Japonya hükümeti, 2025 mali yılı için 8,5 trilyon yen (yaklaşık 55,6 milyar ABD doları) tutarında rekor bir savunma bütçesi talep etmeye hazırlanıyor. Bu rakam, ülkenin savunma harcamalarında şimdiye kadar görülen en yüksek seviyeye işaret ederken, özellikle yapay zekâ (AI) ve otonom sistemlere yapılacak yatırımların öne çıkması dikkat çekiyor. Japonya Savunma Bakanlığı'nın, Çin'in askeri yığınağı ve Kuzey Kore'nin füze tehditleri karşısında savunma kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla hazırladığı bütçe taslağının, önümüzdeki hafta Kabine tarafından onaylanması bekleniyor. Bu kapsamda, füze savunma sistemlerinin modernizasyonu ve uzun menzilli saldırı kapasitesinin geliştirilmesi de bütçenin ana kalemlerini oluşturuyor.
Gelişmenin arka planı
Japonya, Aralık 2022'de kabul ettiği Ulusal Savunma Stratejisi ile 2023-2027 döneminde savunma harcamalarını GSYİH'nın yüzde 2'sine çıkarma hedefini benimsemişti. Bu strateji, ülkenin savaş sonrası dönemde izlediği pasif savunma politikasından köklü bir sapmayı temsil ediyor. Tokyo yönetimi, Çin'in Tayvan'a yönelik artan askeri baskısı ve Kuzey Kore'nin nükleer ve balistik füze programlarının yarattığı tehdide karşı, 'düşman üslerine karşı saldırı' yeteneği de dahil olmak üzere caydırıcılık kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor.
Bakanlığın bütçe teklifinde, yapay zekâ destekli komuta kontrol sistemleri ve otonom insansız hava araçlarının (İHA) geliştirilmesi için 1 trilyon yenin üzerinde kaynak ayrılması planlanıyor. Bu teknolojilerin, özellikle insan gücü eksikliğini gidermesi ve sahada karar alma süreçlerini hızlandırması bekleniyor. Ayrıca, mevcut Aegis destroyerlerine ek olarak, denizde füze savunma yeteneğini artıracak yeni savaş gemilerinin inşası ve karadan gemilere fırlatılan uzun menzilli seyir füzelerinin (Type 12) geliştirilmesi de bütçede yer alıyor.
Japonya Başbakanı Fumio Kişida, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 'Japonya'nın güvenliğini sağlamak için gerekli tüm adımları atmaya kararlıyız. Bu bütçe, değişen güvenlik ortamına uyum sağlama ve caydırıcılığımızı güçlendirme konusundaki kararlılığımızın bir göstergesidir' ifadelerini kullandı. Ancak bu harcamaların finansmanı için hükümetin vergi artışlarına gitme olasılığı, kamuoyunda tartışmalara yol açıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu bütçe artışı, yalnızca Japonya'nın savunma politikasında değil, bölgesel güç dengesinde de önemli bir değişime işaret ediyor. Çin yönetimi, Japonya'nın askeri kapasitesini artırmasını 'bölgesel istikrarı bozucu' olarak nitelendirirken, ABD ise müttefikinin bu adımını memnuniyetle karşılıyor. Washington, Tokyo'nun savunma harcamalarını artırmasını, Çin'in artan etkisine karşı Indo-Pasifik bölgesinde ortak bir cephe oluşturma çabalarının bir parçası olarak görüyor.
Japonya'nın bu adımı, Güney Kore ve Avustralya gibi bölgedeki diğer ABD müttefiklerini de benzer savunma modernizasyonu programlarına teşvik edebilir. Uzmanlar, Japonya'nın yapay zekâ ve otonom sistemlere yaptığı yatırımların, gelecekteki çatışmalarda insansız sistemlerin rolünü artıracağını ve küresel savunma sanayisinde yeni bir rekabet alanı yaratacağını belirtiyor. Ayrıca, bu teknolojilerin siber savaş ve bilgi operasyonlarıyla birlikte kullanılması, güvenlik anlayışını kökten değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'nın savunma bütçesindeki bu rekor artış, Türkiye açısından doğrudan bir tehdit oluşturmamakla birlikte, küresel savunma trendleri açısından önemli sinyaller veriyor. Japonya'nın yapay zekâ odaklı savunma teknolojilerine yaptığı yatırım, Türkiye'nin savunma sanayisindeki benzer çalışmalarıyla paralellik gösteriyor. Türkiye'nin İHA/SİHA alanındaki başarısı ve artan ihracatı, bu alandaki rekabeti kızıştırabilir. Öte yandan, Japonya'nın savunma harcamalarını artırması, bölgesel dengeleri etkileyerek Türkiye'nin de içinde bulunduğu Avrupa-Asya güvenlik mimarisinde dolaylı sonuçlar doğurabilir. Türkiye'nin NATO içindeki rolü ve savunma sanayisinin ihracat hedefleri düşünüldüğünde, bu gelişmenin takip edilmesi ve olası iş birliği alanlarının araştırılması, stratejik açıdan faydalı olabilir.