İsrail istihbaratının, İran'ın ABD eski Başkanı Donald Trump'a yönelik 'yeni' bir suikast planına dair elde ettiği bilgileri Amerikalı yetkililerle paylaştığı bildirildi. Bu iddialar, ABD ve İran arasında karşılıklı saldırıların yeniden tırmanmasıyla birlikte, iki ülke arasında topyekûn bir savaş endişesinin arttığı bir dönemde ortaya atıldı. Öte yandan Trump'ın geçtiğimiz hafta Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin ardından eski bir uçakla Türkiye'den ayrılması, bu istihbarat raporlarıyla birlikte yeniden yorumlanıyor. İsrail kaynaklarına dayandırılan haberler, söz konusu planın henüz eyleme geçirilmediğini ancak ciddi bir tehdit olarak değerlendirildiğini belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
İsrail'in ABD'ye aktardığı istihbaratın, İran'ın Trump'a suikast düzenlemek için yeni bir girişimde bulunduğuna işaret ettiği belirtiliyor. Rapora göre, İran'ın bu planı, ABD'nin eski başkanına yönelik daha önceki tehditlerinden farklı olarak, daha sofistike yöntemler içeriyor. İsrail medyasına yansıyan bilgilerde, Tahran yönetiminin bu amaçla özel bir ekip oluşturduğu ve operasyonun yurtdışında gerçekleştirilmesinin planlandığı iddia ediliyor. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı, bu iddiaları 'temelsiz' olarak nitelendirerek reddetti.
Eski Başkan Trump'ın, 11-12 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi sonrası Türkiye'den ayrılırken, eski bir model uçak kullanması dikkat çekmişti. Uçuş güvenliği uzmanları, bu tercihin olası bir güvenlik zafiyeti veya istihbarat tehdidine karşı alınmış bir önlem olabileceğini öne sürmüştü. Şimdi ise bu hamlenin, İsrail'in sağladığı istihbarat doğrultusunda yapılmış bir güvenlik tedbiri olabileceği konuşuluyor. Beyaz Saray'dan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmezken, ABD İstihbarat Topluluğu'nun (ODNI) iddiaları araştırdığı bildiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Olay, uzun süredir devam eden ABD-İran gerilimine yeni bir boyut kazandırıyor. İki ülke arasında son haftalarda Basra Körfezi'nde yaşanan deniz krizi ve karşılıklı saldırı tehditleri, bölgede savaş riskini artırmış durumda. İsrail'in bu istihbaratı paylaşması, Washington ile Tel Aviv arasındaki istihbarat işbirliğinin ne kadar yakın olduğunu bir kez daha gösteriyor. Aynı zamanda, ABD'nin İran'a yönelik 'azami baskı' politikasının devam ettiği bir dönemde, bu tür bir tehdit iddiası, iki ülke arasında diyaloğu daha da zorlaştırabilir. Uzmanlar, İran'ın bu tür planlarla nükleer müzakerelerde elini güçlendirmeye çalıştığını, ancak bu yöntemlerin aksine bir etki yaratarak bölgeyi yeni bir krize sürükleyebileceğini belirtiyor.
Öte yandan Trump'ın Türkiye'den eski bir uçakla ayrılmasının, sivil havacılık güvenliği açısından da tartışmalara yol açtığı görülüyor. NATO Zirvesi'nin ardından Trump'ın özel uçağıyla ilgili teknik bir sorun mu yaşandığı, yoksa bu kararın tamamen güvenlik endişeleriyle mi alındığı henüz netlik kazanmış değil. Ancak istihbarat paylaşımı haberiyle birlikte, bu hareketin arkasındaki neden daha iyi anlaşılmış oldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı NATO Zirvesi sonrası Türk-Amerikan ilişkileri açısından kritik bir sınav niteliği taşıyor. Trump'ın zirve sonrası Türkiye'den ayrılışı sırasında yaşanan uçak olayı, istihbarat tehdidiyle birleşince, Türkiye'nin güvenlik önlemleri ve istihbarat paylaşımı konusundaki konumu öne çıkıyor. Ankara, hem ABD hem de İran ile dengeli ilişkiler yürütmeye çalışırken, bu tür bir olayın Türkiye'deki bir faaliyet sırasında gündeme gelmesi, ülkenin bölgesel istikrar için oynadığı rolü sorgulatabilir. Türkiye'nin, bu tür istihbarat akışlarının bir parçası olup olmadığı veya olası bir suikast planının Türkiye sınırları içinde gerçekleşmesini engelleyip engelleyemeyeceği, kamuoyunda merak konusu. Bu bağlamda, diplomatik kanalların açık tutulması ve istihbarat işbirliğinin artırılması, Türkiye'nin güvenlik çıkarları açısından önem arz ediyor.