İsrailli yerleşimciler, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kenti yakınlarında Filistinlilere ait onlarca zeytin ağacını sökerek büyük bir tahribata yol açtı. Yerel kaynaklara göre, yerleşimciler Nablus'un güneyindeki Burin ve Havvara köyleri arasında kalan bölgede en az 50 zeytin ağacını kökünden söktü ve çok sayıda ağaca da zarar verdi. Olayın, bir grup silahlı yerleşimci tarafından gece saatlerinde gerçekleştirildiği bildirildi. Filistinli çiftçiler, sabah saatlerinde tarlalarına gittiklerinde ağaçların yerinde olmadığını görerek büyük bir şok yaşadı. Filistin Tarım Bakanlığı, olayı kınayarak İsrail makamlarını sorumluları yakalamaya çağırdı.
Zeytin ağaçları Filistin ekonomisi için hayati öneme sahip
Zeytin ağaçları, Filistin ekonomisinde ve kültüründe merkezi bir rol oynuyor. Filistinliler için sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda topraklarına bağlılıklarının da sembolü olan zeytin ağaçları, sık sık İsrailli yerleşimcilerin saldırılarına hedef oluyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023 yılında Batı Şeria'da 10 binden fazla zeytin ağacı ya söküldü ya da yakıldı. Bu saldırılar, özellikle hasat döneminde yoğunlaşıyor ve Filistinli çiftçilerin yıllık gelirlerini ciddi şekilde etkiliyor. Nablus bölgesi, Batı Şeria'nın en büyük zeytin üretim merkezlerinden biri olarak biliniyor.
İsrail yönetimi, yerleşimcilerin bu tür eylemlerine karşı nadiren etkili önlemler alıyor. İnsan hakları örgütleri, İsrail güvenlik güçlerinin çoğu zaman olaylara müdahale etmediğini veya yerleşimcileri koruduğunu belirtiyor. Filistinliler ise bu saldırıları, topraklarından koparılmaya yönelik sistematik bir çabanın parçası olarak görüyor.
Uluslararası tepkiler ve hukuki boyut
Olay, uluslararası toplumda da geniş yankı uyandırdı. Avrupa Birliği, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında yerleşimleri genişletmesini ve Filistin sivil altyapısına yönelik saldırıları defalarca kınamıştı. ABD ise, geleneksel olarak İsrail'i destekleyen bir tutum sergilese de, son dönemde yerleşimci şiddetini zaman zaman eleştiriyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, 2022'de yayımladığı bir raporda, İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere ait zeytin ağaçlarına yönelik saldırılarını “savaş suçu” olarak nitelendirmişti. Ancak İsrail, iddiaları reddediyor ve bu tür eylemlerin münferit olduğunu savunuyor.
Uluslararası Ceza Mahkemesi, 2021'de Batı Şeria da dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarında işlenen savaş suçlarıyla ilgili bir soruşturma başlatmıştı. Ancak soruşturma, İsrail'in yoğun diplomatik baskıları ve ABD'nin muhalefeti nedeniyle henüz somut bir sonuca ulaşamadı. Filistin yönetimi, bu tür olayların ancak İsrail'in uluslararası hukuka uymaya zorlanmasıyla sona ereceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği tarihsel destekle bilinir ve İsrail'in işgal politikalarını sürekli eleştirir. Bu olay, Türkiye'nin Filistinlilerin maruz kaldığı hak ihlallerine yönelik tepkisini güçlendirebilir. Ancak Türkiye-İsrail ilişkileri, son yıllarda enerji ve ticaret alanında kısmi bir normalleşme eğilimi göstermişti. Bu tür haberler, Türk kamuoyunda İsrail'e karşı olumsuz bir hava yaratabilir ve hükümeti daha sert bir söylem benimsemeye itebilir. Bölgesel açıdan, Türkiye'nin Filistin meselesinde arabuluculuk rolü üstlenme çabaları bu olaylarla birlikte daha da önem kazanmaktadır.