WASHINGTON – ABD Savunma Bakanlığı, İran'a yönelik son saldırı dalgasının iki saat sürdüğünü ve onlarca hedefin vurulduğunu açıkladı. Saldırılar, İran'ın Orta Doğu'da konuşlu ABD güçlerine fırlattığı balistik füzelerin ardından gelen "güçlü bir yanıt" olarak nitelendirildi. Pentagon, operasyonun tamamlandığını ve hedeflerin imha edildiğini duyururken, bölgedeki gerilimin daha da tırmanabileceği uyarısı yapılıyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından Çarşamba günü yapılan açıklamaya göre, İran'a yönelik hava saldırıları yerel saatle gece yarısı civarında başladı ve yaklaşık iki saat sürdü. Operasyon kapsamında İran'ın askeri altyapısına ait onlarca hedef vuruldu. Pentagon sözcüsü, saldırıların "İran'ın ABD güçlerine yönelik son füze saldırılarına doğrudan bir yanıt" olduğunu belirtti.
Saldırıların hedefleri arasında İran'ın balistik füze rampaları, insansız hava aracı üsleri ve komuta kontrol merkezlerinin bulunduğu öğrenildi. ABD'li yetkililer, operasyonun "başarılı" geçtiğini ve ABD personelinin güvende olduğunu açıkladı. Ancak İran'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi ve kayıplarla ilgili bilgi paylaşılmadı.
Bu saldırı, geçen hafta İran'ın ABD'nin Irak ve Suriye'deki üslerine yönelik füze saldırılarının ardından geldi. İran, bu saldırıların, Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü komutanı Kasım Süleymani'nin öldürülmesine misilleme olduğunu duyurmuştu. Washington ise söz konusu suikastten bu yana İran'a karşı "kademeli ama kararlı" bir askeri baskı stratejisi izliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin İran'a yönelik bu son saldırısı, Orta Doğu'daki gerilimi tırmanma riskini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, karşılıklı misillemelerin bölgesel bir savaşa dönüşme ihtimaline dikkat çekiyor. Özellikle Basra Körfezi'nde petrol geçiş yollarının güvenliği ve küresel enerji arzı, bu gerilimden doğrudan etkilenebilir.
ABD Başkanı, saldırıların ardından yaptığı açıklamada, "İran'ın saldırganlığına kayıtsız kalmayacağız," diyerek daha fazla yaptırım ve askeri seçeneğin masada olduğunu ima etti. Öte yandan Rusya ve Çin, ABD'yi "uluslararası hukuku ihlal etmekle" suçlayarak tarafları itidale çağırdı. Avrupa Birliği ise acil ateşkes ve diplomasi çağrısında bulundu.
BM Güvenlik Konseyi'nin acil toplanması beklenirken, bölge ülkeleri endişeli bir bekleyiş içinde. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, gerilimin kendi topraklarına sıçramasından çekiniyor. İsrail ise ABD'nin İran'a yönelik operasyonlarını desteklediğini açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran arasındaki bu askeri gerilim, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilecek dinamikler barındırıyor. Öncelikle, Türkiye'nin komşusu olan İran'da yaşanacak bir istikrarsızlık, göç akımlarını artırabilir ve sınır güvenliği risklerini yükseltebilir. Ayrıca enerji hatlarının güvenliği ve Kuzey Irak'taki Türk askeri varlığı bu gerilimden etkilenebilir. Türkiye, daha önceki krizlerde olduğu gibi hem ABD hem İran ile diyalog kanallarını açık tutarak bölgesel istikrar için arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışabilir. Ancak Türkiye'nin NATO üyeliği ile İran'a olan komşuluk ilişkileri arasında denge kurması gerekiyor. Bu gelişme, Ankara'nın bölgesel güvenlik politikalarını yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılabilir.