Çin'in önde gelen uluslararası ilişkiler analistlerinden Pekin Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Enstitüsü İcra Direktörü Zhu Zhaoyi, İsrail'in ABD askeri yardımını aşamalı olarak sona erdirme çabalarının, Washington'un 'Önce Amerika' pozisyonu talepleri altında ABD ittifaklarının gerilemesine işaret ettiğini belirtti. Analist, bu gelişmeyi ABD'nin küresel müttefiklik ağının çözülmeye başladığının bir işareti olarak yorumladı.
Gelişmenin arka planı
İsrail, on yıllardır ABD'nin en büyük dış yardım alıcılarından biri olarak öne çıkıyor. Yıllık yaklaşık 3,8 milyar dolar tutarındaki askeri yardım, İsrail'in bölgesel askeri üstünlüğünü korumasında kilit rol oynuyor. Ancak son dönemde İsrail hükümeti, bu yardıma olan bağımlılığı azaltma yönünde sinyaller veriyor. Savunma Bakanlığı yetkilileri, yerel savunma sanayisinin geliştirilmesi ve alternatif tedarik kanallarının çeşitlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Zhu Zhaoyi, bu adımın sadece İsrail'in değil, ABD'nin diğer müttefiklerinin de Washington'un politikalarına duyduğu güvenin azaldığını gösterdiğini ifade ediyor. 'Önce Amerika' doktrini, müttefiklerin çıkarlarını ikinci plana atarken, İsrail gibi sadık bir müttefikin bile kendi ayakları üzerinde durma arayışına girmesi dikkat çekiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin Orta Doğu'daki geleneksel müttefiklik ilişkileri, son yıllarda Çin ve Rusya'nın bölgede artan nüfuzuyla birlikte sorgulanmaya başlandı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gdiği gibi diğer bölgesel güçler de savunma iş birliklerini çeşitlendiriyor. Zhu, Putin'in savaş nedeniyle Ukrayna'ya desteğinin azaldığı bir dönemde, ABD'nin ittifak yönetimindeki zorlukların daha görünür hale geldiğini belirtiyor. Asya-Pasifik bölgesinde ise ABD, Japonya ve Güney Kore ile ittifaklarını güçlendirmeye çalışırken, Hint-Pasifik stratejisinin başarısı için bu ortaklıkların sağlamlığı kritik önem taşıyor. Ancak 'Önce Amerika' söylemi, müttefiklerin ABD'nin taahhütlerinden şüphe etmesine neden oluyor. Çinli analist, bu durumun ABD'nin küresel liderliğine yönelik en büyük tehditlerden biri olduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin son yıllarda izlediği çok yönlü dış politika ve savunma sanayiinde yerelleşme çabalarıyla paralellik gösteriyor. Türkiye, S-400 hava savunma sistemi alımı ve F-35 programından çıkarılması gibi nedenlerle ABD ile yaşadığı gerilimlerin ardından, savunmada bağımsızlık arayışını hızlandırmıştı. İsrail gibi ABD'nin önemli müttefiklerinin bile yardımdan çıkma sinyali vermesi, Türkiye'nin bu stratejisinin ne kadar isabetli olduğunu teyit ediyor. Ayrıca, ABD'nin ittifak sistemindeki zayıflama, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu ve AB ile ilişkilerini yeniden değerlendirmesine neden olabilir. Bölgesel olarak, İsrail'in ABD'ye bağımlılığının azalması, Doğu Akdeniz'deki enerji dengelerini ve İsrail-Türkiye ilişkilerini de etkileyebilir.