Kanada'da yayınlanan yeni bir kamuoyu yoklaması, Başbakan Mark Carney'in kamuya ait havaalanlarının özel yatırımcılara satılması yönündeki girişimine karşı halkın şüpheyle yaklaştığını ortaya koydu. Angus Reid Enstitüsü tarafından yapılan ankete göre, Kanadalıların yüzde 54'ü havaalanlarına özel sektör katılımına izin verilmesine karşı çıkarken, yüzde 46'sı bu fikre destek veriyor. Bu sonuçlar, Carney hükümetinin büyük altyapı projelerini finanse etmek için havaalanlarında hisse satışını değerlendirdiği bir dönemde geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Kanada'da havaalanları şu anda federal hükümete ait olup, Transport Canada tarafından işletilmektedir. Carney, seçim vaatleri arasında yer alan altyapı yatırımlarını finanse etmek için havaalanlarının kısmi özelleştirilmesini gündeme getirmişti. Özellikle Toronto Pearson, Vancouver ve Montréal-Trudeau gibi büyük havaalanlarının hisselerinin satışından milyarlarca dolar gelir elde edilmesi bekleniyor.
Ankete katılanların çoğunluğu, havaalanlarının stratejik önemine vurgu yaparak, özel sektörün kâr odaklı yaklaşımının hizmet kalitesini düşürebileceğinden endişe ediyor. Ayrıca, özelleştirme sonrası bilet fiyatlarının artacağı ve kırsal bölgelerdeki havaalanlarının ihmal edileceği yönünde kaygılar da mevcut. Hükümet ise, özel yatırımın rekabeti artırarak verimliliği yükselteceğini ve havaalanlarının modernizasyonu için gerekli sermayeyi sağlayacağını savunuyor.
Carney, geçen hafta yaptığı açıklamada, "Havaalanlarımızı dünya standartlarına taşımak için özel sektörün dinamizmine ihtiyacımız var. Ancak bu, kamu yararını göz ardı etmek anlamına gelmez" ifadelerini kullandı. Muhalefet partileri ise, özelleştirmenin uzun vadede halkın sırtına ek yük bindireceğini iddia ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kanada'nın havaalanı özelleştirme tartışması, küresel çapta benzer eğilimlerin bir parçası. Avustralya, İngiltere ve Almanya gibi ülkeler, havaalanlarını özel sektöre açarak altyapı yatırımlarını hızlandırdı. Ancak bu ülkelerde de zaman zaman hizmet kalitesi ve fiyatlandırma konusunda tartışmalar yaşanıyor. Özellikle İngiltere'deki Heathrow Havalimanı'nın özelleştirilmesi, yüksek iniş ücretleri ve gecikmelerle gündeme gelmişti.
Kanada'nın bu adımı atması halinde, Kuzey Amerika'da havaalanı işletmeciliğinde yeni bir modelin öncüsü olabileceği belirtiliyor. ABD'de ise havaalanları çoğunlukla yerel yönetimler tarafından işletiliyor ve özelleştirme oranı düşük. Uzmanlar, Kanada'nın bu girişiminin, küresel havaalanı yatırım fonlarının ilgisini çekebileceğini ve ülkeye yabancı sermaye girişini artırabileceğini ifade ediyor.
Ancak anketteki karşıtlık, hükümetin bu konuda halkı ikna etmekte zorlanacağını gösteriyor. Ekonomistler, özelleştirmenin başarılı olması için şeffaf bir düzenleyici çerçeve ve tüketici haklarının korunması gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde, kısa vadeli kâr odaklı yaklaşım uzun vadede kamu yararına zarar verebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de havaalanı işletmeciliğinde özel sektör katılımı yaygın. İstanbul Havalimanı, Sabiha Gökçen ve diğer büyük havaalanları kamu-özel iş birliği (KÖİ) modelleriyle işletiliyor. Kanada'daki bu tartışma, Türkiye'deki KÖİ projelerinin uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından önemli dersler barındırıyor. Özellikle, özelleştirme sonrası hizmet kalitesi ve fiyatlandırma konusunda kamuoyunda oluşan endişeler, Türkiye'deki benzer projelerde de dikkate alınması gereken hususlar. Ayrıca, Kanada'nın bu girişimi başarılı olursa, uluslararası havaalanı yatırım fonlarının Türkiye'ye olan ilgisini de artırabilir. Ancak mevcut jeopolitik riskler ve yüksek enflasyon, yabancı yatırımcıların Türkiye'ye yönelmesini engelleyebilir.