Ukrayna, Rusya'nın ABD ve Ukrayna ile barış görüşmelerine yeniden başlamaya 'prensipte hazır' olduğunu açıklamasından saatler sonra, üç dalga halinde Rus füze saldırısına maruz kaldı. Saldırılar, Moskova'nın diplomatik açıklamasının hemen ardından geldi ve bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. Yetkililer, füzelerin başkent Kiev ve diğer şehirleri hedef aldığını, hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini bildirdi. İlk belirlemelere göre can kaybı ve hasar bilgisi henüz netleşmedi.
Diplomatik açıklama ile askeri tırmanma arasındaki çelişki
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in sözcüsü Dmitri Peskov, günün erken saatlerinde yaptığı açıklamada, Moskova'nın ABD ve Ukrayna ile müzakerelere 'prensipte hazır' olduğunu söylemişti. Ancak bu açıklamanın üzerinden saatler geçmeden Ukrayna'nın çeşitli bölgelerine üç ayrı dalga halinde füze fırlatıldı. Ukrayna Hava Kuvvetleri, saldırıları püskürtmek için hava savunma sistemlerini harekete geçirdiğini duyurdu. Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, kentte patlama seslerinin duyulduğunu ve bazı bölgelerde elektrik kesintileri yaşandığını belirtti. Saldırıların sivil altyapıyı hedef aldığı yönünde ilk raporlar var.
Rusya Savunma Bakanlığı ise saldırıların 'askeri hedeflere' yönelik olduğunu öne sürdü. Ancak Ukrayna makamları, son haftalarda artan füze saldırılarının enerji santralleri ve konut bölgelerini vurduğunu belirtiyor. Bu son saldırı, diplomatik çözüm çağrılarının gölgesinde gerçekleşti. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Barış görüşmeleri süreci ve belirsizlikler
Rusya'nın 'prensipte hazır' açıklaması, ABD ve müttefiklerinin Ukrayna'ya askeri destek konusundaki kararlılığını sürdürdüğü bir dönemde geldi. Son aylarda cephe hattında büyük değişiklikler yaşanmazken, her iki taraf da müzakere koşullarını öne sürüyor. Rusya, görüşmelere başlamak için Ukrayna'nın askerlerini geri çekmesini ve Batı silahlarının kullanımını kısıtlamasını talep ediyor. Ukrayna ise toprak bütünlüğünün korunması ve Rusya'nın işgal ettiği bölgelerden çekilmesi şartını koşuyor.
Uzmanlar, Rusya'nın diplomatik açıklamalarının genellikle askeri baskıyı artırma stratejisinin bir parçası olduğunu değerlendiriyor. Son füze saldırıları, Moskova'nın müzakere masasında elini güçlendirmek için askeri güç kullanmaya devam ettiğini gösteriyor. Öte yandan, ABD yönetimi Ukrayna'ya desteğini yinelese de Kongre'deki bütçe tartışmaları nedeniyle yeni yardım paketleri belirsizliğini koruyor. Avrupa Birliği ise yeni yaptırım paketleri üzerinde çalışıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Ukrayna'daki savaş, küresel gıda ve enerji güvenliğini de etkiliyor. Tahıl koridoru anlaşmasının askıya alınması, dünya piyasalarında dalgalanmalara yol açmıştı. Son saldırılar, Karadeniz'deki ticari gemi trafiğini de riske atabilir. NATO, Doğu Avrupa'daki askeri varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Polonya ve Baltık ülkeleri, hava savunma sistemlerinin takviye edilmesi çağrısında bulundu. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, sivil kayıplardan endişe duyduğunu belirterek taraflara itidal çağrısı yaptı.
Savaşın uzaması, Avrupa'da enerji fiyatlarını ve enflasyonu da etkiliyor. Almanya ve Fransa, savunma harcamalarını artırma kararı almış durumda. ABD ise Ukrayna'ya desteğini sürdürüyor ancak iç politikadaki tartışmalar, yardımların sürekliliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Rusya'nın barış görüşmelerine ilişkin açıklamaları, Batı'da şüpheyle karşılanıyor; zira Moskova'nın geçmişte de benzer açıklamalar yapıp askeri operasyonlarını sürdürdüğü hatırlatılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna ve Rusya arasında denge politikası izleyerek arabuluculuk rolünü sürdürme çabasında. Tahıl koridoru anlaşmasında üstlendiği kritik rol, Ankara'nın bölgesel istikrar için önemini gösteriyor. Ancak son füze saldırıları, Karadeniz'de ticari güvenliği tehdit ederek Türkiye'nin enerji ve tahıl ticaretini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, hem NATO müttefiki hem de Rusya ile diyalog kanallarını açık tutarak, olası bir barış sürecinde aktif rol almayı hedefliyor. Savaşın uzaması, Türkiye'nin savunma sanayii ihracatı ve turizm gelirleri üzerinde de risk oluşturuyor. Ankara, diplomatik çözüm için çağrılarını sürdürüyor.