Fransa, İsrail merkezli bir siber güvenlik ve istihbarat şirketi olan BlackCore’un, New York ve İskoçya’daki seçim süreçlerine müdahale ettiğine dair ciddi iddialar ortaya attı. Fransız makamları, şirketin siyasi kampanyaları manipüle etmek ve seçmenleri etkilemek amacıyla hedefli dezenformasyon operasyonları yürüttüğünü öne sürüyor. Bu iddialar, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ve seçim güvenliği konusunu yeniden gündeme getirdi. Habere göre, BlackCore’un faaliyetleri özellikle New York’taki belediye seçimleri ve İskoçya’daki parlamento seçimlerinde yoğunlaştı.
Gelişmenin arka planı
Fransa’nın yürüttüğü soruşturma, BlackCore’un İsrail’de kayıtlı bir firma olmasına rağmen, başta ABD ve Birleşik Krallık olmak üzere birçok ülkede seçimlere müdahale ettiğini gösteriyor. Şirketin, seçmenleri yanıltıcı haberler ve sosyal medya botları aracılığıyla etkilediği belirtiliyor. Özellikle New York’ta, belediye başkanlığı yarışında bazı adayları hedef alan karalama kampanyaları düzenlediği iddia ediliyor. İskoçya’da ise bağımsızlık referandumuyla ilgili kamuoyu yoklamalarını manipüle etmek için bot hesaplar kullandığı öne sürülüyor.
Fransız istihbaratı, bu bilgileri 2024 yılı başında elde ettiğini ve ilgili ülkelerle paylaştığını duyurdu. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve Birleşik Krallık Ulusal Kriminal Ajansı (NCA) konuyla ilgili inceleme başlattı. BlackCore ise iddiaları reddederek, “tamamen yasal çerçevede faaliyet gösterdiğini” ve “herhangi bir seçim müdahalesinde bulunmadığını” açıkladı. Ancak, şirketin geçmişte İsrail hükümetiyle yakın ilişkileri olduğu biliniyor. Bu durum, özel sektör istihbarat firmalarının demokratik süreçlerde oynadığı role dair yeni soru işaretleri doğurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail merkezli BlackCore skandalı, küresel çapta seçim müdahalesi tartışmalarını alevlendirdi. Rusya’nın 2016 ABD başkanlık seçimlerine müdahale iddialarının ardından, bu kez farklı bir ülkenin benzer yöntemler kullanması dikkat çekiyor. Uzmanlar, özel istihbarat şirketlerinin seçimlere müdahale potansiyelinin uluslararası güvenlik için yeni bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor. Özellikle Avrupa Birliği ülkeleri, bu tür müdahalelere karşı ortak savunma mekanizmaları geliştirme arayışında.
Olay, Fransa’nın İsrail ile diplomatik ilişkilerinde de gerginliğe yol açabilir. Fransa Dışişleri Bakanlığı, konuyu İsrail makamlarına ilettiğini ve açıklama beklediğini bildirdi. İsrail hükümeti ise henüz resmi bir yanıt vermedi. Bu durum, İsrail’in teknoloji ihracatına yönelik denetimlerini sıkılaştırması gerektiği yönünde eleştirilere neden oluyor. Küresel bağlamda, demokrasilerin siber güvenlik ve dezenformasyonla mücadele kapasitelerinin artırılması gerekliliği bir kez daha gündeme geldi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BlackCore olayı, Türkiye için seçim güvenliği ve dış müdahale risklerine karşı uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, son yıllarda seçimlerine yönelik dış müdahale iddialarını sık sık gündeme getiren ülkeler arasında. Bu tür özel istihbarat şirketlerinin faaliyetleri, Türkiye’nin siber savunma kapasitesini artırma çabalarını haklı çıkarıyor. Ayrıca, Türkiye’nin İsrail ile ilişkilerinde bu skandalın bir krize dönüşmesi durumunda, Ankara’nın pozisyonu önem kazanacak. Küresel düzeyde ise, dezenformasyonla mücadelede uluslararası işbirliğinin gerekliliği bir kez daha kanıtlanmış oldu. Türkiye, bu alanda aktif rol oynayarak kendi çıkarlarını koruyabilir.