İsrail'de yaklaşan seçimler öncesinde, diş hekimliğinden siyasete geçen Arap kökenli milletvekili Mansur Abbas, daha önce bir kez Benjamin Netanyahu'yu iktidardan uzaklaştırmaya yardımcı olmuştu. Şimdi ise Yahudi eski bir polis komutanıyla güçlerini birleştirerek aynı başarıyı tekrarlamayı amaçlıyor. Abbas'ın liderliğindeki Birleşik Arap Listesi (Ra'am) ve eski polis komutanı Yoav Segalovitz'in de aralarında bulunduğu gruplar, İsrail siyasetinde yeni bir denge arayışının parçası.
Abbas'ın Siyasi Yolculuğu ve Stratejisi
Mansur Abbas, 2019 yılında Ra'am partisinin başına geçtiğinden bu yana İsrail siyasetinde alışılmadık bir figür olarak öne çıktı. Geleneksel olarak Arap partilerinin izlediği muhalefet çizgisinden farklı olarak, Abbas Yahudi partileriyle işbirliği yapma ve Arap toplumunun sorunlarına çözüm bulma stratejisini benimsedi. Bu yaklaşım, 2021 yılında Naftali Bennett ve Yair Lapid liderliğindeki koalisyon hükümetinde Ra'am'ın yer almasıyla somut bir sonuç verdi. Abbas, bu dönemde Netanyahu'nun 12 yıllık iktidarına son verilmesinde kilit rol oynadı.
Ancak bu koalisyon 2022'de dağıldı ve yerini Netanyahu liderliğindeki sağcı hükümete bıraktı. Şimdi Abbas, yeni seçimlerde benzer bir senaryoyu tekrarlamak için çalışıyor. Yoav Segalovitz, eski bir polis komutanı ve merkez sol görüşlü bir siyasetçi olarak, Abbas ile birlikte hareket ederek İsrail toplumunda Arap-Yahudi işbirliğini güçlendirmeyi hedefliyor. İkili, ortak bir siyasi platform oluşturarak seçmenlere ulaşmayı planlıyor.
İsrail Siyasetinde Değişen Dinamikler
İsrail'de Arap kökenli vatandaşlar nüfusun yaklaşık yüzde 20'sini oluşturuyor, ancak uzun yıllar boyunca siyasi süreçlerde yeterince temsil edilmediler. Abbas'ın pragmatik yaklaşımı, Arap toplumunun içinde bulunduğu sosyo-ekonomik sorunlara çözüm bulma arayışından kaynaklanıyor. Suç oranlarının yüksekliği, altyapı eksiklikleri ve ayrımcılık gibi konularda somut adımlar atılmasını savunuyor.
Öte yandan, Netanyahu ve müttefikleri Abbas'ı ve Ra'am'ı İsrail'in güvenliğine tehdit olarak görmekle eleştiriyor. Ancak Abbas, İsrail'in bir Yahudi devleti olarak varlığını tanıdığını ve Filistin sorununun çözümünde gerçekçi bir yaklaşım benimsediğini vurguluyor. Bu söylem, onu hem Arap seçmen nezdinde hem de bazı Yahudi çevrelerde kabul edilebilir kılıyor.
Yaklaşan seçimlerde Abbas'ın stratejisi, Arap partilerinin birliğini sağlamak ve merkez sol partilerle işbirliği yaparak Netanyahu'yu devirmek için gereken çoğunluğu oluşturmak. Ancak anketler, sağ blokun avantajlı olduğunu gösteriyor. Yine de Abbas, siyasi manevralarıyla dengeyi değiştirebileceğine inanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'de Arap kökenli bir siyasetçinin Yahudi siyasetçilerle işbirliği yaparak hükümet kurma çabaları, Türkiye'nin bölgesel politikaları açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinirken, İsrail iç siyasetinde Arap partilerinin yükselişi ve ana akım siyasete entegrasyonu, Ankara'nın İsrail ile ilişkilerinde yeni bir denge unsuru olabilir. Ayrıca, İsrail'de istikrarlı bir hükümetin kurulması, Doğu Akdeniz'deki enerji ve güvenlik dinamiklerini etkileyebilir. Türkiye, bölgesel barış ve istikrar için İsrail'deki siyasi gelişmeleri yakından takip etmekte ve Filistinlilerin haklarının korunması konusundaki hassasiyetini sürdürmektedir.