İsrail medyasında yer alan haberlere göre, İsrail ordusu Batı Şeria'nın güneyindeki Hebron (El-Halil) kentinde sürdürdüğü askeri operasyonu "günler içinde" sona erdirecek. Middle East Eye'ın aktardığı bilgiye göre, kararın operasyonun hedeflerine ulaştığı değerlendirmesiyle alındığı belirtiliyor. Operasyon, bölgede Filistinlilere yönelik artan şiddet olayları ve yerleşimci saldırılarıyla aynı döneme denk geldi.
Operasyonun arka planı ve sahadaki durum
İsrail güçleri, Hebron'da haftalardır süren operasyon kapsamında kentin giriş-çıkışlarını kontrol altına almış, çok sayıda ev ve iş yerinde arama yapmış, Filistinli sakinlere yönelik kısıtlamalar uygulamıştı. Ordu, operasyonun silahlı gruplara yönelik istihbarat temelli baskınlar ve silah ele geçirme amaçlı olduğunu savunuyor. Ancak Filistinli kaynaklar, operasyon sırasında sivil kayıplar yaşandığını ve günlük yaşamın felç olduğunu bildiriyor.
Hebron, Batı Şeria'da İsrail yerleşimcilerinin yoğun olarak bulunduğu ve gerilimin sürekli yüksek olduğu kentlerden biri. Kentte yaklaşık 200 bin Filistinli yaşıyor; ayrıca uluslararası hukuka aykırı yerleşim birimlerinde yaşayan yüzlerce İsrailli yerleşimci bulunuyor. Operasyon boyunca yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarında artış olduğu, bazı Filistinli çiftçilerin arazilerine erişiminin engellendiği rapor edildi.
İsrail medyasındaki haberlere göre ordunun operasyonu sonlandırma kararında, bölgedeki askeri hedeflere ulaşılması ve kaynakların başka bölgelere kaydırılması ihtiyacı etkili oldu. Ancak ordunun Hebron'daki varlığını tamamen çekip çekmeyeceği veya operasyon sonrası hangi güvenlik düzenlemelerinin uygulanacağı henüz netleşmedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Hebron'daki operasyon, İsrail'in Batı Şeria genelinde son aylarda artırdığı askeri faaliyetlerin bir parçası olarak görülüyor. Özellikle Cenin ve Nablus çevresinde yoğunlaşan operasyonlar, Filistin Yönetimi'nin zayıflaması ve yerleşimci şiddetinin tırmanmasıyla birlikte bölgede istikrarsızlığı derinleştirdi. Uluslararası toplum, yerleşim faaliyetlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgularken, İsrail hükümeti operasyonları güvenlik gerekçesiyle savunuyor.
Operasyonun sona ermesi, bölgede tansiyonun düşmesi için bir fırsat olarak değerlendirilse de, Hebron'daki yapısal sorunlar — yerleşimci varlığı, Filistinlilere yönelik kısıtlamalar ve ekonomik zorluklar — kalıcı. Filistinli gruplar, operasyonun sona ermesinin ardından bile İsrail güçlerinin kentteki varlığının süreceğini ve bunun günlük yaşam üzerindeki baskısının devam edeceğini belirtiyor.
Uluslararası Kızılhaç ve insan hakları örgütleri, Hebron'daki operasyon sırasında sivil altyapıya verilen zarar ve tıbbi erişimin kısıtlanması konusunda endişelerini dile getirmişti. Operasyonun sona ermesi, insani yardım kuruluşlarının bölgeye erişimini kolaylaştırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hebron operasyonunun sona ermesi, Türkiye'nin Filistin meselesindeki hassasiyeti açısından yakından takip ediliyor. Ankara, İsrail'in Batı Şeria'daki askeri faaliyetlerini ve yerleşimci şiddetini sürekli eleştiriyor; operasyonun sona ermesi, insani durumun iyileşmesi ve bölgede sükunetin sağlanması yönünde bir adım olarak görülebilir. Ancak Türkiye, Filistinlilere yönelik yapısal baskının sürmesi halinde kalıcı bir çözüm sağlanamayacağını vurguluyor. Gelişme, Türkiye'nin bölgesel barış ve istikrar çağrılarını yinelediği bir dönemde diplomatik mesajlarını güçlendirmesine zemin hazırlayabilir.