Japonya'da çekirdek tüketici fiyat endeksi, bu yıl ilk kez Bank of Japan'ın (BOJ) %2'lik hedefinin üzerine çıkarak yıllık bazda %2,1 artış gösterdi. Ekim ayına ait veriler, ülkenin uzun süredir devam eden düşük enflasyon ortamından çıkış sinyali verirken, piyasalarda Aralık ayında faiz artırımı beklentisini güçlendirdi. BOJ'un para politikası toplantısı öncesinde açıklanan veri, merkez bankasının normalleşme adımlarını hızlandırabileceği yorumlarına yol açtı.
Enflasyon Verisinin Detayları ve BOJ Politikası
Japonya İçişleri Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, çekirdek enflasyon (taze gıda hariç) Ekim ayında yıllık %2,1 ile piyasa beklentisi olan %1,9'un üzerinde gerçekleşti. Eylül ayında bu oran %1,8 seviyesindeydi. Enerji fiyatlarındaki artış ve hizmet sektöründeki fiyat baskıları enflasyonu yukarı çeken ana faktörler oldu. Gıda ve enerji hariç çekirdek-çekirdek enflasyon ise %2,3 ile yapışkan seyretti. Bu gelişme, BOJ'un uzun süredir savunduğu "geçici" enflasyon tezinin sorgulanmasına neden oldu.
Bank of Japan, 2016'dan bu yana negatif faiz politikası ve getiri eğrisi kontrolü (YCC) gibi olağanüstü genişletici önlemler uyguluyordu. Mart 2024'te negatif faizden çıkarak ilk adımı atmış, ancak piyasa oyuncuları sonraki adımların zamanlaması konusunda tereddütlüydü. Şimdi ise Ekim enflasyon verisi, BOJ'un 19 Aralık'taki toplantısında 25 baz puanlık bir faiz artırımına gitme olasılığını %70'in üzerine taşıdı. Swap piyasaları, Aralık toplantısında faiz artırımını fiyatlamaya başladı bile.
BOJ Başkanı Kazuo Ueda, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamalarda, enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde hedefe yaklaştığına dair daha fazla kanıt görmek istediklerini belirtmişti. Ekim verisi, Ueda'nın elini güçlendiriyor. Uzmanlar, BOJ'un faiz artırımıyla birlikte getiri eğrisi kontrolünü de esnetebileceğini, hatta tamamen kaldırabileceğini öngörüyor. Nomura ve Goldman Sachs gibi kurumlar, Aralık ayında faiz artırımı beklediklerini açıkladı.
Küresel Piyasalara Etkileri ve Bölgesel Boyut
Japonya'da faiz artırımı beklentisi, küresel tahvil piyasalarında dalgalanma yaratabilir. Uzun süredir düşük faizle fon sağlayan Japon yatırımcıların, faizlerin yükselmesiyle birlikte denizaşırı varlıklardan çıkabileceği ve bunun ABD Hazine tahvilleri ile Avrupa bonoları üzerinde satış baskısı oluşturabileceği belirtiliyor. Ayrıca yenin değer kazanması, Japonya'nın ihracat rekabetini olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, Japonya'nın enflasyonla mücadelede normale dönmesi, küresel merkez bankalarının para politikası senkronizasyonu açısından da önemli. Fed ve ECB'nin faiz indirimine gittiği bir dönemde BOJ'un sıkılaşması, küresel likidite koşullarını sıkılaştırabilir.
Asya-Pasifik bölgesinde ise Japonya'nın faiz artırımı, bölgesel para birimleri üzerinde baskı oluşturabilir. Güney Kore, Tayvan ve Tayland gibi ihracatçı ülkeler, Japon yeni karşısında rekabet avantajı sağlamak için para politikalarını gevşetmeye yönelebilir. Ancak Çin'in ekonomik yavaşlaması ve emlak krizi, bölgesel merkez bankalarının manevra alanını kısıtlıyor. Japonya'nın normalleşme süreci, bölgesel sermaye akımlarını da etkileyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'nın faiz artırımı beklentisi, doğrudan Türkiye ile ilgili olmasa da küresel risk iştahı üzerinden dolaylı etkiler yaratabilir. Japon yatırımcıların yen carry trade pozisyonlarını kapatması, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışına yol açabilir; bu durumda Türkiye gibi yüksek dış finansman ihtiyacı olan ülkelerin borçlanma maliyetleri artabilir. Ayrıca yenin değer kazanması, Türkiye'nin Japonya ile olan ticaretinde rekabet koşullarını değiştirebilir. Ancak Türkiye'nin son dönemde uyguladığı sıkı para politikası ve cari açığındaki iyileşme, dış şoklara karşı direncini artırmış durumda. Yine de küresel faiz trendindeki bu değişim, TCMB'nin faiz indirim takvimini etkileyebilir.