Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ve Meksika arasındaki üçlü serbest ticaret anlaşmasının (USMCA) 16 yıl daha uzatılması için resmi çağrıda bulundu. Kanada Ticaret Bakanı Mary Ng tarafından ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ve Meksika Ekonomi Bakanı Marcelo Ebrard'a gönderilen mektupta, mevcut anlaşmanın 2026 yılında yapılacak ortak gözden geçirme toplantısında yenilenmesi teklif edildi. Bu teklif, Trump yönetiminin ticaret politikaları nedeniyle artan ekonomik ve siyasi baskıların gölgesinde geldi. Kanada, anlaşmanın sağladığı ticari istikrarın Kuzey Amerika ekonomisi için kritik olduğunu vurguluyor.
Kanada'nın bu teklifi, ABD Başkanı Donald Trump'ın yeniden seçilmesinin ardından gümrük tarifelerini artırma tehditleriyle karşı karşıya kaldığı bir döneme denk geliyor. Trump, görevdeki ilk döneminde USMCA'yı NAFTA'nın yerine geçen "en iyi ticaret anlaşması" olarak tanıtmıştı. Ancak son dönemde, Kanada ve Meksika'dan yapılan ithalata %25 gümrük vergisi uygulama sözü verdi. Bu durum, iki ülke için de ciddi ekonomik sonuçlar doğurabilir. Kanada ve Meksika, ABD'nin en büyük ticaret ortakları arasında yer alıyor ve günlük ticaret hacmi milyarlarca doları buluyor.
Mektupta, USMCA'nın 2026'da yapılması planlanan ortak değerlendirme toplantısının, anlaşmanın uzatılması için bir fırsat olarak kullanılması gerektiği belirtiliyor. Kanada ayrıca, anlaşmanın kurallarının güncellenmesi ve modern ticaret engellerini ele almak için bir fırsat olduğunu da ifade ediyor. Uzmanlara göre, anlaşmanın yenilenmemesi halinde üç ülke arasındaki ticari ilişkilerde belirsizlik artabilir ve bu da yatırımları olumsuz etkileyebilir. Kanada'nın bu girişimi, ABD'den gelen baskılara karşı bir önlem olarak da yorumlanıyor.
Anlaşmanın arka planı ve stratejik önemi
USMCA, 1 Temmuz 2020'de yürürlüğe girdi ve 1994'ten beri yürürlükte olan NAFTA'nın yerini aldı. Anlaşma, otomotiv, tarım, dijital ticaret ve fikri mülkiyet gibi birçok sektörde kurallar belirliyor. Ayrıca, işçi hakları ve çevre standartları konusunda da bağlayıcı hükümler içeriyor. Anlaşma, her altı yılda bir ortak gözden geçirme toplantısı yapılmasını ve 16 yılın sonunda otomatik olarak sona ermesini öngörüyor. Ancak tarafların uzlaşması halinde anlaşma süresiz olarak uzatılabiliyor.
Kanada'nın bu girişimi, sadece ticari kaygılarla değil, aynı zamanda Çin ile artan rekabet ve bölgesel tedarik zincirlerini güvence altına alma ihtiyacıyla da ilgili. Uzmanlar, Kuzey Amerika'nın Çin karşısında rekabetçi kalabilmesi için entegre bir pazar yapısının korunması gerektiğini vurguluyor. Bu bağlamda, Kanada'nın teklifi, aynı zamanda ABD'nin ticaret politikalarına karşı bir savunma mekanizması olarak da görülebilir.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD'nin ticaret savaşları endişesi
Trump yönetiminin uyguladığı gümrük tarifeleri ve korumacı politikalar, Kuzey Amerika ticaretini tehdit ediyor. ABD'nin Çin ile ticaret savaşı devam ederken, Kanada ve Meksika'ya yönelik tehditler, bu ülkeleri alternatif pazarlar aramaya itiyor. Meksika, bu riski azaltmak için Pasifik İttifakı ve AB ile ticaret anlaşmalarını derinleştirirken, Kanada da Avrupa ve Asya'da yeni ortaklıklar arıyor. Ancak her iki ülke de ABD pazarının öneminin farkında.
Kanada'nın teklifine Meksika'dan henüz resmi bir yanıt gelmezken, ABD'li yetkililerin konuya temkinli yaklaştığı bildiriliyor. Uzmanlar, ABD'nin anlaşmayı yenilemeden önce bazı değişiklikler talep edebileceğini, özellikle otomotiv sektöründe daha sıkı kurallar isteyebileceğini belirtiyor. Öte yandan, Kanada ve Meksika'nın ortak bir cephe oluşturması, ABD karşısında pazarlık güçlerini artırabilir. Eğer anlaşma yenilenmezse, üç ülke arasında gümrük tarifeleri yeniden yürürlüğe girebilir ve bu da küresel tedarik zincirlerini etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kuzey Amerika serbest ticaret bölgesinin akıbeti, küresel ticaret dinamiklerini doğrudan etkileyecektir. USMCA'nın sona ermesi veya zayıflaması, ABD'nin korumacı politikalarını daha da artırabilir ve bu durum Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin ABD pazarına erişimini zorlaştırabilir. Ayrıca, Kanada ve Meksika'nın alternatif pazarlara yönelmesi, Türkiye için yeni ticaret fırsatları yaratabilir. Türkiye, bu ülkelerle mevcut ticaret hacmini artırmak ve yeni iş birlikleri geliştirmek için proaktif adımlar atmalıdır. Sonuç olarak, Kuzey Amerika'daki ticari istikrar, küresel ekonominin genel sağlığı açısından kritik olduğu gibi, Türkiye'nin dış ticaret stratejilerini de şekillendirecektir.