İsrail İnovasyon, Bilim ve Teknoloji Bakanı Gila Gamliel, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin “yeniden yerleştirilmesi” amacıyla hazırladığı bir hükümet planını, ülkenin dış istihbarat teşkilatı Mossad'ın desteğiyle sunduğunu duyurdu. Gamliel, İsrail kamu yayın kuruluşu KAN'a verdiği mülakatta, planın gönüllü göçü teşvik ettiğini ve uluslararası hukuka uygun olduğunu savundu. Bu gelişme, Gazze'de 7 Ekim 2023'te başlayan ve halen devam eden savaşın ardından İsrail'in bölgeye yönelik uzun vadeli stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Planın detayları ve Mossad'ın rolü
Bakan Gamliel, planın üç aşamalı olduğunu belirtti. İlk aşamada, gönüllü olarak ayrılmak isteyen Filistinlilerin Gazze'den çıkışı organize edilecek. İkinci aşamada, Mossad'ın da dahil olduğu bir koordinasyon birimi, uluslararası toplum ve potansiyel ev sahibi ülkelerle müzakereler yürütecek. Üçüncü aşamada ise yeniden yerleştirme süreci tamamlanacak. Gamliel, planın herhangi bir zorla sürgün içermediğini ve tamamen gönüllülük esasına dayandığını iddia etti.
Ancak uzmanlar, bu planın uluslararası hukukta yerleşik bir norm olan “geri dönüş hakkı”nı ihlal ettiğine dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre, Gazze'de 1,9 milyon kişi yerinden edilmiş durumda ve bunların büyük çoğunluğu 1948'den beri mülteci statüsünde. Plan, İsrail'in aşırı sağcı kesimlerinin “Gazze'deki Filistin varlığını sonlandırma” hedefiyle örtüşürken, uluslararası toplumdan sert tepkiler alıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Planın bölgesel yansımaları geniş olabilir. Mısır ve Ürdün, daha önce Filistinli mültecilerin kendi topraklarına yerleştirilmesi fikrini reddetmişti. Filistin Yönetimi ise planı “etnik temizlik” olarak nitelendirdi. Hamas sözcüsü, bu tür bir planın savaşı daha da derinleştireceğini belirtti.
Küresel ölçekte, ABD ve AB, iki devletli çözümü desteklemeye devam ederken, İsrail'in bu tür tek taraflı adımları uluslararası baskıyı artırabilir. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze'deki insani krizin derinleştiği bir dönemde, zorla yerinden etme planlarının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Çin ve Rusya da benzer şekilde, planı kınayarak İsrail'i uluslararası hukuka uymaya çağırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği güçlü destekle bilinir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze politikalarını sert dille eleştirmiş ve Filistinlilerin topraklarından sürülmesini “kırmızı çizgi” olarak tanımlamıştır. Bu plan, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik pozisyonunu zorlayabilir. Türkiye, hem İsrail ile ekonomik ilişkilerini hem de Filistin yanlısı duruşunu dengelemek zorunda. Planın ilerlemesi, Ankara'nın İsrail'e yönelik yeni yaptırımlar veya diplomatik adımlar atmasına yol açabilir. Ayrıca, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı Filistinli mülteci grupları ve sivil toplum kuruluşları bu plana karşı kampanyalar başlatabilir.