Kanada genelinde devam eden orman yangınları, ülkenin hava kalitesini dünyanın en kötü seviyesine indirdi. Ülkede şu anda 835 aktif yangın bulunurken, bunlardan 112'sinin kontrol altına alınamadığı bildiriliyor. Özellikle Toronto ve çevresinde etkili olan yoğun duman, halkı dışarı çıkmamaya zorlarken, ABD'li yetkililer de dumanın kuzeydoğu eyaletlerine doğru yayılabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Environment Canada, başta Toronto olmak üzere birçok bölge için hava kalitesi uyarısı yayımlarken, görüş mesafesinin ciddi oranda düştüğü ve hassas gruplar için sağlık riskleri oluştuğu belirtiliyor. Yangınların büyük kısmı British Columbia, Alberta, Ontario ve Quebec eyaletlerinde yoğunlaşmış durumda.
Yangınların arka planı ve mevcut durum
Kanada'da bu yıl kaydedilen orman yangınları, ülke tarihinin en geniş alanı etkileyen yangın sezonlarından birini oluşturuyor. Canadian Interagency Forest Fire Centre verilerine göre, şu ana kadar 10 milyon hektardan fazla alan kül oldu. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre neredeyse iki kat daha fazla. Yangınların büyük bölümünün insan kaynaklı olduğu, ancak kuraklık ve yüksek sıcaklıkların yangınların yayılmasını hızlandırdığı ifade ediliyor. Özellikle British Columbia ve Alberta'da çıkan yangınlar, yerleşim yerlerine yaklaşarak binlerce kişinin tahliye edilmesine neden oldu. Quebec'te ise şiddetli rüzgarlar nedeniyle yangınlar kontrol altına alınamıyor. Yetkililer, önümüzdeki günlerde sıcaklıkların daha da artması beklendiği için yangın tehlikesinin devam ettiğini vurguluyor.
Toronto'da hava kalitesi indeksi (AQI) 400'ün üzerine çıkarak 'tehlikeli' seviyeye ulaştı. Bu, şehirde kaydedilen en yüksek değerlerden biri olarak kayıtlara geçti. Hastaneler, solunum yolu şikayetleriyle başvuran hasta sayısında ciddi artış olduğunu bildirirken, okullar açık hava etkinliklerini iptal etti. Belediye başkanı Olivia Chow, halka N95 maskesi kullanmaları ve mümkün olduğunca evde kalmaları çağrısı yaptı.
Bölgesel ve küresel boyut
Kanada'daki yangın dumanı, sadece ülke sınırları içinde kalmıyor. ABD Ulusal Hava Durumu Servisi (NWS), duman bulutunun özellikle New England eyaletlerine doğru ilerlediğini ve önümüzdeki günlerde New York, Boston ve Washington DC'de hava kalitesini olumsuz etkileyebileceğini duyurdu. Geçtiğimiz yıl da benzer bir durum yaşanmış, Kanada yangınlarından yayılan duman ABD'nin doğu kıyısını kaplayarak günlerce etkili olmuştu. Küresel ölçekte bakıldığında, Kanada yangınları atmosfere milyonlarca ton karbon salarak iklim değişikliğine katkıda bulunuyor. Dünya Meteoroloji Örgütü, bu tür yangınların sıklığının ve şiddetinin artacağı uyarısında bulunurken, iklim krizinin orman yangınları için elverişli koşulları daha da kötüleştirdiği belirtiliyor. Araştırmalar, küresel sıcaklıklardaki her 1 derecelik artışın yangın riskini önemli ölçüde artırdığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada'daki yangınlar doğrudan Türkiye'yi etkilemese de, küresel iklim değişikliğinin bir yansıması olarak Türkiye için de önemli dersler içeriyor. Akdeniz havzasındaki ülkeler gibi orman yangınlarına hassas bir coğrafyada bulunan Türkiye'nin, yangın yönetimi ve önleme politikalarını güçlendirmesi gerekiyor. 2021 yılında yaşanan büyük orman yangınlarının ardından Türkiye, yangın söndürme uçakları ve erken uyarı sistemleri konusunda yatırımlar yapmıştı. Kanada örneği, iklim değişikliğinin yangın sezonlarını uzatabileceğini ve daha geniş alanları tehdit edebileceğini gösteriyor. Ayrıca, yangınlardan kaynaklanan hava kirliliğinin sınır ötesi etkileri, Türkiye'nin komşu ülkelerle işbirliğini artırması gerektiğini ortaya koyuyor.