Kanada, savunma politikasında önemli bir dönüm noktasına yaklaşıyor. Pazartesi günü Savunma Bakanı Bill Blair, ülkesinin Küresel Muharip Hava Programı (GCAP) konusundaki tutumunu netleştirirken, asıl meselenin F-35 savaş uçağı alımından ziyade müttefikler arasındaki stratejik ilişkiler olduğunu vurguladı. Blair, Kanada’nın orta güçler arasında artan işbirliği çağrılarına katıldığını belirterek, savunma alanında yeni bir yaklaşıma işaret etti.
Gelişmenin Arka Planı
Kanada, 2010 yılından bu yana F-35 Lightning II programının bir ortağı olarak yer alıyor. Ancak son dönemde hükümet, gelecekteki hava muharebe kabiliyetleri için GCAP’a yönelik bir ilgi sinyali verdi. GCAP, Birleşik Krallık, İtalya ve Japonya tarafından geliştirilen altıncı nesil bir savaş uçağı projesi. Kanada’nın bu programa katılım olasılığı, F-35 alımını sorgulatan bir gelişme olarak görülüyor. Savunma Bakanı Blair, bu tercihin ‘ilişkileri güçlendirme’ amacı taşıdığını ve sadece bir silah sistemine bağlı kalmamanın önemini vurguladı.
Kanada hükümeti, F-35 alımı konusunda 2023 yılında 88 adetlik bir anlaşma imzalamıştı. Ancak teslimat takvimindeki gecikmeler ve maliyet artışları, Ottawa’yı alternatif arayışlara itti. Blair’in açıklamaları, Kanada’nın çok taraflı savunma işbirliklerine verdiği önemi ortaya koyuyor. Orta güçlerin bir araya gelerek NATO ve diğer ittifaklarda daha etkili bir rol oynaması gerektiğini savunan Bakan, GCAP’ın bu bağlamda sadece bir araç olduğunu ima etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
GCAP, 2035 yılında hizmete girmesi planlanan bir proje olarak, küresel savaş uçağı pazarında ABD’nin F-35’ine bir alternatif olarak görülüyor. Programın ortakları, dronlar ve yapay zeka destekli sistemlerle entegre bir hava muharebe ağı hedefliyor. Kanada’nın bu programa ilgisi, ABD ile savunma ilişkilerinde bir çeşitlenme anlamına gelebilir. Ancak Blair, mevcut F-35 taahhüdünün devam ettiğini, GCAP’ın ise uzun vadeli bir vizyon olduğunu söyledi.
Uzmanlar, Kanada’nın bu hamlesini ‘orta güç diplomasisi’ olarak tanımlıyor. Ülke, hem NATO müttefiki hem de Pasifik’te güvenlik endişeleri olan bir aktör olarak, kendini ABD’ye fazla bağımlı kılmadan küresel savunma ağlarında yer almak istiyor. Ayrıca, GCAP’a katılım, Kanada’nın savunma sanayii için teknoloji transferi ve yerli üretim fırsatları yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada’nın GCAP’a yönelmesi, Türkiye’nin savunma alanındaki bağımsızlaşma çabalarıyla paralel bir gelişme. Türkiye, F-35 programından çıkarılmasının ardından yerli KAAN (Milli Muharip Uçak) projesini geliştiriyor. Kanada’nın çok taraflı programlara yönelmesi, Türkiye gibi bağımsız savunma tedariki arayan ülkeler için bir model oluşturabilir. Ancak iki ülke arasında savunma sanayii işbirliği, geçmişte yaşanan S-400 ve insansız hava araçları krizleri nedeniyle sınırlı. Bu gelişme, Kanada’nın NATO içinde Türkiye’ye alternatif bir işbirliği kanalı açma ihtimalini gündeme getirebilir, ancak şu an için doğrudan bir etki beklenmemektedir.