JPMorgan Chase & Co.'nun baş stratejisti Mislav Matejka, Avrupa hisse senedi piyasalarına yönelik olumlu görüşünü bir kez daha teyit ederek yıl sonu hedefini yukarı yönlü revize etti. İran ile yaşanan askeri gerilimin Avrupa borsalarını sert şekilde etkilemesine rağmen, Matejka bu düşüşün geçici olduğu öngörüsünde bulunmuştu. Şimdi ise bu tahminini güçlendirerek Bloomberg anketinde yer alan diğer stratejistler arasında en yüksek hedefi belirleyen isim oldu. Matejka, Avrupa Stoxx 600 endeksi için yıl sonu hedefini 540 puana çıkarırken, bu rakam endeksin mevcut seviyesine göre yaklaşık %9'luk bir yükseliş potansiyeline işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Matejka'nın iyimserliği, bir dizi makroekonomik ve jeopolitik faktörün birleşimine dayanıyor. İran ile İsrail arasındaki çatışmaların kısa sürede kontrol altına alınacağını ve bunun piyasalar üzerinde kalıcı bir etki yaratmayacağını savunan stratejist, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) bu yıl içinde faiz indirimlerine başlayacağını ve bunun hisse senetleri için olumlu bir zemin oluşturacağını belirtiyor. Ayrıca, Avrupa şirketlerinin kâr marjlarının pandemi öncesi seviyelere göre daha dirençli olduğunu ve enerji maliyetlerindeki düşüşün bu durumu desteklediğini ifade ediyor. JPMorgan'ın iç tahminlerine göre, Stoxx 600 şirketlerinin 2024 yılı kâr büyümesi %8 civarında gerçekleşebilir.
Matejka'nın hedef revizyonu, özellikle bankacılık ve enerji sektörlerine olan güvenini yansıtıyor. Bankacılık hisselerinin faiz oranlarının yüksek kaldığı bir ortamda güçlü kalmaya devam edeceğini, enerji şirketlerinin ise jeopolitik riskler ve arz kısıtları nedeniyle prim yapabileceğini öngörüyor. Stratejist ayrıca, Avrupa'nın Çin'e olan ihracat bağımlılığının azalmasıyla birlikte, bölgesel hisselerin daha az dış şoka maruz kalacağını iddia ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Matejka'nın iyimser tahminleri, küresel yatırımcıların dikkatini Avrupa piyasalarına çekiyor. ABD'deki yüksek faiz ortamı ve Çin'deki yavaşlama endişeleri nedeniyle alternatif arayışında olan fonlar, Avrupa'ya yönlenebilir. Ancak bu iyimserlik, jeopolitik risklerin devam etmesi halinde sorgulanabilir. İran krizi, enerji fiyatlarında yeniden yükselişe yol açarsa, Avrupa ekonomisi üzerinde baskı oluşturabilir ve stokastik modeller Matejka'nın öngörülerini geçersiz kılabilir. Yine de, Avrupa borsalarının düşük değerlemeleri ve artan şirket kârlılığı, uzun vadeli yatırımcılar için cazip bir fırsat sunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa borsalarındaki bu olumlu görünüm, Türkiye için dolaylı da olsa önemli sinyaller taşıyor. Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olan Avrupa Birliği ekonomisinin canlanması, Türk ihracatçıları için olumlu bir talep ortamı yaratabilir. Öte yandan, İran geriliminin Avrupa'da enerji fiyatlarını yükseltmesi, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını artırabilir. Matejka'nın iyimser senaryosu gerçekleşirse, Avrupa'da artan yatırımcı güveni, gelişmekte olan piyasalara da pozitif yansıyabilir ve Türkiye'ye yönelik sermaye akışlarını destekleyebilir. Ancak jeopolitik risklerin devamı halinde, Türkiye'nin bölgesel istikrarsızlıktan olumsuz etkilenme olasılığı yüksek.