Japonya Maliye Bakanı Shunichi Suzuki, yenin dolar karşısında son 34 yılın en düşük seviyelerine gerilemesinin ardından hükümetin döviz piyasasına 'her an' müdahale etmeye hazır olduğunu söyledi. Suzuki, Tokyo'da gazetecilere yaptığı açıklamada, 'Spekülatif hareketler de dahil olmak üzere aşırı dalgalanmalara karşı tüm seçenekleri masada tutuyoruz' dedi. Bu açıklama, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) faiz oranlarını sabit tutma kararının ardından yenin dolar karşısında 154,40 seviyesine kadar gerilemesiyle geldi. Piyasalar, Japonya'nın 2022 sonbaharında olduğu gibi doğrudan yen alımına yönelik bir müdahale yapabileceğine kesin gözüyle bakıyor.
Müdahale sinyali ve piyasa beklentileri
Japonya'nın üst düzey döviz diplomatı Masato Kanda da benzer şekilde, 'Piyasaları yakından izliyoruz ve gerekli adımları atmaya hazırız' diyerek müdahale sinyalini güçlendirdi. Ekonomistler, 2022'de üç kez müdahale eden Japonya'nın bu kez de benzer bir strateji izleyeceğini tahmin ediyor. Ancak bu müdahalenin etkili olup olmayacağı tartışmalı. Zira o dönemde 151,94 seviyesinden döndürülen yen, bu kez 154,40'ı aşarak yeni bir dip yaptı. Kanda, 'Müdahale miktarına değil, piyasa koşullarına bakıyoruz' diyerek beklentileri yönetmeye çalıştı.
Japonya Merkez Bankası'nın bu ayki faiz artırımına rağmen, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerini erteleyebileceği beklentisi yen üzerindeki baskıyı artırıyor. Fed Başkanı Jerome Powell'ın faiz indirimi için enflasyonun düşmesini bekleyeceğini söylemesi, dolar/yen paritesini yukarı itti. Uzmanlar, mevcut kurun Japonya'nın ihracatını desteklese de, ithalat maliyetlerini artırarak tüketici enflasyonunu tetiklediğine dikkat çekiyor.
Küresel etkileri ve olası sonuçları
Yenin değer kaybı, yalnızca Japonya için değil, tüm Asya piyasaları için risk oluşturuyor. Güney Kore wonu ve Çin yuanı gibi diğer Asya para birimleri de dolar karşısında baskı altında. Bu durum, Asya merkez bankalarının da rekabetçi devalüasyon endişesiyle harekete geçmesine neden olabilir. Öte yandan, Japonya'nın müdahalesi, ABD Hazine Bakanlığı'nın 'para manipülasyonu' listesine girme riskini de beraberinde getiriyor. Ancak Suzuki, 'Müdahale yalnızca aşırı dalgalanmaları engellemek içindir, manipülasyon değildir' diyerek bu endişeleri gidermeye çalıştı.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve ABD'li yetkililer, piyasa belirleyici kur politikasını desteklese de, ani müdahalelerin geçici çözüm olduğu konusunda uyarıyor. Ekonomistler, Japonya'nın kalıcı bir çözüm için BOJ'un faiz artırım döngüsünü hızlandırması gerektiğini savunuyor. Ancak Japonya'nın yüksek kamu borcu, bunu zorlaştırıyor. Önümüzdeki günlerde yenin 155 seviyesini test etmesi halinde müdahalenin kaçınılmaz olduğu belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'nın yen müdahalesi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye de benzer şekilde döviz kuru dalgalanmalarıyla mücadele ediyor. Ancak Japonya'nın müdahalesi, kısa vadeli bir çözüm olarak görülürken, Türkiye'nin yapısal sorunları daha farklı. Küresel ölçekte yenin istikrar kazanması, Türkiye'nin dış ticaretinde dolara alternatif bir para birimi olarak yeni kullanım alanı yaratabilir. Ayrıca, Japonya'nın faiz politikası, gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını etkileyebilir. Türkiye, bu süreçte kendi para politikasını bağımsız şekilde yürütürken, benzer spekülatif ataklara karşı hazırlıklı olmalıdır.