Japonya'nın güneyindeki Yatsushiro kentinde 7,1 büyüklüğündeki depremin yıktığı evler ve yarılan yollar kadar, şehir yetkilisi Akio Matsushita'yı asıl endişelendiren şey, insanları görünmez bir tehdit olarak bekleyen susuzluk ve elektriksizlik. Yatsushiro'nun liman bölgesinde yaşayanların büyük bölümü hâlâ su ve elektrikten yoksun. Bölge, El Nino'nun getirdiği rekor sıcaklıklarla boğuşurken, yetkililer sıcak çarpması vakalarında artış yaşanabileceği konusunda uyarıyor.
Depremin ardından zorlu yaşam koşulları
Japonya Meteoroloji Ajansı'nın verilerine göre, deprem sonrası bölgede 40 dereceyi aşan sıcaklıklar ölçüldü. Yatsushiro'da birçok aile, yıkılan ya da hasar gören evlerinin önünde kurulan çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor. Yetkililer, bölgeye acil su ve jeneratör sevkiyatı yapıldığını, ancak altyapının ağır hasar görmesi nedeniyle normale dönüşün haftalar alabileceğini belirtiyor.
Depremden etkilenen diğer bölgelerde de durum farklı değil. Kyushu adasının güneyinde, ulaşım ağları kesintiye uğradı, hastaneler jeneratörle çalışıyor. Yerel yetkililer, su kaynaklarının kirlenme riskine karşı halka kaynatılmış su kullanmalarını öneriyor. Elektrik şirketleri de ekiplerin gece gündüz çalıştığını, ancak öncelikle sağlık kuruluşları ve barınma merkezlerine enerji sağlanacağını açıkladı.
Sıcak çarpması, özellikle yaşlı nüfus için büyük risk oluşturuyor. Japonya'da toplumun önemli bir bölümünü oluşturan yaşlılar, susuz kaldıklarında ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşabiliyor. Yatsushiro'daki belediye yetkilileri, yaşlı vatandaşların taranması için gönüllü ekipler oluşturdu. Şu ana kadar resmi olarak doğrulanmış bir ölüm olmamakla birlikte, hastanelerde sıcak çarpması teşhisiyle tedavi görenlerin sayısı artış gösteriyor.
El Nino etkisi ve bölgesel kırılganlık
Uzmanlar, El Nino'nun bu yıl Batı Pasifik'te daha şiddetli sıcak hava dalgalarına neden olduğunu belirtiyor. Bu durum, deprem gibi doğal afetlerin ardından kurtarma ve iyileştirme çalışmalarını daha da güçleştiriyor. Japonya, depremlere hazırlık konusunda dünyanın en deneyimli ülkelerinden biri olarak bilinse de, iklim değişikliğinin getirdiği aşırı sıcaklıklar, afet yönetimi planlarının yeniden gözden geçirilmesini gerektiriyor.
Depremin vurduğu bölge, aynı zamanda tarımsal üretim açısından da önemli. Yatsushiro çevresindeki çeltik tarlaları, sulama kanallarının zarar görmesi nedeniyle risk altında. Bölge ekonomisi, kısa vadede büyük kayıplarla karşı karşıya. Öte yandan, Japonya hükümeti, yeniden inşa çalışmaları için ek bütçe ayırdığını açıkladı. Ancak özellikle kırsal alanlardaki nüfus azalması, bu tür afetlerin etkisini artırıyor.
Depremin ardından artçı sarsıntılar sürerken, yetkililer halkı dikkatli olmaya çağırıyor. Japonya Meteoroloji Ajansı, bir hafta boyunca güçlü artçıların beklenebileceğini duyurdu. Bu durum, kurtarma ekiplerinin çalışmalarını zorlaştırmakla birlikte, yeni toprak kaymaları ve bina çökmeleri riskini de beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu deprem, Japonya gibi deprem konusunda deneyimli bir ülkede bile altyapının kırılganlığını gözler önüne seriyor. Türkiye, 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş depremlerinin ardından benzer zorluklarla mücadele etmişti. Japonya'daki sıcaklık ve susuzluk krizi, afet sonrası kentsel dönüşümün ve altyapı dayanıklılığının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye'nin afet yönetiminde su ve enerji kesintilerine karşı planlamalarını güçlendirmesi, gelecekteki olası depremlere karşı önem taşıyor. Ayrıca, bu tür afetlerin iklim değişikliğiyle birleştiğinde yarattığı karmaşık krizler, uluslararası iş birliğinin gerekliliğini ortaya koyuyor.