Gazze'deki sağlık yetkilileri, Hamas'ın savaşı sona erdirmek için anlaşmanın son aşamasını kabul ettiğini açıklamasından bir gün sonra, İsrail'in düzenlediği hava saldırılarında yedi kişinin hayatını kaybettiğini ve bir hastanenin tıbbi malzemelerinin hasar gördüğünü bildirdi. Saldırılar, ateşkes görüşmelerinin hassas bir dönemecinde bölgedeki gerginliği yeniden tırmandırdı.
Gelişmenin Arka Planı
Hamas, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Mısır ve Katar arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde, savaşı sona erdirecek anlaşmanın son aşamasını kabul ettiğini duyurmuştu. Bu açıklama, uluslararası toplumda ateşkes umutlarını artırmıştı. Ancak Cumartesi günü sabah saatlerinde Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlenen İsrail saldırıları, bu umutları gölgeledi.
Gazze Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, saldırılarda yedi kişinin öldüğü, çok sayıda kişinin de yaralandığı belirtildi. Açıklamada ayrıca, saldırıların bazı hastanelerin tıbbi malzeme depolarını da hedef aldığı ve bu depoların kullanılamaz hale geldiği ifade edildi. Özellikle Şifa Hastanesi'nin tıbbi malzeme deposunun ciddi hasar gördüğü ve hastanenin kapasitesinin düştüğü kaydedildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada ise saldırıların, Hamas'ın askeri kanadına ait hedeflere yönelik olduğu ve sivillerin zarar görmemesi için azami dikkat gösterildiği savunuldu. Ancak Gazze'deki yetkililer, sivillerin hedef alındığını ve hastane gibi sivil altyapının vurulmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtiyor.
Bu gelişmeler, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen dolaylı müzakerelerin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi. Ateşkes anlaşmasının uygulanması konusunda taraflar arasındaki güven eksikliği sürerken, uluslararası toplumun tepkisi de gecikmedi. Birleşmiş Milletler, saldırıları kınayarak taraflara itidal çağrısında bulundu. ABD ise İsrail'in kendini savunma hakkını desteklemekle birlikte, sivillerin korunması gerektiğini vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi yönünde uzun süredir açık bir politika izliyor. Bu saldırılar, Türkiye'nin bölgede istikrarın sağlanması için yürüttüğü diplomatik çabaları zorlaştırabilir. Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek göz önüne alındığında, bu tür saldırılar Ankara'nın bölgedeki aktörlerle ilişkilerini etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ve ticaret alanındaki bölgesel projeleri, doğrudan olmasa da Gazze'deki istikrarsızlıktan olumsuz etkilenme riski taşıyor.