Kaliforniya'da eyalet meclisinde görüşülen tartışmalı bir yasa tasarısı, kamu kayıtlarına erişimi kısıtlayarak, kamuoyunun bilgi edinme hakkını ciddi şekilde sınırlandırmayı amaçlıyor. ABD'nin en kalabalık eyaletinde, temel bir demokratik ilke olan şeffaflık ilkesini zedeleyebilecek bu düzenleme, sivil toplum kuruluşları, gazeteciler ve bazı siyasetçiler tarafından sert şekilde eleştiriliyor. Tasarı, mevcut Kamu Kayıtları Yasası'nda (Public Records Act) değişiklik yaparak, belirli belgelerin kamuoyuyla paylaşılmasını engellemeyi hedefliyor.
Gelişmenin Arka Planı: Belirsiz bir soruna kötü çözüm
Yasa tasarısının savunucuları, mevcut sistemin kötüye kullanıldığını ve "kötü niyetli" taleplerin kamu kaynaklarını tükettiğini iddia ediyor. Ancak eleştirmenler, bu düzenlemenin gerçek sorunu çözmekten ziyade, hükümet faaliyetlerinin denetimini zorlaştıracağını belirtiyor. Kaliforniya'da kamu kayıtlarına erişim, eyalet anayasasında güvence altına alınmış temel bir haktır. Tasarının yasalaşması halinde, bu hakkın kapsamı daralacak ve vatandaşların hükümet kararlarını sorgulama yeteneği sınırlanacak.
Los Angeles Times yazarı Anita Chabria'nın da aralarında bulunduğu birçok gazeteci, tasarıyı "kamuoyunu karanlıkta bırakma girişimi" olarak nitelendiriyor. Chabria, konuyla ilgili köşe yazısında, bu derece kötü bir düzenlemeyle karşılaştığında, normalde karşı olduğu bir Trump destekçisi Cumhuriyetçi politikacıyla aynı fikirde olmak zorunda kaldığını ifade etti. Bu durum, tasarının ne denli sıra dışı ve tehlikeli olduğunu gözler önüne seriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: ABD'de şeffaflık krizi
Kaliforniya'daki bu girişim, ABD genelinde kamu kayıtlarına erişim konusunda artan bir eğilimin parçası olarak değerlendiriliyor. Pandemi döneminde birçok eyalet, acil durum gerekçesiyle bilgiye erişimi kısıtlamıştı. Bu tür kısıtlamalar, hükümetlerin hesap verebilirliğini azaltarak demokratik denetimi zayıflatıyor. Küresel ölçekte ise, Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde ABD'nin gerilemesi, bu tür yasaların etkisiyle ilişkilendiriliyor. Kaliforniya gibi büyük bir eyalette alınacak karar, diğer eyaletler ve ülkeler için de emsal teşkil edebilir.
Tasarının özellikle polis kayıtları, çevre raporları ve kamu ihaleleri gibi hassas alanlarda erişimi kısıtlaması, yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarılmasını engelleyebilir. Gazeteciler ve araştırmacılar, bu düzenlemenin "kamu yararına" yapılan haberleri ve denetimleri imkânsız hale getireceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kaliforniya'daki bu gelişme, küresel çapta bilgiye erişim ve şeffaflık standartlarının gerilemesi tehlikesine işaret ediyor. Türkiye'de de kamu kayıtlarına erişim konusunda benzer tartışmalar yaşanmaktadır. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun uygulanmasındaki aksaklıklar ve bazı kurumların bilgi paylaşımına direnci, Türkiye'de de şeffaflık karnesini olumsuz etkilemektedir. Kaliforniya'daki bu model, eğer yasalaşırsa, otoriter eğilimli hükümetler için bir referans noktası haline gelebilir. Türkiye açısından, bu tür kısıtlamaların yakından takip edilmesi ve demokratik denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Uluslararası baskılar ve sivil toplumun mücadelesi, Türkiye'de de bilgiye erişim hakkının korunmasına katkı sağlayabilir.