İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Avrupa Birliği Konseyi toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, işgal altındaki Batı Şeria’da faaliyet gösteren İsrailli yerleşimcilere ve İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’e yaptırım uygulanmasını desteklediğini belirtti. Meloni, “Yerleşimcilere yaptırım uygulanmasına evet” diyerek, Avrupa Birliği’nin bu konuda ortak bir tutum alması gerektiğini vurguladı. İtalya’nın bu çıkışı, AB içinde İsrail politikalarına yönelik artan eleştirilerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, 18 Aralık 2024’te Brüksel’de düzenlenecek AB Konseyi toplantısı öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, İsrailli yerleşimcilere ve Bakan Itamar Ben Gvir’e yönelik yaptırım çağrısını yineledi. Meloni, “İsrailli yerleşimcilere yaptırım konusunda net bir tutumumuz var. AB’nin bu konuda bir adım atması gerekiyor” ifadelerini kullandı. İtalya’nın bu tutumu, AB üyesi ülkeler arasında İsrail’in işgal politikalarına karşı giderek güçlenen bir muhalefeti temsil ediyor.
Itamar Ben Gvir, aşırı sağcı görüşleriyle tanınan ve Yahudi yerleşimcilerin Batı Şeria’daki faaliyetlerini destekleyen bir siyasetçi. Ben Gvir’in, İsrail hükümetinde Ulusal Güvenlik Bakanı olarak görev yapması, uluslararası camiada endişeyle karşılanıyor. Geçtiğimiz aylarda bazı AB ülkeleri, Batı Şeria’daki şiddet olaylarına karışan yerleşimcilere bireysel yaptırım uygulamaya başlamıştı. Fransa ve Belçika gibi ülkeler, bu tür yaptırımları desteklerken, Almanya ve Macaristan daha temkinli bir tutum sergiliyor.
Meloni’nin açıklaması, İtalya’nın AB içinde İsrail konusunda daha aktif bir rol üstlenme isteğini gösteriyor. İtalya, geçmişte Filistin yanlısı tutumuyla bilinmese de, son dönemde Gazze’deki insani kriz ve Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetleri konusunda daha eleştirel bir çizgiye kaydı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrailli yerleşimcilere yönelik yaptırım çağrıları, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) İsrail’in işgal politikalarını uluslararası hukuka aykırı bulmasıyla aynı döneme denk geliyor. UCM’nin Gazze’deki savaş suçları soruşturması kapsamında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında yakalama kararı çıkarması, uluslararası toplumda tartışma yaratmıştı. AB’nin yerleşimcilere yönelik olası yaptırımları, İsrail hükümetiyle tansiyonu daha da yükseltebilir.
İsrail hükümeti, Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerini hızlandırırken, uluslararası toplum bu adımları iki devletli çözümün önündeki en büyük engellerden biri olarak görüyor. AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Ocak 2024’te yaptığı açıklamada, “İsrailli yerleşimcilere yönelik yaptırımlar AB’nin gündeminde” demişti. Ancak AB içinde ortak bir karar alınması için üye ülkeler arasında mutabakat sağlanması gerekiyor. İtalya’nın bu konuda öne çıkması, Avrupa’da Filistin yanlısı blokun genişlemesine işaret ediyor.
ABD yönetimi ise şimdiye kadar İsrailli yerleşimcilere yönelik yaptırımlara sıcak bakmıyor. Joe Biden yönetimi, barış sürecinin İsrail’i de dahil ederek ilerlemesi gerektiğini savunurken, Trump döneminde Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınması gibi adımlar Filistin tarafını rahatsız etmişti. AB ile ABD arasındaki bu görüş ayrılığı, uluslararası toplumda İsrail konusunda bir kutuplaşmaya neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun süredir İsrail’in işgal politikalarını eleştirmekte ve Filistin davasını desteklemektedir. İtalya’nın yerleşimcilere yönelik yaptırım çağrısı, Türkiye’nin bu konudaki tutumuyla örtüşmektedir. Türkiye, AB ile ilişkilerinde Filistin meselesini gündeme taşımakta ve İsrail’e yönelik yaptırımların artırılmasını savunmaktadır. Meloni’nin açıklaması, Türkiye’nin AB içinde Filistin yanlısı seslerin yükselmesinden memnuniyet duyacağını göstermektedir. Ayrıca, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji politikaları ve bölgesel güvenlik çıkarları açısından, İsrail’in uluslararası alanda yalnızlaşması Ankara’nın elini güçlendirebilir.