İngiltere'de tüketici güveni, hane halkının finansal durumları ve ekonomik beklentilerine ilişkin endeksin Nisan 2025'te son bir ayda 2020'de Kovid-19 salgınının başlangıcından bu yana en büyük düşüşü kaydetmesiyle keskin bir şekilde geriledi. GfK tarafından açıklanan verilere göre, tüketici güven endeksi mart ayındaki -19 seviyesinden nisan ayında -23'e düştü. Bu 4 puanlık düşüş, salgının patlak verdiği Nisan 2020'den bu yana en büyük aylık gerileme olarak kayıtlara geçti. Endeks, Ekim 2022'deki -49 dip seviyesinin oldukça üzerinde olsa da, son düşüş ekonomik toparlanmanın kırılganlığını gözler önüne seriyor.
Yaşam Maliyeti Baskıları ve Ekonomik Arka Plan
GfK'nın müşteri stratejisi direktörü Joe Staton, yaptığı açıklamada, "Geçen ay tüketici güveninde kaydedilen 4 puanlık düşüş, salgının başlangıcından bu yana en büyük aylık gerileme oldu. Bu, hane halkının mali durumları ve genel ekonomiye ilişkin görünümündeki keskin bozulmayı yansıtıyor" dedi. Staton, "İnsanlar, gıda, enerji ve barınma gibi temel harcamalardaki fiyat artışlarıyla boğuşurken, 'acımasız' yaşam maliyeti baskıları tüketici güvenini kemiriyor" ifadelerini kullandı.
İngiltere'de enflasyon, 2022'de %11'i aşarak son 40 yılın zirvesine ulaşmıştı. Merkez Bankası'nın (BoE) agresif faiz artırımlarına rağmen enflasyon halen hedefin üzerinde seyrediyor. Son verilere göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık bazda %3,4 civarında. Ancak gıda ve hizmet enflasyonundaki katılık dikkat çekiyor. Ücret artışları enflasyonun gerisinde kaldığı için reel gelirler eriyor. Hükümetin kemer sıkma politikaları ve vergi yükündeki artışlar da hane halkı üzerindeki baskıyı artırıyor.
Özellikle düşük gelirli gruplar, enerji faturaları ve kira artışlarından olumsuz etkileniyor. Konut kredisi faizlerinin yükselmesi, ev sahiplerinin aylık ödemelerini artırdı. GfK anketine göre, tüketicilerin büyük satın alımlar yapma isteği de azaldı. Bu durum perakende satışlar ve ekonomik büyüme için aşağı yönlü risk oluşturuyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
İngiltere'deki tüketici güvenindeki bozulma, Kovid-19 sonrası dönemde birçok gelişmiş ekonomide görülen bir eğilimin parçası. ABD ve Euro Bölgesi'nde de benzer şekilde yüksek enflasyon ve faiz oranları tüketici harcamalarını sınırlıyor. Ancak İngiltere, Brexit sonrası ticaret engelleri, işgücü kıtlığı ve yatırım belirsizliği gibi ek faktörlerle mücadele ediyor. Bu durum, İngiltere ekonomisinin toparlanmasını daha da zorlaştırıyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve diğer kuruluşlar, İngiltere'nin 2025 büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Tüketici güvenindeki düşüş, özel tüketimin ekonomik büyümenin ana motoru olduğu İngiltere için endişe verici. Hükümet, enflasyonu düşürmek ve büyümeyi canlandırmak için ek önlemler almak zorunda kalabilir. Ancak mali alanın sınırlı olması, politika yapıcıların işini zorlaştırıyor.
Avrupa'nın genelinde de benzer sorunlar yaşanıyor. Euro Bölgesi'nde tüketici güveni düşük seviyelerde seyrediyor. Almanya'da sanayi üretimi zayıf, Fransa'da siyasi belirsizlik var. İngiltere'deki gelişmeler, Avrupa ekonomisinin kırılganlığını daha da artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'de tüketici güvenindeki sert düşüş, Türkiye'nin en büyük ticaret ortaklarından biri olan bu ülkeyle ekonomik ilişkileri açısından önem taşıyor. İngiltere, Türkiye'nin ihracatında önemli bir pazar; tüketici harcamalarındaki yavaşlama, Türk ihracatçıları için talep daralması anlamına gelebilir. Ayrıca Avrupa ekonomisindeki zayıflık, Türkiye'nin genel ihracat performansını olumsuz etkileyebilir. Turizm açısından da İngiltere'den Türkiye'ye gelen turist sayısında düşüş yaşanabilir. Öte yandan, küresel enflasyon ve faiz belirsizliği, Türkiye'nin ekonomik istikrarı için de risk oluşturuyor. Türkiye, ihracat pazarlarını çeşitlendirerek ve iç talebi dengeleyerek bu tür dış şoklara karşı direncini artırabilir.