Kenya'nın kuzeyindeki uzak bölgelerde, toplum sağlığı gönüllüleri çocuk felci virüsünün (polio) sessiz yayılımını tespit etmek için atık su örnekleri topluyor ve aileleri tek tek dolaşıyor. Bu çalışmalar, virüsün yok edilmesine yönelik küresel çabanın bir parçası olarak yürütülüyor. Gönüllüler, özellikle göçebe nüfusun yoğun olduğu ve sağlık hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu Mandera, Wajir ve Garissa gibi bölgelerde faaliyet gösteriyor. Amaç, virüsün yayılmadan önce tespit edilmesini sağlamak.
Polionyelin Küresel Durumu: Kenya Nerede Duruyor?
Polio, dünya genelinde büyük ölçüde kontrol altına alınmış olsa da, özellikle aşı karşıtlığı ve çatışma bölgelerinde yeniden ortaya çıkabiliyor. Kenya, 2013'ten bu yana vahşi poliovirüs vakası bildirmezken, 2019'da Kuzeydoğu bölgesinde aşı kaynaklı bir salgın yaşandı. Bu durum, dolaşımdaki aşı kaynaklı poliovirüs (cVDPV) tip 2'nin tehdidini gözler önüne serdi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, 2022'de Afrika kıtasında 18 ülkede cVDPV vakaları tespit edildi. Kenya'nın komşusu Somali ve Etiyopya da bu listede yer alıyor. Bu nedenle, Kenya'daki sınır ötesi göç hareketleri virüsün yeniden bulaşma riskini artırıyor.
Kenya hükümeti, WHO ve UNICEF gibi kuruluşlarla işbirliği içinde düzenli aşı kampanyaları yürütüyor. Ancak, kuzeydeki toplulukların yarı göçebe yapısı, düşük bağışıklama oranlarına ve lojistik zorluklara yol açıyor. Bu noktada, toplum sağlığı gönüllüleri kritik bir rol oynuyor. Gönüllüler, aşı takvimini takip etmeyen çocukları belirleyerek aileleri ikna ediyor ve düzenli aşılama için kayıt altına alıyor.
Gönüllülerin Sahadaki Çalışmaları ve Karşılaşılan Zorluklar
Gönüllüler, genellikle haftada 40 saatin üzerinde çalışıyor ve çoğu herhangi bir ücret almıyor. Kimi zaman 50 kilometreyi bulan yürüyüşlerle köyleri tek tek dolaşıyor, atık su kanallarından numune topluyor ve ailelerin aşı kayıtlarını kontrol ediyor. Bu çalışmalar sırasında sıcaklık, güvenlik eksikliği ve temel ihtiyaç malzemelerine erişimdeki sınırlılıklar en büyük engeller arasında. Ayrıca, aşı karşıtı söylemler ve yanlış bilgilendirme de gönüllülerin işini zorlaştırıyor. Özellikle sosyal medyada yayılan "aşı kısırlığa yol açar" gibi iddialar, ailelerin aşıyı reddetmesine neden olabiliyor. Gönüllüler, bu tür durumlarla başa çıkmak için dini liderlerin desteğini almaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika kıtasıyla sağlık işbirliğini son yıllarda artırmış olup, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) aracılığıyla Somali ve Sudan gibi ülkelerde çocuk felci aşılama kampanyalarına destek vermiştir. Kenya'daki gönüllü çalışmaları, kıtada sürdürülebilir sağlık sistemlerinin kurulmasının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Türkiye, benzer modelleri kendi insani yardım programlarında kullanabilir ve özellikle sınır ötesi bulaşıcı hastalıkların kontrolünde gönüllü ağlarının etkinliğinden ilham alabilir. Ayrıca, göçmen sağlığı bağlamında, Türkiye'deki düzensiz göçmenlerin aşılanmasında toplum temelli yaklaşımların önemi bir kez daha anlaşılmaktadır.