Cumartesi sabahı erken saatlerde İsrail savaş uçakları, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki bir hastanenin yakınındaki tıbbi depoları hedef alarak tesislerin en az yarısını yok etti ve yakınlardaki yerinden edilmiş Filistinlileri barındıran çadırlarda geniş çaplı hasara yol açtı. Görgü tanıkları, Anadolu Ajansı'na yaptıkları açıklamada, İsrail ordusunun, Deyr el-Balah'taki El-Eksa Şehitleri Hastanesi'nin batı girişindeki depolama bölgesini hedef aldığını bildirdi. Saldırıda özellikle tıbbi malzemelerin depolandığı dört depo ve bir bakım merkezi ağır hasar gördü. Patlamaların şiddeti nedeniyle civardaki çadırlarda kalan onlarca aile büyük korku yaşarken, bazıları yaralandı. İsrail ordusu tarafından konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Hastaneler ve Sağlık Sistemi Zor Durumda
Filistin Sağlık Bakanlığı'na göre, İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze'ye düzenlediği saldırılarda 30 bini aşkın Filistinli hayatını kaybetti, 70 bine yakın kişi yaralandı. Saldırılar nedeniyle bölgedeki hastanelerin büyük bölümü hizmet dışı kaldı. Dünya Sağlık Örgütü, Gazze'deki 36 hastanenin yalnızca 10'unun kısmen çalıştığını açıkladı. Bu hastaneler de ciddi tıbbi malzeme, yakıt ve personel sıkıntısı çekiyor.
El-Eksa Şehitleri Hastanesi, Gazze'nin orta kesimindeki en büyük sağlık merkezi olarak öne çıkıyor. Hastane yönetimi, son haftalarda artan saldırılar nedeniyle hastaneye ulaşımın güçleştiğini ve yoğun bakım ünitelerinde kapasitenin dolduğunu belirtiyor. İsrail güçlerinin hastane çevresini hedef alması, sağlık çalışanlarının güvenliğini de tehdit ediyor.
Birleşmiş Milletler yetkilileri, Gazze'deki insani durumun felaket boyutuna ulaştığını, tıbbi depoların vurulmasının bölge halkının sağlık hizmetlerine erişimini daha da zorlaştıracağını vurguladı. Sivillerin ve sağlık kuruluşlarının uluslararası hukuk tarafından korunduğunu hatırlatan BM, tarafları sivil altyapıya yönelik saldırıları derhal durdurmaya çağırdı.
Uluslararası Tepkiler ve İnsani Kriz
İsrail'in hastaneleri ve sağlık tesislerini hedef alması uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı. Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Hastanelere yönelik saldırılar kabul edilemez. Sağlık çalışanları ve hastalar korunmalı' ifadelerini kullandı. Uluslararası Kızılhaç Komitesi de, tıbbi depoların vurulmasının insani operasyonları olumsuz etkileyeceğini belirterek, taraflara uluslararası insancıl hukuka saygı çağrısında bulundu.
Gazze'deki insani kriz her geçen gün derinleşiyor. Bölgeye giren insani yardım miktarı, ihtiyaçları karşılamaktan çok uzak. Deyr el-Balah'ta yaşayan Filistinliler, temel gıda, su ve ilaç sıkıntısı çekerken, sağlık kuruluşlarının hedef alınması, yaralıların tedavi edilememesi anlamına geliyor. Binlerce kişi, Refah sınır kapısının kapalı olması nedeniyle Gazze'den çıkamıyor.
Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda devam eden ateşkes müzakerelerinden henüz somut bir sonuç çıkmadı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, askeri operasyonların 'tam zafere' kadar süreceğini açıklarken, Hamas da ateşkes ve esir takası için kalıcı bir anlaşma talep ediyor. Bölgede çatışmaların yayılması endişesi sürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu saldırı, Türkiye'nin yakından izlediği Gazze'deki insani krizi daha da derinleştiriyor. Türkiye, başından beri İsrail'in saldırılarını kınayan ve Filistin halkının yanında yer alan bir tutum sergiliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sert açıklamaları ve Türkiye'nin insani yardım çabaları, Ankara'nın bölgedeki etkinliğini artırıyor. Bu tür saldırılar, Türkiye'nin uluslarlararası platformlarda İsrail'e yönelik tepkisini güçlendirebilir ve bölgesel istikrar arayışında arabuluculuk rolünü öne çıkarabilir. Ancak Türkiye'nin doğrudan askeri bir müdahalesi söz konusu değil; daha çok diplomatik girişimler ve insani yardım kanalları üzerinden etkili olmaya çalışıyor. Gazze'deki durum, Türkiye'nin dış politikasında Filistin davasına verdiği desteği pekiştiren bir faktör olmaya devam ediyor.