Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) haftalardır süren hava kaçağı sorunu önemli ölçüde kötüleşince ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) acil durum protokolü başlattı. NASA, Cuma günü yaptığı açıklamayla ISS'de görev yapan astronotlara, Rusya'ya ait Zvezda modülünde tespit edilen hava sızıntısının kontrolden çıkma sinyali vermesi üzerine kendi uzay araçlarına sığınmaları ve olası bir tahliyeye hazır olmaları talimatını verdi. Yaklaşık 0,9 santimetre genişliğindeki bir çatlaktan kaynaklandığı belirtilen kaçak, geçtiğimiz hafta boyunca günde 2,2 kilogram hava kaybına neden olurken, son 24 saatte bu miktar yaklaşık 3 kilograma yükseldi. Rus ve ABD'li yetkililer, sızıntının istasyonun bütünlüğünü tehdit edip etmediğini değerlendirmek için acil toplantılar yapıyor. ISS'de şu anda yedi astronot bulunuyor: dört NASA, iki Rus kozmonot ve bir Avrupa Uzay Ajansı astronotu.
Rus modülündeki kronik sorun
Hava kaçağı sorunu, ilk olarak 2019 yılında ISS'nin Rusya'ya ait Zvezda modülünde tespit edilmişti. 2000 yılında fırlatılan ve istasyonun yaşam destek sistemlerini barındıran bu modül, o tarihten bu yana defalarca onarıma alındı. Astronotlar, kaçağı geçici olarak yamalamak için Kapton bant ve özel sızdırmazlık malzemeleri kullandı ancak sorun tekrarladı. Rusya Federal Uzay Ajansı Roscosmos, sızıntının modülün yapısal ömrünün sonuna gelmesinden kaynaklandığını belirtirken, NASA ise sorunun daha karmaşık olabileceğini düşünüyor. Her iki taraf da kaçağın istasyon için anlık bir tehlike oluşturmadığını ancak sürekli izleme gerektirdiğini vurguluyor. ISS'nin 2030 yılına kadar faaliyette kalması planlanıyor ancak özellikle Rus segmentindeki yıpranma, bu hedefi zora sokuyor. Uzay istasyonu, Dünya yörüngesinde saatte 28.000 kilometre hızla hareket ederken, herhangi bir yapısal arızanın felaketle sonuçlanabileceği ifade ediliyor.
Jeopolitik boyut ve uzay işbirliği
Hava kaçağı krizi, Ukrayna savaşı nedeniyle ABD-Rusya ilişkilerinin tarihin en düşük seviyesinde olduğu bir dönemde yaşanıyor. Batı yaptırımlarına rağmen NASA ve Roscosmos, ISS üzerindeki işbirliğini sürdürüyor. Ancak Rus yetkililer, 2024 yılında kendi ulusal yörünge istasyonlarını kurma planlarını açıklamış ve bu durum ISS'nin geleceğini belirsizliğe sürüklemişti. Uzmanlar, hava kaçağının işbirliğini daha da karmaşık hale getirebileceğini belirtiyor. Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ise mevcut krizden endişe duyduğunu ancak tüm astronotların güvenliği için her türlü desteğe hazır olduğunu açıkladı. Öte yandan, Çin'in kendi uzay istasyonu Tiangong'u işletmesi ve uluslararası ortaklıklara sıcak bakması, ISS'nin alternatifsiz olmadığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 2023 yılında ilk Türk astronotu Alper Gezeravcı'yı ISS'ye göndererek uzay alanında önemli bir adım atmıştı. ISS'deki bu tür teknik sorunlar, Türkiye'nin uzay politikası açısından dikkatle izlenmelidir. Zira Türkiye, Milli Uzay Programı kapsamında 2026'da kendi mürettebatlı uzay aracını fırlatmayı ve 2030'da Ay'a iniş yapmayı hedefliyor. ISS'deki kriz, uluslararası uzay işbirliğinin kırılganlığını ve ulusal uzay kabiliyetlerinin önemini gösteriyor. Türkiye'nin bu deneyimden çıkaracağı ders, kendi altyapısını sağlamlaştırma ve çok taraflı ortaklıklarda risk yönetimi stratejilerini geliştirme ihtiyacıdır. Ayrıca, uzay araçlarının yaşam destek sistemlerinde yedekliliğin kritik olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Küresel uzay rekabetinde Türkiye'nin yerini sağlamlaştırması için bu tür krizlerden öğrenmesi gerekmektedir.