Eski ABD First Lady'si Jill Biden, kocası Başkan Joe Biden'ın yönetiminde görev yapmış bir Demokrat Partili yetkilinin yeni anı kitabını hedef alan eleştirisine sert bir dille karşılık verdi. "Bana telefon açın ve bunu yüzüme söyleyin" diyen Biden, bu tarz açıklamaların partide "acı verici bir tartışma" başlatabileceği uyarısında bulundu. Eğitimci kimliğiyle tanınan 72 yaşındaki Jill Biden, 'Where the Light Enters' adlı kitabının tanıtım turu sırasında ortaya çıkan bu gerilimle, Beyaz Saray sonrası siyasi arenada aktif kalma niyetini de gösterdi. Parti içi muhalefetin Biden yönetimine yönelik eleştirilerinin yoğunlaştığı bir dönemde gelen bu yanıt, Demokrat Parti'nin 2024 seçimleri öncesi iç hesaplaşmasının bir yansıması olarak görülüyor.
Gelişmenin arka planı
Jill Biden'ın tepki gösterdiği ismin kim olduğu henüz netlik kazanmasa da, Demokrat çevrelerde bu kişinin Biden yönetiminin ilk yıllarında üst düzey bir görevde bulunduğu belirtiliyor. Söz konusu yetkili, özel bir sohbette Jill Biden'ın kitabının partiye faydadan çok zarar getirebileceğini, gereksiz bir "iç savaş" başlatabileceğini ifade etmişti. Jill Biden ise ABC News'e verdiği röportajda bu eleştiriyi "küstahça" olarak nitelendirirken, "Beni tanıyorsanız, derdinizi bana doğrudan anlatmaktan çekinmeyin. Telefon numaramı biliyorsunuz," ifadelerini kullandı. Eski First Lady, Beyaz Saray yıllarında da benzer eleştirilere maruz kaldığını ancak her zaman açık iletişimi tercih ettiğini vurguladı.
Kitap, Bidenların Beyaz Saray dönemini, Joe Biden'ın 2020 seçim kampanyasını ve Jill Biden'ın eğitimci kimliğiyle yürüttüğü projeleri anlatıyor. Ancak bazı bölümlerde, Biden yönetimindeki iç tartışmalara ve alınan bazı kararların perde arkasına dair ipuçları verilmesi, parti içi muhalefeti rahatsız etmiş görünüyor. Jill Biden, kitabında özellikle eşinin Afganistan'dan çekilme kararı ve enflasyonla mücadele politikalarına dair kişisel gözlemlerine yer vermesiyle dikkat çekmişti.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu tartışma, yalnızca bir kitap eleştirisinin ötesinde, ABD siyasetindeki daha geniş bir kırılmanın yansıması olarak değerlendiriliyor. Demokrat Parti içinde Biden yönetiminin performansına dair artan hoşnutsuzluk, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde partinin birliğini tehdit ediyor. Anketler, Joe Biden'ın onay oranının yüzde 40 civarında seyrettiğini gösterirken, parti tabanında özellikle genç ve ilerici seçmenler arasında hayal kırıklığı büyüyor. Jill Biden'ın bu çıkışı, Biden ailesinin siyasi geleceği konusunda endişeleri olduğu yorumlarına yol açtı. Beyaz Saray sözcüsü konuya ilişkin yorum yapmazken, First Lady'nin bu hamlesi aslında Joe Biden'ın yeniden seçilme şansına olan inancını da ele veriyor olabilir.
Uluslararası basında bu gelişme, ABD'nin küresel liderlik rolüyle ilişkilendiriliyor. Zayıf bir Demokrat Parti'nin, özellikle Çin ve Rusya karşısında ABD'nin elini zayıflatabileceği yorumları yapılıyor. Öte yandan, Biden yönetiminin Avrupa ve NATO müttefikleriyle kurduğu işbirliğinin sürekliliği açısından da parti içi istikrar önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu haber doğrudan Türkiye ile ilgili olmasa da, ABD'deki siyasi gelişmelerin Türkiye-ABD ilişkilerine yansımaları açısından önemli bir gösterge olarak değerlendirilebilir. Demokrat Parti içindeki tartışmalar, Biden yönetiminin dış politika önceliklerini yeniden şekillendirebilir. Türkiye, özellikle F-16 satışı ve İsveç'in NATO üyeliği gibi konularda ABD Kongresi'ndeki desteğe ihtiyaç duyuyor. Jill Biden'ın kitabı etrafındaki bu iç hesaplaşma, Kongre'deki Türkiye karşıtı söylemleri artırabileceği gibi, yönetimin dış politikada daha temkinli adımlar atmasına da yol açabilir. Türk yetkililerin bu süreçte Demokrat Parti içindeki dengeleri yakından takip etmesi gerekiyor.