İsrail ordusu, Batı Şeria'nın Nablus kentinde faaliyet gösteren bir Filistin yardım kuruluşuna baskın düzenleyerek merkezini bir yıl süreyle kapattı. Olay, 20 Aralık 2024 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleşti. İsrail güçleri, kuruluşun Nablus'un merkezindeki binasına operasyon düzenledi. Yetkililer, yardım kuruluşunun 'terör faaliyetleriyle bağlantılı' olduğu iddiasıyla kapatıldığını açıkladı. Ancak kuruluş yöneticileri, bu suçlamaları reddederek kararın siyasi olduğunu savundu.
Baskının ayrıntıları ve kuruluşun faaliyetleri
İsrail ordusu tarafından yapılan yazılı açıklamada, baskında 'terör örgütlerine ait olduğu belirtilen dokümanlar ve malzemelerin' ele geçirildiği belirtildi. Askeri yetkililer, ele geçirilen belgelerin yardım kuruluşunun 'İsrail karşıtı eylemlere destek verdiğini' gösterdiğini iddia etti. Ancak kuruluş avukatı Muhammed el-Hatib, yaptığı açıklamada, 'Ele geçirilen malzemelerin tamamı insani yardım faaliyetlerine ait. İsrail, Filistin halkına yönelik yardım çalışmalarını engellemek için bu tür bahaneler üretiyor' dedi.
Kapatılan yardım kuruluşu, 1998 yılından bu yana Nablus ve çevresinde gıda, sağlık ve eğitim alanlarında faaliyet gösteriyordu. Kuruluş, özellikle mülteci kamplarında yaşayan Filistinli ailelere düzenli olarak erzak yardımı yapıyor ve çocuklar için okul öncesi eğitim programları düzenliyordu. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen projeler yürüten kuruluşun, geçtiğimiz yıl 15 binden fazla kişiye yardım ulaştırdığı belirtiliyor.
İsrail güçleri, baskın sırasında binada bulunan dört çalışanı gözaltına aldı. Gözaltına alınanların kimlikleri açıklanmazken, sorgulanmak üzere bilinmeyen bir yere götürüldükleri bildirildi. Filistin Kızılayı, olayla ilgili hiçbir çalışanın yaralanmadığını ancak psikolojik destek sağlandığını duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu olay, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), İsrail'in Filistinli yardım kuruluşlarına yönelik operasyonlarının insani yardım çalışmalarını ciddi şekilde engellediğini belirtti. OCHA Sözcüsü Jens Laerke, 'Filistin'deki insani kriz derinleşirken, yardım kuruluşlarının kapatılması en savunmasız grupların temel ihtiyaçlara erişimini daha da zorlaştıracaktır' ifadelerini kullandı.
Avrupa Birliği Dış İlişkiler Sözcüsü Nabila Massrali ise 'sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerine saygı gösterilmesi gerektiğini' vurguladı. AB, Filistin'deki insani yardım kuruluşlarına yönelik her türlü kısıtlamanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunuyor. Ancak İsrail yönetimi, güvenlik gerekçeleriyle bu tür operasyonların zorunlu olduğunu ileri sürüyor.
Olay, Batı Şeria'da artan gerilimin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşı sonrası İsrail ordusu, Batı Şeria'da da operasyonlarını yoğunlaştırdı. Bu dönemde 200'den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği ve binlerce kişinin gözaltına alındığı belirtiliyor. Filistin yönetimi, İsrail'in bu politikalarının barış sürecini baltaladığını ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel olarak Filistin davasına destek veren bir ülke konumunda. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'daki politikalarını sık sık eleştiriyor ve Filistinli yardım kuruluşlarına destek çağrısında bulunuyor. Bu olay, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım ağını da etkileyebilir. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve diğer STK'lar, Filistin'de benzer kuruluşlarla iş birliği yapıyor. İsrail'in bu tür kapatma kararları, Türkiye'nin bölgeye yönelik insani yardım operasyonlarını zorlaştırabilir. Ayrıca, Türkiye, Birleşmiş Milletler'de Filistin lehine attığı adımlarla İsrail'i uluslararası platformda sık sık eleştiriyor. Bu bağlamda, Nablus'taki yardım kuruluşunun kapatılması, Türkiye'nin dış politikasında Filistin dosyasının önemini artıracak bir gelişme olarak değerlendirilebilir.