Kamerun'un kuzeybatı bölgesinde, Wum kasabasındaki bir öğretmen yetiştirme merkezine düzenlenen silahlı saldırıda bir polis memuru hayatını kaybetti, aralarında öğretmenlerin de bulunduğu çok sayıda kişi kaçırıldı. Bölge valisi, saldırının silahlı bir grup tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı. Olay, ülkenin Anglofon bölgelerinde yıllardır süren ayrılıkçı çatışmaların son halkası olarak değerlendiriliyor.
Arka Plan: Anglofon Krizi ve Eğitim Hedefleri
Kamerun, 1961'de İngiliz ve Fransız sömürge bölgelerinin birleşmesiyle federal bir yapıya kavuştu ancak 1972'de üniter devlete geçildi. Bu tarihten itibaren İngilizce konuşan azınlık, merkezi hükümetin Fransız kökenli politikalarını ve ekonomik marjinalleşmeyi gerekçe göstererek zaman zaman protesto etti. 2016'da avukatlar ve öğretmenlerin başlattığı gösteriler, 2017'de silahlı ayrılıkçı grupların ortaya çıkmasıyla çatışmaya dönüştü. Kamerun'un kuzeybatı ve güneybatı bölgelerinde faaliyet gösteren bu gruplar, Ambazonia adı verilen bağımsız bir devlet kurma amacı güdüyor. Hükümet, bu grupları "terörist" olarak nitelendiriyor ve askeri operasyonlarla bastırmaya çalışıyor.
Çatışmalar sırasında okullar sık sık hedef alınıyor. Ayrılıkçı gruplar, Fransızca eğitim sistemini reddettikleri için devlet okullarını kapatmaya zorluyor; hükümet yanlısı güçler ise muhalif bölgelerde eğitim kurumlarını kontrol altında tutmaya çalışıyor. Öğretmenler ve öğrenciler, iki taraf arasında sıkışmış durumda. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2017'den bu yana bölgede 4.000'den fazla sivil hayatını kaybetti, 700.000'den fazla kişi yerinden edildi. Eğitim sektörü, bu çatışmadan en çok etkilenen alanlardan biri; yüzlerce okul kapandı, öğretmenler kaçırıldı veya öldürüldü.
Wum'daki saldırı, son aylarda artan şiddet olaylarının bir parçası. Bölge valisinin açıklamasına göre, saldırganlar öğretmen yetiştirme merkezine baskın düzenleyerek bir polis memurunu öldürdü ve aralarında öğretmenlerin bulunduğu bir grup insanı kaçırdı. Kaçırılanların akıbeti henüz bilinmiyor. Saldırıyı üstlenen olmadı, ancak bölgede aktif olan ayrılıkçı gruplardan biri olan Ambazonia Defence Forces (ADF) veya diğer silahlı grupların sorumlu olabileceği değerlendiriliyor. Kamerun hükümeti, olayla ilgili soruşturma başlattığını duyurdu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kamerun'daki Anglofon krizi, Batı Afrika'nın istikrarı açısından önemli bir sorun. Ülke, Nijerya, Çad, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Gabon ile komşu; bölgede faaliyet gösteren Boko Haram gibi terör örgütleriyle de mücadele ediyor. Kamerun, Fransa'nın bölgedeki en önemli müttefiklerinden biri ve Fransız askeri varlığına ev sahipliği yapıyor. Ancak Anglofon krizi, ülkenin iç istikrarını tehdit ederek bu işbirliğini zayıflatabilir. Ayrıca, kriz nedeniyle komşu ülkelere yönelen mülteci akını, bölgesel insani durumu kötüleştiriyor.
Uluslararası toplum, Kamerun'daki insan hakları ihlallerine dikkat çekiyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü, hem hükümet güçlerini hem de ayrılıkçı grupları sivil kayıplarından sorumlu tutuyor. Birleşmiş Milletler, diyalog çağrısı yapıyor ancak somut bir girişim bulunmuyor. Fransa ve ABD, Kamerun'a yönelik silah satışlarını kısıtlama veya insan hakları ihlalleri nedeniyle yaptırım uygulama konusunda isteksiz; zira bu ülkeler Kamerun'u bölgede terörle mücadelede kilit ortak olarak görüyor.
Öte yandan, Kamerun'un zengin doğal kaynakları (petrol, kakao, kereste) ve stratejik konumu, uluslararası aktörlerin ülkeye ilgisini artırıyor. Çin, son yıllarda Kamerun'da altyapı yatırımlarını artırdı; bu da Batılı ülkelerin nüfuzunu dengelemeye yönelik bir hamle olarak yorumlanıyor. Ancak iç çatışma, yatırım ortamını olumsuz etkiliyor ve ekonomik büyümeyi sekteye uğratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Kamerun ile doğrudan güçlü bir ticari veya stratejik bağı bulunmuyor; ancak Afrika'ya açılım politikası kapsamında Kamerun, Türkiye'nin kıtadaki ortaklarından biri. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) aracılığıyla kalkınma yardımları ve eğitim projeleri yürütülüyor. Kamerun'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım faaliyetlerini ve ekonomik işbirliklerini zorlaştırabilir. Ayrıca, Afrika'da artan Fransız karşıtlığı ve Rusya'nın etkisi, Türkiye'nin denge politikası izlemesini gerektiriyor. Ankara, hem Batı hem de Rusya ile ilişkilerini koruyarak bölgede aktif olmaya çalışıyor. Kamerun'daki kriz, Türkiye'nin Afrika'daki barış ve istikrar çabalarına katkı sunma potansiyelini test ediyor.