Avrupa genelinde bir haftayı aşkın süredir etkili olan ve yüzlerce kişinin ölümüne yol açan rekor sıcak hava dalgası, Güneydoğu Avrupa'da da etkisini göstermeye başladı. Balkanlar, Pazartesi günü itibarıyla kavurucu sıcaklıkların ve yayılan orman yangınlarının pençesinde. Belgrad ve Roma merkezli gelişmeler, bölgenin iklim krizi karşısındaki kırılganlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Yüzlerce Can Kaybı ve Sağlık Krizi
Sıcak hava dalgası, özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireyler olmak üzere birçok kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Sağlık yetkilileri, aşırı sıcakların kalp ve solunum rahatsızlıklarını tetiklediğini, bunun da hastanelerdeki acil servis başvurularını olağanüstü artırdığını belirtiyor. Sırbistan'da sıcaklıkların 40 santigrat dereceyi aşması beklenirken, Romanya ve Bulgaristan'da da benzer uyarılar yapılıyor. İtalya'da ise 16 kentte kırmızı kodlu sıcak hava uyarısı yürürlükte. Uzmanlar, iklim değişikliği nedeniyle bu tür aşırı hava olaylarının sıklığının ve şiddetinin arttığına dikkat çekiyor.
Orman Yangınları Kontrol Altına Alınamıyor
Kuraklık ve yüksek sıcaklıklarla birleşen kuvvetli rüzgarlar, özellikle Hırvatistan'ın Adriyatik kıyıları ve Bosna-Hersek'te orman yangınlarının hızla yayılmasına yol açtı. İtfaiye ekipleri, alevlerle mücadelede yetersiz kalırken, bazı bölgelerde tahliyeler başladı. Kuzey Makedonya'da ise bir yangın söndürme uçağının düşmesi sonucu iki pilot hayatını kaybetti. Yunanistan, İtalya ve Fransa da geçtiğimiz haftalarda şiddetli orman yangınlarıyla boğuşmuştu. Uzmanlar, Akdeniz havzasının iklim değişikliği nedeniyle bir 'yangın kuşağına' dönüştüğü uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Balkanlar ve Güney Avrupa'daki bu gelişmeler, Türkiye için de ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, benzer coğrafi ve iklimsel koşullara sahip olması nedeniyle aşırı sıcak hava dalgaları ve orman yangınları riskiyle karşı karşıya. 2021 yılındaki büyük yangın felaketinin ardından, Türkiye'nin afet yönetimi kapasitesini güçlendirmesi ve iklim değişikliğine uyum politikalarını hızlandırması kritik önem taşıyor. Bu durum, aynı zamanda bölgesel iş birliğini ve AB'nin iklim politikalarına uyumu da beraberinde getiriyor. Türk dış politikası, bu tür krizlerde komşularıyla ortak müdahale mekanizmaları geliştirerek etkinliğini artırabilir.