Küresel piyasalarda son dönemde yaşanan sert dalgalanmaların arkasında, yatırımcıların yükseliş trendini yakalamak için aşırı borçlanmasının yattığı belirtiliyor. NewEdge Wealth Yatırım Direktörü Cameron Dawson, piyasalarda görülen 'büyük kaldıraç artışının' ralliyi kovalamak amacıyla yapıldığını ve bu durumun oynaklığı artırmaya başladığını söyledi. Bloomberg'e konuşan Dawson, özellikle ABD hisse senedi piyasalarında son aylarda marj borcunun rekor seviyelere yaklaştığına dikkat çekti.
Kaldıraçlı İşlemlerin Yükselişi ve Riskleri
Kaldıraç, yatırımcıların daha fazla getiri elde etmek için borç para kullanarak pozisyon alması anlamına geliyor. Finansal İhtiyat Kurulu verilerine göre, ABD'de marj borcu Mayıs ayında 1,02 trilyon dolara ulaşarak pandemi öncesi seviyelerin oldukça üzerine çıktı. Federal Rezerv'in faiz indirim beklentileri ve yapay zeka şirketlerine olan ilgi, yatırımcıları risk almaya teşvik etti. Ancak Dawson, bu eğilimin tersine dönmesi durumunda kayıpların da aynı oranda büyüyeceğini vurguluyor: 'Kaldıraç, yükselişte olduğu gibi düşüşte de etkiyi katlıyor. Şu anda piyasalar aşağı yönlü hareketlere karşı çok kırılgan.'
Geçtiğimiz haftalarda ABD teknoloji hisselerinde yaşanan değer kayıpları, kaldıraçlı pozisyonların tasfiye edilmesine yol açarak satışları hızlandırdı. Özellikle Nvidia ve Tesla gibi yüksek beta hisselerinde görülen ani düşüşler, piyasa geneline yayıldı. Goldman Sachs stratejistleri, mevcut kaldıraç seviyelerinin tarihsel ortalamaların %20 üzerinde olduğunu ve bir düzeltme durumunda 500 milyar dolara kadar tasfiye yaşanabileceğini hesaplıyor.
Küresel Etkiler ve Merkez Bankalarının Rolü
Bu durum yalnızca ABD ile sınırlı kalmıyor. Avrupa ve Asya piyasalarında da kaldıraçlı işlem hacimleri artış gösteriyor. Japonya'da perakende yatırımcıların kaldıraçlı forex işlemleri, BoJ'un faiz politikasına duyarlılığı artırdı. Avrupa'da ise enerji krizinin ardından toparlanma çabasındaki şirketlerin borçluluk oranları yüksek seyrediyor. Dawson, merkez bankalarının faiz kararlarının bu dengeleri nasıl etkileyeceğine dikkat çekiyor: 'Fed'in faiz indirimi beklentileri kaldıracı körüklerken, ani bir politika değişikliği zincirleme tasfiyelere neden olabilir.'
Uluslararası Para Fonu (IMF) da Nisan ayında yayınladığı Küresel Finansal İstikrar Raporu'nda, yüksek kaldıraç oranlarının sistemik risk oluşturduğu uyarısında bulunmuştu. Raporda, hedge fonların ve özel sermaye şirketlerinin artan borçluluğu, piyasa şoklarını derinleştirebilecek bir faktör olarak gösteriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, küresel sermaye akışlarına açık bir ekonomi olarak bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Gelişmekte olan piyasalara yönelik risk iştahındaki dalgalanmalar, Türk lirası ve İstanbul Borsası üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'deki yatırımcıların da kaldıraçlı işlemlere ilgisi arttı; Borsa İstanbul'da kredili işlem hacmi geçen yıla göre %40 büyüdü. Küresel bir kaldıraç çözülmesi, bu pozisyonların tasfiyesi yoluyla iç piyasada volatiliteyi artırabilir. Merkez Bankası'nın rezerv yeterliliği ve döviz likiditesi, olası bir dış şoka karşı tampon oluştursa da, yatırımcıların dikkatli olması gerekiyor.