İsrail ordusunun üst düzey komutanları, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırılarındaki keskin artışın ardından Savunma Bakanı Israel Katz'a bölgede “yaygın bir patlama” yaşanabileceği uyarısında bulundu. Perşembe günü yapılan uyarı, bölgedeki gerginliğin son haftalarda tırmanması ve uluslararası toplumun artan endişeleri ışığında geldi. İsrail ordusu liderleri, yerleşimci şiddetinin kontrol altına alınmaması halinde bunun hem Filistinliler hem de İsrail için ciddi sonuçları olabileceğini vurguladı.
Yerleşimci Saldırılarında Tehlikeli Artış
İsrail Hayom gazetesinin Salı günü askeri kaynaklara dayandırdığı haberine göre, üst düzey ordu komutanları Savunma Bakanı Katz'a yaptıkları brifingde, Batı Şeria'daki yerleşimci saldırılarının son dönemde belirgin biçimde arttığını ve bu durumun bölgede ciddi bir istikrarsızlık yarattığını aktardı. Komutanlar, bu saldırıların Filistin toplumunda öfke ve çaresizlik duygusunu körüklediğini ve bunun da geniş çaplı bir ayaklanmaya (intifada) dönüşme potansiyeli taşıdığını ifade etti.
Son haftalarda Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde yerleşimciler tarafından Filistin köylerine, evlere, araçlara ve tarım arazilerine yönelik çok sayıda saldırı düzenlendi. Bu saldırılarda Filistinlilerin yaralandığı, bazılarının evlerini terk etmek zorunda kaldığı bildirildi. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi verilerine göre, 2022 yılında Batı Şeria'da yerleşimci şiddeti vakaları önceki yıla kıyasla önemli ölçüde arttı. Bu eğilimin 2024 yılında da devam ettiği belirtiliyor.
Ordu komutanları, güvenlik güçlerinin bu saldırılara müdahale etmekte yetersiz kaldığını, hatta bazı durumlarda askerlerin yerleşimcilere destek verdiği yönündeki iddiaların ciddi bir güven bunalımı yarattığını ifade etti. Uzmanlar, yerleşimci şiddetinin yalnızca Filistinlilere zarar vermekle kalmadığını, aynı zamanda İsrail güvenlik güçlerinin itibarını zedelediğini ve bölgede yeni bir çatışma turunu tetikleyebileceğini vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyutlar
Batı Şeria'daki gerginlik, sadece İsrail-Filistin sorunuyla sınırlı kalmıyor; bölge genelinde yansımaları olan bir gelişme. Arap ülkeleri ve uluslararası toplum, yerleşimci şiddetine karşı güçlü kınama mesajları yayımlarken, bazı ülkeler İsrail'in Filistin politikalarına yönelik eleştirilerini artırdı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde de konuya ilişkin acil oturumlar düzenlenmesi gündeme geldi.
İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etme planları ve yasa dışı yerleşimlerin genişlemesi, Filistinlilerin kendi devletlerini kurma umutlarını her geçen gün zayıflatıyor. İki devletli çözümün giderek imkansız hale geldiği yönündeki endişeler, Filistin toplumunda radikalleşmeyi körüklüyor. Ordu komutanlarının “patlama” uyarısı, bu endişelerin ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor.
ABD yönetimi, yerleşimci şiddeti konusunda İsrail'e yönelik nadir bir eleştiriyle yaklaşırken, bazı Batılı ülkeler yerleşimci gruplara ve onlara destek veren kuruluşlara yaptırım uygulamayı değerlendiriyor. Ancak İsrail hükümetinin bu konuda somut adım atıp atmayacağı belirsizliğini koruyor. Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti, koalisyon ortaklarına bağımlılığı nedeniyle yerleşimcilere karşı sert önlemler almaktan kaçınıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Batı Şeria'daki bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği geleneksel desteği ve bölgedeki etkinliğini doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, uluslararası platformlarda Filistinlilerin haklarını savunan en ön saflarda yer alıyor ve İsrail'in yerleşim politikalarını şiddetle kınıyor. Batı Şeria'da olası bir halk ayaklanması, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik girişimlerini ve İsrail ile olan kırılgan ilişkilerini etkileyebilir. Ayrıca, bölgedeki istikrarsızlık Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye'nin bu süreçte Filistinli gruplarla diyaloğunu güçlendirmesi ve uluslararası toplumda İsrail'e yönelik baskıyı artırması beklenebilir.