İtalya'nın Herculaneum kentinde Vezüv Yanardağı'nın M.S. 79 yılındaki patlamasıyla karbonlaşarak günümüze ulaşan antik papirüs parşömenlerinin tam metni, yapay zeka teknolojisi sayesinde ilk kez okunabildi. Üç boyutlu X-ışını taramaları ve makine öğrenimi algoritmaları kullanılarak gerçekleştirilen çalışmada, Epikürcü filozof Philodemus'un yazdığı düşünülen metinler ortaya çıkarıldı. Papirüsler, özellikle antik Yunan felsefesi, edebiyatı ve bilimi hakkında yeni bilgiler sunuyor.
Gelişmenin arka planı
Herculaneum papirüsleri, 1750'lerde keşfedilmiş ve o zamandan beri bilim insanlarının ilgisini çekmişti. Ancak volkanik külün neden olduğu karbonlaşma, parşömenleri o kadar kırılgan hale getirmişti ki fiziksel olarak açma girişimleri metinlere zarar veriyordu. Son yıllarda geliştirilen yapay zeka teknikleri, parşömenlerin iç yapısını tahribatsız bir şekilde görüntülemeyi ve mürekkep izlerini ayırt etmeyi mümkün kıldı. Oxford Üniversitesi ve Napoli Üniversitesi'nden araştırmacıların ortak yürüttüğü projede, her bir parşömenin binden fazla katmanı taranarak dijital bir model oluşturuldu. Algoritmalar, bu katmanlardaki mürekkep kalıntılarını tespit ederek harfleri metne dönüştürdü. Ortaya çıkan metinler, Philodemus'un müzik ve retorik üzerine yazdığı eserlerin yanı sıra, daha önce bilinmeyen Epikürcü öğretileri de içeriyor.
Keşif, antik çağlardaki bilgi aktarımı ve felsefi tartışmalara dair önemli ipuçları veriyor. Metinlerde, Epikür'ün "zevk" kavramının yanlış yorumlandığına dair eleştiriler ve dönemin sosyal yaşamına dair ayrıntılar bulunuyor. Araştırmacılar, bu metinlerin Helenistik dönem felsefesinin Romalılar üzerindeki etkisini anlamada yeni bir pencere açtığını belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu gelişme, sadece arkeoloji ve klasik filoloji alanında değil, aynı zamanda yapay zeka teknolojisinin kültürel mirasın korunmasındaki rolü açısından da önem taşıyor. Benzer teknikler, dünyanın dört bir yanındaki diğer karbonlaşmış veya hasar görmüş belgelerin okunmasında kullanılabilecek. Özellikle Pompeii ve Herculaneum gibi volkanik patlamalarla korunmuş antik kentlerdeki diğer papirüslerin de aynı yöntemle çözülebileceği düşünülüyor. Ayrıca, Mısır'daki mumya maskelerinde kullanılan papirüsler veya Orta Çağ'dan kalma parşömenler gibi okunması güç birçok tarihi belge için de bu teknoloji umut vadediyor. Küresel ölçekte, bu tür yapay zeka uygulamaları, insanlığın yazılı geçmişini keşfetme biçimini dönüştürebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, antik çağlardan kalma birçok yazılı esere ev sahipliği yapmaktadır. Özellikle Bergama, Efes ve Side gibi antik kentlerde bulunan karbonlaşmış papirüs ve parşömenler, bu teknoloji sayesinde okunabilir hale gelebilir. Ayrıca, Türkiye'deki müzelerde ve kütüphanelerde bulunan hasarlı el yazmaları, yapay zeka destekli tarama yöntemleriyle incelenebilir. Bu durum, Türkiye'nin kültürel mirasını koruma ve dünya ile paylaşma çabalarına katkı sağlayabilir. Türk araştırmacıların da benzer projelere dahil olması, uluslararası bilimsel iş birliğini güçlendirecek ve ülkenin bu alandaki tanınırlığını artıracaktır.