Yemen'deki Husiler, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na saldırı düzenlediklerini açıkladı. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, yaptığı yazılı açıklamada, saldırının bir insansız hava aracı (İHA) ile gerçekleştirildiğini ve hedefin havalimanı olduğunu belirtti. Saldırının, Suudi Arabistan'ın havalimanını uluslararası uçuşlara yeniden açmasından saatler sonra meydana gelmesi dikkat çekti. Suudi yetkililerden saldırıya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Gelişmenin Arka Planı
Husiler, 2014 yılından bu yana Yemen'in başkenti Sanaa ve ülkenin geniş bir bölümünü kontrol altında tutuyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise 2015 yılından itibaren Husilere karşı operasyon düzenliyor. Çatışmalar, Yemen'de büyük bir insani krize yol açtı. Husiler, geçmişte de Suudi Arabistan ve BAE'deki hedeflere yönelik çok sayıda İHA ve füze saldırısı gerçekleştirdi. Riyad Havalimanı'na yönelik saldırılar, genellikle bölgesel gerilimi tırmandırıyor ve barış çabalarını sekteye uğratıyor.
Suudi Arabistan, Mart 2022'de havalimanına yönelik bir saldırının ardından uçuşları geçici olarak durdurmuştu. Ancak son dönemde diplomatik çabalar ve ateşkes görüşmeleri çerçevesinde havalimanı yeniden uluslararası uçuşlara açılmıştı. Husilerin bu saldırıyı tam da bu sırada duyurması, ateşkes ve barış müzakerelerini zora sokabilecek nitelikte. Birleşmiş Milletler, Yemen'de kapsamlı bir ateşkes sağlanması için taraflar arasında arabuluculuk yürütüyor. Ancak bu tür saldırılar, güven ortamını zedeliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Husilerin Riyad Havalimanı'na yönelik saldırısı, sadece Suudi Arabistan'ı değil, bölgedeki havacılık güvenliğini de tehdit ediyor. Kral Halid Uluslararası Havalimanı, Orta Doğu'nun en yoğun havalimanlarından biri ve milyonlarca yolcuya hizmet veriyor. Saldırı, bölgesel havayollarının güvenlik endişelerini artırabilir ve uçuş rotalarında değişikliklere yol açabilir.
Uluslararası toplum, Yemen'deki çatışmanın sona erdirilmesi için çaba harcıyor. ABD ve Avrupa Birliği, Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları kınarken, İran'ı Husileri silahlandırmakla suçluyor. İran ise suçlamaları reddediyor. Bu saldırı, İran ile Suudi Arabistan arasındaki bölgesel rekabetin bir yansıması olarak görülebilir. Ayrıca, küresel petrol piyasaları da Orta Doğu'daki gerilimden etkilenebilir. Suudi Arabistan, dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri ve istikrarsızlık petrol fiyatlarında dalgalanmaya yol açabilir.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Yemen'deki çatışmaların durdurulması için taraflara çağrıda bulundu. Ancak Husilerin askeri kapasitesini koruması ve saldırılarını sürdürmesi, barış sürecini zorlaştırıyor. Suudi Arabistan ise savunma sistemlerini güçlendirerek bu tür saldırılara karşı önlem almaya çalışıyor. ABD, Suudi Arabistan'a Patriot hava savunma sistemleri sağlayarak destek veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde diplomatik çözümden yana tavır alıyor ve Suudi Arabistan ile İran arasında denge politikası izliyor. Riyad Havalimanı'na yönelik saldırı, bölgesel istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin Orta Doğu'daki ekonomik ve ticari çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Türk müteahhitlik firmaları Suudi Arabistan'da önemli projeler yürütüyor; güvenlik endişeleri bu projeleri sekteye uğratabilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ithalatında Suudi Arabistan'ın rolü bulunmuyor ancak bölgesel gerilim petrol fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin enerji faturasını artırabilir. Türkiye, ateşkes çağrılarını destekleyerek istikrarın sağlanmasına katkı sunabilir.