ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'a düzenlediği saldırıların ardından ham petrol ve dizel fiyatlarında yaşanan keskin artışa karşılık olarak, Soğuk Savaş dönemine ait Savunma Üretim Yasası'nı (Defense Production Act) petrol üretimi ve rafineri kapasitesini artırmak amacıyla devreye aldı. Karar, küresel enerji piyasalarında arz güvenliği endişelerinin arttığı bir dönemde alındı.
Yasanın Arka Planı ve Kullanım Amacı
Savunma Üretim Yasası, 1950'lerde Kore Savaşı sırasında çıkarılan ve başkana ulusal savunma için kritik mal ve hizmetlerin üretimini yönlendirme yetkisi veren bir yasadır. Trump yönetimi, bu yetkiyi kullanarak petrol şirketlerine üretimi artırmaları için talimat verebilir, rafinerilere öncelikli hammadde sağlanmasını emredebilir ve gerekirse fiyat kontrolleri veya stok zorunlulukları getirebilir. Karar, özellikle benzin ve dizel fiyatlarının seçim yılında siyasi baskı oluşturmasını engellemeyi hedefliyor.
Şubat ayında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırıları, Basra Körfezi'nde gerilimi tırmandırmış ve petrol arzında kesinti endişelerini artırmıştı. Ham petrol fiyatları saldırıların hemen ardından varil başına 10 doların üzerinde artış göstermiş, dizel fiyatları ise Avrupa ve Asya piyasalarında rekor seviyelere yaklaşmıştı. Trump yönetimi, İran'ın misilleme tehditlerini ve Hürmüz Boğazı'ndaki olası kapanma riskini gerekçe göstererek stratejik petrol rezervlerinden satış yapmış, ancak fiyatlar üzerindeki baskı sürmüştü.
Küresel Piyasalara ve Enerji Dengelerine Etkisi
Savunma Üretim Yasası'nın devreye alınması, ABD'nin iç petrol üretimini hızlandırmayı amaçlasa da, rafineri kapasitesi ve ham petrol kalitesi uyumsuzlukları nedeniyle kısa vadede sınırlı etki yaratabilir. Uzmanlar, yasanın daha çok sembolik bir mesaj olduğunu ve piyasalara "hükümet arzı artırmak için her yolu deneyecek" sinyali verdiğini belirtiyor. Öte yandan, OPEC+ ülkelerinin üretim kısıtlamalarını sürdürmesi ve İran'ın petrol ihracatının yaptırımlar nedeniyle zaten kısıtlı olması, arz açığının kapanmasını zorlaştırıyor.
Asya piyasaları, kararın ardından karışık bir seyir izledi. Brent petrol vadeli işlemleri gün içinde yüzde 2'lik bir düşüşle 92 dolar seviyesine gerilerken, dizel vadeli kontratları Singapur'da yüzde 1,5 değer kaybetti. Ancak analistler, jeopolitik risklerin devam etmesi halinde fiyatların yeniden yükselebileceği uyarısında bulunuyor. ABD Enerji Bakanlığı, yasanın kullanımıyla ilgili detaylı bir açıklama yapmadı, ancak üst düzey bir yetkili, "Başkan, Amerikan halkını yüksek enerji fiyatlarından korumak için tüm araçları kullanmaya kararlı" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ithalatında büyük ölçüde dışa bağımlı bir ülke olarak petrol fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkileniyor. ABD'nin Savunma Üretim Yasası'nı devreye alması, küresel arz endişelerini bir miktar hafifletse de, Türkiye'nin cari açığı ve enflasyonu üzerindeki baskının sürmesi bekleniyor. Ayrıca, İran'a yönelik saldırılar ve bölgesel gerilim, Türkiye'nin enerji tedarik güvenliğini tehdit ediyor; özellikle doğalgaz ve petrol sevkiyatında yaşanabilecek aksamalar, Ankara'nın ekonomik istikrarını zorlayabilir. Yetkililer, alternatif tedarikçiler ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla riski azaltmaya çalışsa da, kısa vadede fiyat artışları kaçınılmaz görünüyor.