Kanada'nın ABD'ye yönelik 27,6 milyar dolar değerindeki misilleme tarifeleri yürürlüğe girdi. Başkent Ottawa'nın kararı, Washington'ın çelik ve alüminyum ithalatına uyguladığı vergileri iki katına çıkararak %50'ye yükseltmesine yanıt olarak geldi. İki müttefik arasındaki ticaret anlaşmazlığı, karşılıklı sert açıklamalarla giderek derinleşiyor.
Ticaret Savaşının Arka Planı
ABD Başkanı Donald Trump, Mart 2025'te çelik ve alüminyum ithalatına yönelik %25'lik ek gümrük vergilerini duyurmuştu. Kanada başlangıçta bu vergilere karşı temkinli bir tutum izlerken, Washington'ın vergi oranlarını %50'ye çıkarması Ottawa'nın sabrını taşırdı. Kanada Başbakanı Mark Carney, "Amerika'nın haksız ve hukuksuz tarifelerine karşı kanadalı işçileri ve sanayiyi korumak için harekete geçiyoruz" açıklamasında bulundu.
Kanada'nın misilleme listesinde ABD menşeli çelik ürünleri, alüminyum mamuller, tarım ürünleri, beyaz eşya ve bazı tüketim malları yer alıyor. Toplam 27,6 milyar dolarlık bu liste, Kanada'nın ABD'ye yaptığı yıllık ihracatın yaklaşık üçte birine denk geliyor. Ottawa yönetimi, tarifelerin aşamalı olarak genişletilebileceği sinyalini de verdi.
Uzmanlara göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi yılda 1 trilyon doları aşıyor ve bu tür karşılıklı vergiler Kuzey Amerika'nın entegre tedarik zincirlerini ciddi şekilde sarsabilir. Özellikle otomotiv sektörü, sınırın her iki yakasında faaliyet gösteren fabrikalar nedeniyle en kırılgan alan olarak öne çıkıyor. Kanada Çelik Üreticileri Birliği, sektörde 30 bin doğrudan istihdamın risk altında olduğunu belirtti.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
ABD-Kanada ticaret gerilimi, sadece iki ülkeyi değil, tüm Kuzey Amerika'yı ve küresel piyasaları etkiliyor. ABD'nin diğer ticaret ortakları da benzer adımlar atabileceği için dünya ticaret hacminde daralma riski artıyor. Dünya Ticaret Örgütü, tarifelerin çok taraflı ticaret sistemine zarar verdiği uyarısında bulundu.
Kanada, misilleme tarifelerinin yanı sıra ABD'ye karşı Dünya Ticaret Örgütü nezdinde de şikayette bulunmayı planlıyor. Ancak Washington'ın DTÖ kararlarını veto etme eğilimi, bu yolu belirsiz kılıyor. Öte yandan Kanada, Avrupa Birliği ve Asya-Pasifik ülkeleriyle ticaretini çeşitlendirme arayışını hızlandırdı.
Ekonomistler, tarifelerin ABD'de enflasyonu körükleyebileceği, Kanada'da ise büyümeyi yavaşlatabileceği görüşünde. Kanada Merkez Bankası Başkanı Tiff Macklem, ticaret belirsizliğinin yatırım kararlarını olumsuz etkilediğini belirterek faiz politikasında temkinli bir duruş sergileyeceklerini açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ile Kanada arasındaki ticaret savaşı, küresel ticaret sisteminde korumacılık rüzgârlarını güçlendiriyor. Türkiye gibi ihracat odaklı ekonomiler için bu durum iki yönlü bir risk taşıyor: Bir yandan ABD pazarına yönelik çelik ve alüminyum ihracatı olumsuz etkilenebilir; diğer yandan Kanada'nın ABD'ye alternatif tedarik arayışı Türk ürünlerine yeni kapılar aralayabilir. Ayrıca, DTÖ'nün zayıflaması ve ticaret bloklarının sertleşmesi, Türkiye'nin kendi tarifelerini gözden geçirmesini ve ticaret ortaklıklarını çeşitlendirmesini zaruri kılıyor. Kısa vadede, Türk çelik ihracatçıları için rekabetçi bir ortam doğabilir, ancak belirsizlik yatırım kararlarını geciktirebilir.