Middle East Eye'ın (MEE) yayınladığı bir habere göre, İsrail ordusu İran'a yönelik askeri operasyonlar kapsamında Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Irak ve Somaliland'a gizli askeri sevkiyat gerçekleştirdi. İddia, İsrail'in bölgedeki istihbarat ve lojistik ağını genişletirken, bu ülkelerde üs veya ileri karakol kurduğunu öne sürüyor. Haber, İsrail'in özellikle İran'ın nükleer tesislerine ve askeri altyapısına yönelik saldırı hazırlıklarının bir parçası olarak bu bölgelerde askeri varlık oluşturduğunu iddia ediyor.
İsrail'in bölgesel stratejisindeki yeni üsler
MEE'nin kaynaklarına dayandırdığı haberde, İsrail'in bu ülkelerdeki varlığının boyutu ve süresi hakkında ayrıntılı bilgi verilmezken, operasyonların koordinasyonu için ortak komuta merkezleri kurulduğu belirtiliyor. Özellikle Azerbaycan'ın, İsrail için İran sınırına yakın kritik bir gözetleme noktası olduğu vurgulanıyor. BAE'nin ise İbrahim Anlaşmaları sonrası İsrail ile kurduğu yakın ilişkiler çerçevesinde lojistik destek sağladığı iddia ediliyor. Irak'ın kuzeyinde, Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) denetimindeki alanlarda da İsrail varlığı olduğu öne sürülüyor. Somaliland ise İsrail'in Kızıldeniz ve Babülmendeb Boğazı'ndaki stratejik çıkarları için bir üs olarak kullanılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu iddialar, İsrail-İran arasındaki gölge savaşın sahada yeni bir boyut kazandığını gösteriyor. İran daha önce İsrail'in kendi topraklarına sızmaya çalıştığını ve bu tür üsleri hedef alacağını duyurmuştu. BAE'nin İsrail'e bu düzeyde bir askeri destek sağlaması, Körfez'deki dengeleri değiştirebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, Somaliland'ın uluslararası alanda tanınmaması, İsrail'in buradaki varlığını tartışmalı hale getiriyor. ABD'nin bölgedeki müttefikleri arasında yer alan İsrail'in bu hamleleri, İran'ı çevreleme stratejisinin bir parçası olarak okunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran sınırında İsrail varlığı iddialarını dikkatle izlemektedir. Azerbaycan'ın İsrail'e üs vermesi, Türkiye'nin Kafkasya ve İran sınırındaki stratejik hesaplarını doğrudan etkileyebilir. Ankara, Bakü ile ilişkilerini dengelerken, bölgesel iş birliğini bozacak gelişmelerden kaçınmak isteyecektir. Ayrıca Irak'ın kuzeyinde İsrail varlığı, Türkiye için yeni bir güvenlik riski oluşturabilir ve Ankara'nın terörle mücadele operasyonlarını zorlaştırabilir. BAE ve Somaliland'daki yabancı askeri varlıkların artması ise Kızıldeniz-Güney Asya ticaret yollarında Türk çıkarlarını tehdit edebilir. Türkiye, bu gelişmeler karşısında diplomatik girişimlerde bulunarak bölgedeki dengeleri korumaya çalışacaktır.