İran'a yönelik artan savaş söylemleri ve olası bir askeri müdahalenin gölgesinde uluslararası ticaret yolları tehlikeye girerken, Mısır'ın başkenti Kahire'de geri dönüştürülmüş atık ürünlerine olan talep beklenmedik bir şekilde yükseldi. Ancak bu artan talep, sektörün görünmez kahramanları olan ve şehrin devasa atık dağlarında geçim mücadelesi veren çöp toplayıcılarına (zabbalin) beklenen refahı getirmedi. Hamm madde fiyatlarındaki artış, ithalattaki aksamalar ve yerel ekonomik baskılar, geri dönüşüm zincirinin en kırılgan halkasını oluşturan bu işçilerin kazançlarını eritiyor. Uzmanlar, küresel emtia piyasalarındaki dalgalanmanın yerel geri dönüşüm ekosistemini nasıl etkilediğini yakından izlerken, Kahire'nin atık yönetimi sektörü hem fırsat hem de kriz ile karşı karşıya.
Gelişmenin Arka Planı
Mısır, yıllardır atık yönetiminde kayıt dışı bir sektöre bel bağlamış durumda. Kahire'nin yaklaşık 20 milyonluk nüfusu günde ortalama 15 bin ton çöp üretiyor ve bu atığın önemli bir kısmı, çoğunluğu Kıpti Hristiyan topluluğuna mensup zabbalin olarak bilinen çöp toplayıcıları tarafından toplanıp ayrıştırılıyor. Bu topluluk, onlarca yıldır şehrin atıklarını gayri resmi ama oldukça organize bir şekilde geri dönüştürerek hem çevre kirliliğini azaltıyor hem de ekonomiye katkı sağlıyor. Ancak son dönemde İran'a yönelik olası bir askeri operasyonun sinyallerini veren jeopolitik gerilimler, Basra Körfezi üzerinden geçen tedarik zincirlerini tehdit eder hale geldi. Bu durum, Mısır'ın plastik, metal ve kağıt gibi hammadde ithalatını zora sokarken, yerel geri dönüştürülmüş malzemelere olan talebi patlattı. Yerel üreticiler, ithalattaki aksama nedeniyle daha ucuz ve erişilebilir olan Kahire'nin atıklarından elde edilen ikincil hammaddelere yöneldi.
Öte yandan, bu talep artışı fiyatlara da yansıdı. Geri dönüştürülmüş plastik, kağıt ve metal fiyatları son aylarda önemli ölçüde yükseldi. Ancak bu artıştan asıl kazancı, atığı toplayıp ayrıştıran işçiler değil, arada yer alan tüccarlar ve büyük geri dönüşüm şirketleri elde ediyor. Zabbalinler, yakıt maliyetlerindeki artış, araç bakım giderlerindeki yükseliş ve belediyenin katı atık yönetimi reformları nedeniyle sıkışmış durumda. Mısır hükümetinin 2019'dan beri uyguladığı yeni atık yönetim sistemi, özel şirketlere devredilen toplama yetkileriyle zabbalinlerin iş alanını daraltmıştı. Şimdi ise artan talep, bu işçilerin pazarlık gücünü artırmak yerine, aracıların kârını büyütüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kahire'deki bu durum, aslında küresel geri dönüşüm ekonomisindeki kırılganlıkların bir yansıması. Dünya genelinde Çin'in 2018'de atık ithalatını yasaklamasıyla başlayan değişim, Güneydoğu Asya ülkelerinin de benzer kısıtlamalar getirmesiyle geri dönüşüm piyasalarını altüst etmişti. Şimdi ise Orta Doğu'daki çatışma riski, hammadde akışını yeniden şekillendiriyor. Bölge ülkeleri, tedarik güvenliğini artırmak için yerel geri dönüşüm kapasitelerini güçlendirmeye çalışıyor. Mısır, bu bağlamda hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik dayanıklılık açısından atık sektörünü dönüştürmeye çalışıyor. Ancak bu dönüşümün, sektörün en yoksul kesimlerini daha da marjinalleştirmemesi için kapsayıcı politikalar geliştirilmesi gerekiyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın (UNEP) verilerine göre, gelişmekte olan ülkelerde atık toplayıcıları, geri dönüşüm iş gücünün önemli bir bölümünü oluşturuyor ve bu işçilerin sosyal güvencelere erişimi oldukça sınırlı. Mısır'daki zabbalinler de benzer bir durumla karşı karşıya; kayıt dışı çalışıyorlar, sendikal hakları yok ve sağlık sigortasından yoksunlar. Uzmanlar, sürdürülebilir bir atık yönetimi için bu işçilerin resmi sisteme entegrasyonunun şart olduğunu vurguluyor.
Mısır'ın Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail ile olan ticari ilişkileri de bu bağlamda önem taşıyor. İran'a yönelik olası bir çatışma, Süveyş Kanalı'ndan geçen ticaret hacmini doğrudan etkileyebilir. Bu da Mısır'ın ihracat gelirlerinde ciddi dalgalanmalara yol açabilir. Dolayısıyla geri dönüşüm sektörünün güçlendirilmesi, Mısır'ın ithalat bağımlılığını azaltacak ve dış şoklara karşı direncini artıracaktır. Ancak bu stratejik hedef, sektörün emek yoğun yapısı gözetilerek, tabandan tavana bir yaklaşımla ele alınmalıdır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kahire'deki bu gelişme, Türkiye için de önemli dersler ve fırsatlar barındırıyor. Türkiye, son yıllarda geri dönüşüm sektöründe önemli atılımlar yapmasına rağmen, hâlâ atık ithalatına bağımlı ve kayıt dışı çöp toplayıcıları benzer sorunlar yaşıyor. Bölgede İran'a yönelik olası bir çatışma, Türkiye'nin de ticaret yollarını etkileyebilir; bu nedenle Türkiye'nin yerel geri dönüşüm kapasitesini güçlendirmesi ve bu sektörde çalışan işçilerin koşullarını iyileştirmesi stratejik öneme sahiptir. Ayrıca, Mısır'daki gelişmeler, Türk müteahhitlik ve atık yönetimi firmaları için bölgesel iş birliği fırsatları sunabilir. Ankara'nın, Kahire ile artan diplomatik temaslarını ekonomik alana da taşıyarak, geri dönüşüm ve çevre teknolojileri alanında ortak projeler geliştirmesi olası görünüyor.