İsrail, Ben Gurion Havalimanı'nda konuşlu Amerikan askeri uçaklarının tahliyesini hızlandırmak üzere ABD ordusuyla mutabakata vardı. İsrail medyasının Cuma günü duyurduğu gelişmeyi, ülkenin Ulaştırma Bakanlığı erken saatlerde yaptığı resmî açıklamayla doğruladı. Açıklamada, “haftalardır süren görüşmelerin ardından” varılan anlaşmanın, sivil havacılık operasyonlarının aksamasını önlemeyi hedeflediği belirtildi. Ben Gurion Havalimanı, Tel Aviv'in hemen güneydoğusunda yer alıyor ve hem sivil hem de askeri uçuşlara ev sahipliği yapıyor. Anlaşma kapsamında, ABD'ye ait nakliye ve keşif uçaklarının kademeli olarak İsrail dışına çıkarılacağı ifade ediliyor.
Gelişmenin arka planı
Son haftalarda İsrail ile ABD arasında, özellikle İran tehdidine karşı ortak askeri hazırlıkların yoğunlaştığı gözleniyordu. Ben Gurion Havalimanı, ABD Hava Kuvvetleri'nin bölgedeki ikmal ve lojistik merkezlerinden biri olarak kullanılıyor. Ancak sivil trafiğin yoğun olduğu bu havalimanında askeri uçakların varlığı, zaman zaman operasyonel aksaklıklara yol açıyordu. İsrail Ulaştırma Bakanı Miri Regev, anlaşmayı “sivil havacılığın çıkarlarını koruyan pragmatik bir adım” olarak nitelendirdi. Uzmanlar, tahliyenin İsrail'in kuzeyindeki Ramat David Hava Üssü gibi alternatif noktalara yönlendirilebileceğini, ancak ABD'nin bölgedeki askeri varlığının azaltılması anlamına gelmediğini vurguluyor. Aksine, bu hamlenin lojistik verimliliği artırmayı amaçladığı belirtiliyor.
İsrail basınına yansıyan bilgilere göre, anlaşma kapsamında öncelikle büyük nakliye uçaklarının (C-17 Globemaster ve C-130 Hercules gibi) tahliye edilmesi planlanıyor. Bu uçaklar, İsrail'in hava sahasının güney kesiminde yoğun sivil uçuş trafiğiyle çakışıyordu. ABD'nin İsrail'deki askeri varlığı, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın önemli bir unsuru olarak görülüyor. Ancak sivil havacılık otoriteleri, askeri uçuşların özellikle yoğun saatlerde gecikmelere neden olduğunu raporlamıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığının yeniden düzenlenmesi bağlamında değerlendiriliyor. Biden yönetimi, Çin ve Rusya'ya odaklanma stratejisi çerçevesinde bölgedeki askeri ayak izini küçültme eğiliminde. Ancak İsrail, ABD için vazgeçilmez bir müttefik olmayı sürdürüyor. Tahliye, ABD'nin İsrail'den tamamen çekilmesi değil, daha esnek ve sivil havacılığa daha az müdahale eden bir yapılanma olarak yorumlanıyor.
Bölgesel olarak, bu düzenleme İran'ın nükleer programına ve bölgedeki milis güçlerine karşı ortak operasyonel kabiliyeti etkilemeyebilir. Aksine, lojistik kanalların yeniden yapılandırılması, ABD'nin İsrail'e desteğinin daha etkin hale getirilmesi amacını taşıyor. Öte yandan, bazı İsrailli güvenlik analistleri, ABD uçaklarının Kıbrıs veya Yunanistan'daki üslere kaydırılabileceğini öne sürüyor. Bu durumda Doğu Akdeniz'deki askeri dengeler yeniden şekillenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-İsrail askeri iş birliğini yakından izliyor. Ben Gurion'daki uçakların tahliyesi, doğrudan Türkiye'yi hedef alan bir hamle olmasa da, Doğu Akdeniz'deki askeri dengeler üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. ABD uçaklarının Kıbrıs veya Yunanistan gibi Türkiye'ye yakın bölgelere kaydırılması, Doğu Akdeniz'deki hava sahası kullanımı ve askeri hareketlilik açısından yeni bir durum ortaya çıkarabilir. Ayrıca, bu gelişme Türkiye'nin bölgedeki hava savunma stratejilerini gözden geçirmesine neden olabilir. Türkiye, kendi hava sahasının kontrolü ve NATO müktesebatı çerçevesinde bu tür askeri yeniden konuşlandırmaları değerlendirmeye devam edecektir.