İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinden kademeli olarak çekilme sürecinin pilot aşamasına en erken Pazar günü başlamaya hazırlanıyor. İsrail medyasında yer alan haberlere göre, Beyrut ve Tel Aviv arasında kısa süre önce imzalanan çerçeve anlaşma kapsamında başlatılacak çekilme, belirlenen iki pilot bölgeden birinden başlayacak. Adı açıklanmayan bu bölgeler, İsrail güçlerinin varlığının azaltılması ve Lübnan ordusunun kontrolü devralması için test edilecek alanlar olarak belirlendi. Çekilmenin başarılı olması halinde, sürecin kademeli olarak diğer bölgelere yaygınlaştırılması planlanıyor. Bu gelişme, yıllardır süren sınır gerginliklerinin ardından bölgede istikrar arayışlarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Anlaşmanın Arka Planı ve Kapsamı
Beyrut ile Tel Aviv arasında imzalanan çerçeve anlaşma, Birleşmiş Milletler ve uluslararası arabulucuların katkılarıyla şekillendi. Anlaşma, Lübnan'ın egemenlik taleplerini karşılamayı ve İsrail'in güvenlik kaygılarını gidermeyi hedefliyor. İsrail ordusunun çekilmesi, Lübnan Hizbullahı'nın bölgedeki etkisini azaltmayı ve sınır hattında barışı tesis etmeyi amaçlıyor. Pilot bölgelerin seçiminde, nüfus yoğunluğu, güvenlik durumu ve lojistik faktörler göz önünde bulunduruldu. İsrail yetkilileri, çekilmenin düzenli ve koordineli bir şekilde gerçekleşmesi için Lübnan ordusu ve BM Geçici Gücü (UNIFIL) ile işbirliği yapacaklarını belirtti. Ancak, taraflar arasında yaşanabilecek olası ihlallerin süreci sekteye uğratabileceği konusunda uyarılar yapılıyor.
Anlaşma aynı zamanda iki ülke arasında deniz sınırı ve doğal kaynak paylaşımı konularında daha geniş bir diyaloğun önünü açabilir. Özellikle Doğu Akdeniz'de keşfedilen doğalgaz rezervleri, bölgesel dengeleri etkileyen önemli bir faktör haline gelmişti. Lübnan, ekonomik krizle boğuşurken, deniz yetki alanlarının belirlenmesi ve enerji kaynaklarından pay almak istiyor. İsrail ise güney sınırındaki tehditleri azaltırken, ekonomik işbirliği fırsatlarını değerlendirmek istiyor. Pilot çekilme, kapsamlı bir çözümün temel taşı olarak görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyutu
Güney Lübnan'dan çekilme süreci, sadece ikili ilişkileri değil, aynı zamanda Ortadoğu'daki güç dengelerini de etkileyebilir. İran destekli Hizbullah, Lübnan'ın güneyinde önemli bir askeri varlığa sahip. İsrail'in çekilmesi, Hizbullah'ın faaliyet alanını daraltabilir ve örgütün İsrail'e yönelik tehdit kapasitesini azaltabilir. Öte yandan, çekilmenin tamamlanması, Lübnan hükümetinin ülkenin güneyinde tam kontrol sağlamasını gerektiriyor. Bu durum, zaten kırılgan olan Lübnan siyaseti üzerinde baskı yaratabilir. Bölgesel olarak, İsrail ile Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler arasında normalleşme adımlarının hız kazandığı bir dönemde, bu çekilme, Filistin meselesine yeni bir boyut kazandırabilir. Ancak, İran ve müttefikleri süreci yakından izleyerek kendi çıkarları doğrultusunda hamleler yapabilir. ABD, sürecin başarıya ulaşması için diplomatik ve lojistik destek sağlarken, Rusya da bölgedeki etkisini korumak için dengeli bir duruş sergiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'ın istikrarına ve toprak bütünlüğüne uzun süredir önem veriyor. İsrail ordusunun Güney Lübnan'dan çekilmesi, bölgede gerginliğin azalmasına katkıda bulunabilir. Türkiye, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve Lübnan ordusunun güçlendirilmesi yönündeki çabaları destekliyor. Ancak, çekilmenin Filistin meselesini ikinci plana atma riskine karşı dikkatli olunması gerekiyor. Türkiye, bölgesel barışın tesisi için İsrail ile Lübnan arasında kapsamlı bir anlaşmayı önemserken, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının adil paylaşımını da destekliyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Lübnan ile olan ekonomik ve ticari ilişkilerine de olumlu yansıyabilir.