İsrail, güney Lübnan’da önerilen pilot güvenli bölgeleri, Lübnan devlet otoritesini kademeli olarak genişletmek, Hizbullah’ı İsrail sınırından uzaklaştırmak ve kırılgan ateşkesi korumak için pragmatik bir araç olarak görüyor. Bu plan, Trump yönetiminin İran’la daha geniş kapsamlı müzakerelere hazırlandığı bir dönemde gündeme geldi. İsrailli yetkililere göre, bu bölgeler ‘sıfır risk’ vaat etmese de, mevcut koşullarda en uygulanabilir seçenek olarak öne çıkıyor.
Pilot Bölgelerin Arkasındaki Strateji
Öneri, güney Lübnan’da Lübnan ordusunun ve Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) kontrolünde olacak bir dizi ‘pilot bölge’ oluşturulmasını içeriyor. Bu bölgeler, Hizbullah’ın silahlı varlığının olmadığı alanlar olarak tasarlanıyor. İsrail, bu sayede Hizbullah’ın İsrail’e yönelik roket ve füze tehdidini azaltmayı hedefliyor. Ancak planın uygulanması için Lübnan hükümetinin ve Hizbullah’ın onayı gerekiyor; Hizbullah’ın bölgedeki nüfuzu göz önüne alındığında bu kolay görünmüyor.
İsrail Savunma Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili, “Hizbullah’ı tamamen ortadan kaldırmak gerçekçi değil; ancak onları sınırdan uzak tutarak caydırıcılığı yeniden tesis edebiliriz” dedi. Yetkili, pilot bölgelerin başarılı olması durumunda benzer modelin diğer bölgelere de yayılabileceğini ifade etti. Plan, aynı zamanda Lübnan devletini güçlendirmeyi ve Hizbullah’ın siyasi kanadını zayıflatmayı amaçlıyor.
Bölgesel Boyut ve İran Faktörü
Trump yönetiminin İran’la müzakerelere yönelmesi, bölgedeki dengeleri değiştiriyor. İsrail, bu müzakerelerde İran’ın nükleer programının yanı sıra Hizbullah’a verdiği desteğin de masaya yatırılmasını istiyor. Pilot bölgeler, İsrail’in İran’la olası bir anlaşma öncesinde Hizbullah’ı zayıflatma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Analistlere göre, bu plan aynı zamanda Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Sünni Arap ülkeleriyle İsrail arasında İran karşıtı işbirliğini derinleştirebilir.
Ancak Hizbullah’ın İran’dan aldığı yoğun destek ve Lübnan içindeki karmaşık siyasi dinamikler, planın uygulanmasını zorlaştırıyor. Uzmanlar, Hizbullah’ın güney Lübnan’daki varlığının tamamen sona ermesinin kısa vadede mümkün olmadığını, ancak kademeli bir geri çekilmenin müzakere edilebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan’daki istikrarı yakından takip ediyor. Pilot güvenli bölgelerin oluşturulması, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Suriye politikalarını doğrudan etkileyebilir. Hizbullah’ın zayıflaması, İran’ın bölgesel nüfuzunu azaltabilir; bu da Türkiye’nin Suriye’deki angajmanında dengeleri değiştirebilir. Ayrıca, İsrail’in bu adımı, Türkiye’nin Filistin meselesine yönelik tutumu ve Arap ülkeleriyle ilişkileri açısından da yeni bir dinamik yaratabilir. Türkiye, Lübnan’ın egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini savunurken, bölgede kalıcı barış için kapsayıcı çözümler arayışını sürdürüyor.