İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), cumartesi günü Lübnan'ın güneyinde bir araca düzenlenen hava saldırısında iki Lübnanlı subay ve bir askerin öldüğünü doğruladı. Saldırıda hayatını kaybedenler arasında Lübnan Ordusu'na bağlı bir generalin de bulunduğu belirtildi. IDF, saldırının Hizbullah unsurlarını hedef aldığını öne sürerken, Lübnan ordusu olayı 'doğrudan saldırı' olarak nitelendirdi. Olay, İsrail ile Lübnan arasındaki sınırda artan gerilimin yeni bir boyut kazandığına işaret ediyor. İsrail, saldırının ardından inceleme başlattığını duyurdu.
Saldırının arka planı
IDF sözcüsü yaptığı yazılı açıklamada, saldırının Hizbullah'a ait olduğu değerlendirilen bir hedefe yönelik yapıldığını ancak daha sonra ölenlerin Lübnan ordusu mensubu olduğunun tespit edildiğini kaydetti. Açıklamada 'Olay inceleniyor' ifadelerine yer verildi. Lübnan ordusu ise saldırının 'barış gücü unsurlarına yönelik bir saldırı' olduğunu belirterek uluslararası topluma çağrıda bulundu.
Lübnan'ın güneyi, Ekim 2023'ten bu yana İsrail ile Hizbullah arasında sık sık çatışmalara sahne oluyor. Hizbullah, Gazze'deki savaşın ardından İsrail'e yönelik saldırılarını artırmış, İsrail de havadan ve topçularla karşılık vermişti. Ancak bu saldırı, doğrudan Lübnan ordusunu hedef alması açısından farklı bir boyut taşıyor.
Bölgesel boyut ve uluslararası tepkiler
Olay, İsrail'in Lübnan'daki hedeflerine yönelik saldırılarının sadece Hizbullah'ı değil, aynı zamanda ülkenin resmi askeri gücünü de etkileyebileceğini gösteriyor. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) olayı yakından takip ettiğini duyururken, bölgedeki misyon gücü 'tarafları itidal çağrısı yapıyor'. ABD Dışişleri Bakanlığı, olayı 'endişeyle' karşıladığını ve İsrail ile temas halinde olduğunu bildirdi.
Lübnan'da siyasi krizin derinleştiği bir dönemde gelen bu saldırı, ülkenin kırılganlığını artırıyor. Hizbullah ile Lübnan ordusu arasında doğrudan bir çatışma ilişkisi bulunmamakla birlikte, iki tarafın da aynı bölgede faaliyet göstermesi, İsrail'in sivil kayıplarına neden olma riskini her zaman taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Lübnan sınırında yaşanan bu tırmanışı dikkatle izlemektedir. Olay, Doğu Akdeniz'deki güvenlik dengelerini yeniden şekillendirebilir; özellikle Türkiye'nin Lübnan'daki askeri varlığı ve bölgedeki insani yardım misyonları göz önüne alındığında, istikrarsızlığın yayılması Ankara'nın çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Ayrıca İsrail-Hizbullah çatışmasının bölgesel bir savaşa dönüşme riski, Türkiye'nin enerji projeleri ve deniz yetki alanları üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilir. Türkiye, tarafları itidal ve uluslararası hukuka uyum konusunda uyarmaya devam etmektedir.