altında; internet kesintileri, sokağa çıkma yasakları ve keyfi gözaltılar olağan hale geldi. Bölge halkı, yerel yönetimde söz sahibi olamıyor; protesto hakkı fiilen ortadan kalkmış durumda.
Hindistan hükümeti, 2019 sonrası dönemde Keşmir'de "normalleşme" sağlandığını savunuyor. Ancak uluslararası insan hakları örgütleri, ifade özgürlüğü ve siyasi katılımın ciddi şekilde kısıtlandığını raporluyor. Keşmirli gençler, işsizlik ve eğitim fırsatlarındaki yetersizlikle de mücadele ediyor. Bu ortamda, geleneksel siyasi partiler etkisiz kalmış, sivil toplum ise baskı altında.
Hindistan'da Z Kuşağı Hareketi ve Yansımaları
Son yıllarda Hindistan'da gençlerin öncülük ettiği çeşitli protesto hareketleri dikkat çekiyor. Özellikle 2020-2021'deki çiftçi protestoları ve 2022'deki iklim aktivizmi, gençlerin dijital araçları kullanarak geniş kitleleri harekete geçirme becerisini gösterdi. Bu hareketler, sosyal medya üzerinden örgütlenerek sansürü aşmayı ve uluslararası kamuoyunu etkilemeyi başardı. Keşmirli aktivistler, benzer yöntemlerin bölgede de uygulanabileceğini, ancak internet kısıtlamalarının en büyük engel olduğunu vurguluyor.
Hindistan'ın Z Kuşağı, apolitik olarak nitelendirilse de, son dönemde çevre, eğitim ve istihdam gibi konularda sesini yükseltiyor. Keşmir'de ise gençler, siyasi taleplerini dile getirmekte zorlanıyor. Uzmanlar, Hindistan genelindeki gençlik hareketlerinin Keşmir'e ilham verebileceğini, ancak bölgedeki askeri varlık ve iletişim engellerinin örgütlenmeyi zorlaştırdığını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Keşmir sorunu, Hindistan ve Pakistan arasında uzun süredir devam eden bir anlaşmazlık. 2019'daki statü değişikliği, Pakistan'ın sert tepkisine yol açmış ve bölgede tansiyonu artırmıştı. Hindistan, Keşmir'i iç mesele olarak görse de, uluslararası toplum zaman zaman insan hakları ihlalleri konusunda endişelerini dile getiriyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, Keşmir'de ifade özgürlüğü ve barışçıl protesto hakkının korunması çağrısında bulunuyor. Ancak Hindistan, dış müdahaleye karşı çıkıyor.
Hindistan'ın Z Kuşağı hareketi, ülke içinde demokratik taleplerin yükseldiğini gösteriyor. Keşmir'de bu tür hareketlerin bastırılması, Hindistan'ın demokratik imajına gölge düşürebilir. Bölgesel istikrar açısından, Keşmir'deki hoşnutsuzluğun şiddete dönüşmemesi için siyasi diyalog ve güven artırıcı adımlar önem taşıyor. Uluslararası kamuoyu, Hindistan'ın Keşmir politikasını insan hakları perspektifinden izlemeye devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Keşmir'deki gelişmeler, Türkiye'nin Güney Asya politikası ve küresel insan hakları söylemi açısından yakından takip ediliyor. Türkiye, geleneksel olarak Keşmir sorununun BM kararları çerçevesinde çözülmesini destekliyor ve Pakistan'ın yanında yer alıyor. Hindistan'ın 2019'daki tek taraflı adımı, Türkiye tarafından eleştirilmişti. Son dönemde Türkiye-Hindistan ilişkileri ekonomik işbirliği ekseninde gelişse de, Keşmir konusu iki ülke arasında zaman zaman gerginlik yaratıyor. Hindistan'daki Z Kuşağı hareketlerinin Keşmir'e yayılması, bölgede istikrarsızlığı artırabilir ve Türkiye'nin bölgesel dengelerde daha aktif rol almasını gerektirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin insan hakları vurgusu, uluslararası platformlarda Keşmir'deki kısıtlamaları gündeme getirmesine zemin hazırlayabilir. Ancak Türkiye'nin Hindistan ile ekonomik ilişkilerini göz önünde bulundurarak dengeli bir politika izlemesi bekleniyor.